Kadı Mecdeddin el-Firuzabadi: "onun kitaplarını devamlı okuyup manalarını düşünenlerin güçlükleri çözmekte gönülleri açılır ki, bu onun eserlerinin özelliklerinden biridir."
Şeyhülislam İbni Kemal meşhur fetvasında: "el-Fütuhatü'l-Mekkiye'den bazı meseleler vardır ki bunlar keşif ve batın ehli olmayan zahir ehlinin idrak edemeyeceği gizliliktedir. Anlatılmak istenen manayı kavrayamayan kişinin 'Allah'ın hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme' emrine göre bu konuda sükut etmesi gerekir." demiştir.
Bu güç şartlara rağmen Fahrettin Paşa şehrin müdafaasını sürdürdü. Hatta kuşatmadan önce kaleyi tahliye etmesini teklif eden İstanbul hükümetine "Medine kalesinden Türk bayrağını ben kendi elimle indiremem. Eğer mutlaka tahliye edecekseniz buraya başka bir kumandan gönderin cevabını vermişti."
Fahrettin Paşa "Takdir-i ilahi, Rıza-yı peygamberi ve irade-i padişah-ı şeref müteallik oluncaya kadar Medine müdafaası devam edecektir" diyordu. Hatta teslim olmaktansa Hz Peygamberin merkadini havaya uçurarak kendisini feda edeceğine dair yemin ediyordu.
Harfi tercüme diller arasındaki farklılıktan kaynaklanan en küçük bir sebeple imkansızlaşır. Burada icazı ve yüksek üslubu sebebiyle harfi tercümeye imkan vermeyen ayetlerden ayrıca örnek vermeye gerek yoktur.
Cer harfinin taalluk ettiği fiilin hazfolunması sebebiyle Rahman ve Rahim kelimelerinin birbirinden ayrı olarak tercümesi yapılamayacağından besmelenin harfiyen tercüme edilemeyeceği, bunun için de Selman'ın rivayet olunan Farsça Fatiha tercümesinde bazı problemler olduğu Hanefi mezhebince teyit olunmuştur.