Aa ben :D
"Geceleri uyuyamıyor, gündüzlere katlanamıyordum."
Sayfa 18 - Doğan Kitap·Kitabı okuyor
1000Kitap
LAİKÇİLER BİZİ ÇOK HIRPALIYOR ve ...
(...) Basit bir misâl: Ben çok kısa bir süre başka bir plâtformda yazmıştım. Orada bir süre baktım, oyalandım, ortamın kalburüstü ateistleri kanatlardan hücum ediyor, ortadan yarıyor, kimseden tık yok. Dedim herhâlde burada Müslüman yazarlar pek yok. Ben gireyim dedim, başladım her konuda güzel güzel anlatmaya, cevab vermeye… Aa, bakıyorum, acaib de oylanıyorum. Her yazdığım ayın beğenilenlerine falan giriyor. Bak sen dedim, demek ki burada Müslümanlar var da, yazar olarak değil, seyirci olarak var. Bir süre sonra birkaç tanesinden mesajlar gelmeye başladı. Bir tanesi, hiç unutmuyorum, şöyle dedi: "Hocam, sen onların diliyle konuşuyorsun, o yüzden sana çok şaşırdılar, ne cevab vereceklerini düşünüyorlar." "Siz niye konuşmuyorsunuz?.." Demedim. Çünkü biliyorum ki, bilmiyorlar. Karşı tarafın ne dediğini anlamıyorlar, ne diyebilirler ki?.. Meselâ adam Marx‘tan söz ediyor, bir Müslüman Marx‘a ne diyebilir ki: “Komünist, Allahsız, Yahudi!” Böyle tek kelimelik şeyler. Düşünün, Marx‘ın ömrünü vakfettiği şeyleri, yazdığı binlerce sayfayı, o binlerce sayfadaki onbinlerce ayrıntıyı, yüzbinlere verdiği heyecanı, yepyeni şuuru ve bu heyecan ve şuurla dünyayı birbirine katmasını, bir döneme damgasını vurmasını, tarihe yön vermesini… Peki, bütün bunların Müslüman lûgatında karşılığı ne? “Yahudi!” Olur mu hiç? İmâm-ı Gazalî öyle mi yapmış? Zamanının bütün fikirlerini, bütün davalarını, bütün mezheblerini tek tek ele alıp muhakeme etmemiş mi? Onların hakikatlerini anlamak için, onların dilini onlardan daha iyi konuşur bir hâle gelmemiş mi? “Antitezlerinin hakikatlerini gösterme mecburiyetiyle hareket” etmemiş mi? __Peki ben yapınca suç mu oluyor bu? Sen niye yapamıyorsun bunu? Fatih Sultan Mehmed‘in Latince, Rumca öğrendiğini şişinerek anlatırken, sen niye
İbda Diyalektiği -Kurtuluş Yolu -VI-, 16 Kasım 2012, Çarpıcı Kitap·Kitabı okuyor
İBDA Diyalektiği
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
AA BEN
“Yiyordu, içiyordu, uyuyordu, uyanıyordu ama yaşamıyordu. Hayat onda hiçbir etki bırakmıyordu.”
Sayfa 811·Kitabı okudu
Aa bu ben shsshhsh küstüm oynamıyorum
Şu anda birçok temel düşüncem, birçok gerçek metafizik olarak söylenecek çok şey var ki birden yoruldum ve daha fazla yazmamaya, düşünmemeye karar verdim.
Sayfa 36·Kitabı okuyor
Duygu ve Düşünce
Aa ben :)
Sabahın beşinde çoktan ayaklanmıştı.
Annem ve babam, ilk rüyama geldiklerinde, "Aa, ne güzel yaşıyor! Ölmemiş!" huzurunu yaşadıktan sonra uyandığımda ikinci defa ölmüş gibi oluyorlardı ve yine o acıyı yaşıyordum. Zamanla, tekrar rüyama geldiklerinde yine seviniyor, ama bu sefer uyandığımda da mutlu oluyordum. "O Patagonya'da, ben Alaska'da olabilirim. İşte şimdi tesadüfen görüştük, ne güzel! İyi ki geldi," diyorum. O anlamda ölmüyorlar. Rüyalarımız gerçek gibi yaşandıklarından birer mucize. Çocuklar da belki ölümle ilk hayvanlar aracılığıyla tanışıyor. Hele ki kırsal kesimde. Orada ölüm doğal, yaşamın yakın bir parçası.