eda

eda
faust
kalıcı şey yoktur, değişkenlikten öte
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
beni bir gün unutacaksan, bir gün bırakıp gideceksen, boşuna yorma derdi; boş yere mağaramdan çıkarma beni. alışkanlıklarımı özellikle yalnızlığa alışkanlığımı kaybettirme boşuna. tedirgin etme beni. bu sefer geride bir şey bırakmadım. tasımı tarağımı topladım geldim. neyim var neyim yoksa ortaya döktüm. beni bırakırsan sudan çıkmış balığa dönerim. bir kere çavuş olduktan sonra bir daha amelelik yapamayan zavallı köylüye dönerim. beni uyandır.
bir dert ki yürekler acısı, bir dert ki düşman başına.
sen de bir gece otur başbaşa namerdinle, öptüğün dudaklardan kuyruklu yalan dinle. kıyasla öncekinle, savaşa dur kendinle, benden eksik olmasın acın da matemin de. (…) kırılan gururundan ödün verdiğin için, aşağılık gönlünden utanç duy için için. hep yanıl, hep aldatıl sorama ama niçin. Cemal Safi
Şiir
zihnimi biraz durultabilmek istiyorum. artık uykumda bile dövüşmek çok yoruyor beni. etim sızlıyor bazen düşünmekten. kendime bile sezdirmiyorum bazen aklımdan geçenleri, sanki orada karışık bi’ kaset çalıyor ama o kadar uzun süredir çalıyor ki artık duymuyorum, seçemiyorum o sesi, devam ediyorum yaşama, gülerim de güler yüzlüyümdür bilhassa yakınlarıma, öyle sezemiyorum işte ama bir plak dönüyor onu da biliyorum, o kadar çok hızlı ki kafamın içi. bir yere dökmek lazım.