Yüce Allah (C.C.) ona hitap eder: "Ey Nuh!
Bu Cibril sana vahiy getirdiğini söylüyor, doğru mu?"
Nuh Aleyhisselâm cevap verir: "Evet, doğrudur Yarabbi."
Bunun üzerine Allah (C.C.) tekrar nida eder: "Kavmin ile ne gibi bir muamelen oldu?"
Hz. Nuh şöyle cevap verir:
"Yarabbi!
Onları gece gündüz imana davet ettim. Fakat benim davetim, onların Hakk'tan uzaklaşmalarını artırmaktan başka bir fayda sağlamadı."
Allah (C.C.) Kur'an-ı Kerim'de olayı şöyle haber vermektedir:
قَالَ رَبِّ انى دعوت قومى ليلاً ونهاراً
"Dedi: Rabbim, doğrusu ben kavmimi gece gündüz (imana) davet ettim." (Nuh 71/5)
O sırada:
"Ey Nuh kavmi!" diye bir nida duyulur. Derhal bir grup insan getirilir. Onlara denir ki:
"Bu sizin kardeşiniz Nuh, size karşı peygamberlik görevini tebliğ ettiğini söylüyor. Acaba doğru mudur?"
Hep birden cevap verdiler: "Hayır Yarabbi!
Doğru değil, yalandır. O bize hiçbir şey tebliğ etmedi!"
Bunun üzerine Allah (C.C.) tekrar Hz. Nuh Aleyhisselâm'a hitap eder:
"Şu geç uyanan kıymettar gençliğimi fânî, geçici şeylerle zayi' etmeyeceğim. Ancak ve ancak Kuran'a ve imâna hizmet uğrunda, sevgili Allah'ım ve Peygamber'imin emirlerine itâat yolundaki hizmetlere vakfedeceğim. Ancak böylelikle, bu muvakkat gençliğimde bâki bir gençliği elde etmiş olacağım."
Kelâmın en güzeli Kelâmullah'tır. Kimin ki Allah, kalbini Kur'an'la süsler ve onu kâfir iken İslam'a dahil eder, o da Kur'an'ı sâir sözlere tercih ederse, işte o kimse felâh bulur.
Bu sabahtan beri hayatıma bir başka şekil vermek istediğimi seziyorum. Bu yeni şeklin ne olacağı hakkında hiçbir fikrim yok. Ama ertelenmeye, en küçük bir ertelenmeye tahammülü yok. Çünkü zamanım tükeniyor, belki de geriye pek fazla zamanım kalmadı.