"Bir insanın sevdiği bir insanı toprağın altına koyma fikri hiçbir nöronuna sığdıramadığı bir gerçekti. İnsanların çoğu bu duruma sıradan bir gelenek gibi yaklaşsa da bunun ne demek olduğunu sevdiğini kaybeden biri bilirdi ancak. Yıllarını geçirdiği, bakmaya kıyamadığı, onun için her şeyden vazgeçebileceği birini gömerken kendisinden bir parçayı da sevdiğiyle beraber toprağın altına bırakıyordu insan. Artık hayatının geri kalanını eksik bir insan olarak yaşamak zorundaydı."
"İnsan fizyolojisinin en çılgın özelliklerinden biri de buydu. Şartlar ne olursa olsun bir şekilde hayata adapte olmaya başlıyordu. Çünkü yaşam denen şey o kadar mükemmel bir şarkıydı ki her türlü zorluğa adapte olabilirdi insan."