Hz. Muhammed'in ailesindeki bazı kadınlar
🤍 Halaları: ♡ Safiyye bint Abdülmuttalib: Peygamber’in halası. Oğlu Zübeyr’i cesur yetiştirmiş, Bedir ve Uhud’ da Müslümanlara moral vermiştir. Cesaretiyle “savaşçı anne” olarak anılır. ♡ Âtike bint Abdülmuttalib: Müslüman olmuş, Mekke’de İslam’ın yayılışında Peygamber’e destek vermiştir. ♡ Ervâ bint Abdülmuttalib: Müslüman olmuş, ailesiyle birlikte Peygamber’in mücadelesine katkı sağlamıştır. 🖤 Teyzeleri: - Ferîda ve Fahita: Peygamber’in peygamberliğinden önce vefat etmişlerdir, bu yüzden İslam mücadelesinde doğrudan rol almamışlardır. ●○● Önüme bir video düşmüştü. Kısıtlanmış ve biraz örtülü durduğunu düşündüm: Geriye dönünce daha çok aklıma dedesi, amcası, damatları vs. geldi. O kadar halası olduğunu da teyzesi olduğunu da yeni öğrendim galiba. Tarihte ve günümüze dek sadece erkekler yaşamış ve yaşıyor gibi davranıldığından kadınlarla ilgili bir şeyler bulabilmek için illa eşelemek gerekiyor. Özellikle tarihte, yok dinde, en çok bilimde vs. aaa meğersem her şeyde. (: Kadına yıkılan roller mi yoksa erkeklerin hayali kadın figürü mü tam bilemem ama görüldüğü üzere her yerde sekteye uğramış. Özellikle kadına çoğunlukla "ev hanımı" gözüyle bakan İslamda kadınların her alanda aktiflik göstermesi onların bir hayli canını sıkmıştır. Hoş, dini öğretirken o tarz güçlü ve aktif olanları ya es geçiyorlar ya da pasif gösteriyorlar: Okumayın, meslek sahibi olmayın, erken evlenin, ilk ailenizden sonra kocanızdan ibaret olun. Onlar gözüne perde indirmesin ama siz örtülü giyinin. İlişkiler de eş ve eş olarak değil, sahip ve sözünden çıkmaması gereken hayvan üzerine kuruluyor. Şiddet güzellemesi yapılıyor ahlak ve edep güzellemesi değil, boşanma pek önerilmediğinden o aşamada dahi boşanma yerine o evden kefenle çıkma normal görülüyor. Bedensel, ruhsal ve duygusal refaha önem
Din
Demiş işe giderken dertlenen ninemiz :)
Bir hayli yorgunum bu günlerde .. yenilmiş ,tutulmuş kelimeler ..ziyan olmuş bir çocukluk ,heba olmuş onca yılın yasını mı tutuyorum , yoksa her düstüğüm de bulduğum gücümü mü yitirdim ..? İnsan bazen insan olmaktan yoruluyor ne bileyim örneğin bir ağaç olmak ,gölgesinde insanların serinlediği , ağladığı ,güldüğü ,konuştuğu hatta ve hatta küfür ettiği bir ağaç olmak öyle amaçsız öyle kendine has öyle öyle işte ... İnsan neden bazen kimseli bazen kimsesizdir ? Bunu kim belirliyor ? Ağaçlar kimsesizse ben ağaç mıyım diyesim geliyor bazen ... Neyse yine o meşhur söz yankılanıyor kulaklarımda " insanın kendi kendine yaptığını cümle alem birleşse yapamaz " ... Aaa gelmişim gelmek istediğim yere e o zaman bana müsaade .
Reklam
Yarabbi niyet ettim döşenmeye...
Selaam.. Çok yazdım çok sildim bunu da yazıp siliyordum ama dedim kızım sena dur! Dök gitsin ulan aaa!🙄 Abi ne bu Kürk Mantolu Madonna hayranlığı pardon vazgeçilmezliği (lafım sevenlere değil tabi ki dileyen başucu kitabı da yapar da, (!!) ben de okumuş bulundum anlatmak istediğim mevzu bambaşka) ya kaç kere daha keşfetimde "sıkıokurların okur diye kendini tanımlaması için okunması gereken kitaplar sıralamasında mı dersin, ilk 5te mi dersin, okurun simyasinda etki bırakan kitaplar arasında mı dersin, filmi dizisi çekilmesi gereken o kitap kategorisinde mi dersin,🤔 wuu say say bitmez daha antin kuntin vardı da neyse uzatmayayım. Maksadım sadece bir fikir paylaşmak iç dökmek varsa farklı fikirlere konuk olmak ☺️🙏🏽 ya bir de bu kitap sen kalk o kadar kitap dururken bu kitap AVRUPADA BİLMEM NE DİLİYLE YENİDEN BASILSIN abowww. Abart kanka biraz daha abart da abartma tozunu iyicene bula yutanlara 😉 hani ne biliyim yani konduramıyorum abicim, belki de biraz fikir ve zihin çemberini genişletmek lazım ya da ufku mu çağ atlatmak lazım anlamadım ki, bolsun gari. Tek düzelik diye yorumluyorum biraz da kendimce şöyle genel bir tabloya baktığımda insanların çoğu bu türü seviyor doğrudur amenna güzel olanları da mutlaka vardır 🙏🏽 ama bu denli inanın gördüğüm abartmasyonları görenler mutlaka vardır ne ettun be bre dili güzel olabilir kalemi güzel olabilir de gidip de ilk 3 ilk 5e koymazsın, ""NORMAL VE BASİT DÜZEYDE"" bir aşk romanını.. Vakit ayırıp okuyanlara selam olsun teşekkürü bir borç bilirim. (Bu arada birkaç kitap daha var aynı bu kategoride de sinirden ve haksızlığın ayrı sinirinden aklıma gelmiyor.🥲) Gün ışığı altında kalan sihirli sayfalara.. ✨📖 oh beee 😮‍💨
Yorum
21. yüzyıl insanı, tarihin en büyük paradokslarından birini yaşıyor: Bilginin hiper-enflasyonuna maruz kalırken, anlamın derin kıtlığını çekiyoruz. Dijital simülasyonlar, algoritmalar ve sürekli bir "görünme" arzusu, insanı kendi özünden koparıyor. Modern kent yaşamı ve dijital ekosistem, bireyi sürekli bir rasyonellik, nezaket ve uyum kalıbına zorlarken, insanın derinliklerinde bastırılmış, ehlileştirilemez bir kaos yatar. Sigmund Freud bu çelişkiyi, "İnsanın aynı zamanda uygar bir varlık olmaya çalışması trajik bir durumdur. Sonuç, uygarlığın kaçınılmaz huzursuzluğudur" diyerek çarpıcı şekilde ortaya koyar. Freud burada insanı trajik bir özne olarak konumlandırır; çünkü insan, doğası gereği dürtüsel bir kökene sahipken, varlığını sürdürebilmek için kültürel normlara boyun eğmek zorundadır. Ve Arthur Schopenhauer’ın dediği gibi, "Hayat, bir sarkaç gibi acı ile can sıkıntısı arasında gidip gelir." Modern insan, arzularının peşinde koşarken acı çeker; onları toplumsal baskıyla bastırdığında ise anksiyeteye mahkum olur. Araya girmeme izin verin;))) yani sabahları alarmı üç kez erteledikten sonra yataktan fırlayıp, kahve bardağını kapıp metrobüse yetişmeye çalışırken hissettiğiniz o gizli "her şeyi yakıp yıkma" arzusu var ya? İşte o tam olarak Freud'un bahsettiği hayvani dürtülerinizle, plaza insanı olma çabanızın tatlı bir savaşı. Medeniyet sizden her sabah güler yüzlü bir günaydın bekliyor ama içinizdeki mağara adamı hala elinde sopayla dolaşıyor. Kabul edelim, modern insan dediğimiz canlı, aslında şık takım elbiseler giymiş kronik bir anksiyete yumağından başka bir şey değil! Neyse..... Günümüzün dijital dünyası, bu baskıyı daha da derinleştiren modern bir Panoptikon’dur. Filozof Jeremy Bentham’ın tasarladığı ve Michel Foucault’nun felsefeye
Edebiyat
1K’dan enstantaneler… Şaka değil gerçek :)
1.Gelen soru:”Yazdığınız kitapları okudunuz mu?” Verdiğim cevap:”Hayır, ben bu kitapları gözlerimi kapatarak ve aklımdan da hiçbir şey geçirmeyerek bilgisayarın tuşlarına rastgele basarak yazdım.” Gelen cevap:”O nasıl oluyor? Bu çok saçma.” Verdiğim cevap:”Evet, ama sorunuz kadar değil.” 2. Gelen soru:”Nerelisiniz?” Verdiğim cevap:”Uşaklıyım.” Gelen cevap:” Aaa ne güzel, ben de Karadeniz bölgesindenim.” Verdiğim cevap:”Siz öğretmenliği Pandemi’de mi okumuştunuz?” Gelen cevap:”Neden sordunuz?” Verdiğim cevap:”Coğrafya bilginiz göz yaşartıcı da.” 3.Gelen soru:”Daha önce hiç evlendiniz mi?” Verdiğim cevap:”Hayır, hiç evlilik yapmadım.” Gelen cevap:”Çocuğunuz var mı?” Verdiğim cevap:”Bir tane saksıya diktim, filizlenirse olacak İnşaAllah.” 4.Gelen soru:”Kadınlar camiye gidebilir mi?” Verdiğim cevap:”Hep evde mi duruyorsunuz?” Gelen cevap:”Hayır bir kafede çalışıyorum ve genelde dışarıdayım.” Verdiğim cevap:”Sorunuza bakınca ben de sizi hiç dışarı çıkmayan çarşaflı mü’mine bir kadın sanmıştım. Madem hep dışardasınız arada 10 dk camiye de uğrayabilirsiniz, kimse bir şey demez korkmayın.” 5. Gelen soru:”Siz yazarmışsınız, ben de yazıyorum. Yazdıklarımdan atsam yorumlar mısınız?” Verdiğim cevap: (Okuduktan sonra) “Günlüğünüzü herkese okutmayın bence.” Gelen cevap: “Onlar günlük değil ki.” Verdiğim cevap:”Biliyorum değil, ama en azından öyle sayayım istedim.” Gelen cevap:”Bir kere ben içimden geçenleri yazıyorum.” Verdiğim cevap:”Sanki biz yoldan geçenleri yazıyoruz.” . . . Daha var da bu kadarı kâfi :)
1000Kitap
İsmimin anlamı ve birazcık sitem..
Xingilok Kürtçe bir kelime ve kıvırcık demek yaşadığım yerde kullanılan bir hitabı kullanmam bu kadar sorgulanmamalı “crazygirl, honneyboy vs ”quzulkurt kelimeler İngilizce olduğu için batı hayranlığından mıdır nedir hemen bi şirinlik “aaa ne hoş anlamı ne” deniyor ama “Xingilok, porgıjik, zer” gibi kelimeleri görünce kürtçe olduğunu bir şekilde anlıyor ve soruyor “anlamı neeeeeee” sorarken bile başka bir tavır sergiliyor öğrenince de o mükemmel kelime “olsunnnnn”!!!! kusucam artık bu yapmacık sevicilikten vazgeçin. Ben oyum buyum şuyum demem hiç bir zaman ama doğduğum kültüre yere toprağa aşık bi insanım ve benim toprağım hem kim sevmez ki doğduğu yeri yurdu.. ben en nihayetinde insanım ırkımla dinimle dilimle değil insanlığımla sarılırım insanlara merhametimle bakarım vicdanımla konuşurum bu evrensel bir ahlaktır bunu insan olmaya çalışırken yapıyorum ha başarıyor muyum onu da bilmiyorum ama çabalıyorum.. Ve çok yazık insan olmayanlara insan olmaya çabalamayanlara.. (Dipnot; herhangi bir kişi, ırk, millet güzellemesi veya kötülemesi yapılmadı yapılması söz konusu bile olamaz)
Reklam
Reklam