Niye bu kan, bu kin, bu öfke, bu nefret, ey geçmişinden, deneyimlerinden hiçbir ders çıkarmayan, hemencecik çılgınlığın ve şiddetin cazibesine kapılan, “hep ben hep biz” diyen unutkan insanoğlu?
Kendileri artık yitip gitmiştir, bir tek, yüreğimiz ve ruhumuzda onların kıpırdayan gölgeleri, silikleşen sesleri ve belirsiz renkleri kalmıştır. Yani, yeniden, zamanı geldiğinde “yitik bir zamanın peşine” düşebilmek için zorunlu olan şeyler yürek ve ruhumuzun gizli köşelerinde kalmıştır artık...