Gazali daha çok muamele, zühd, ibadet, ahlak ilmi üzerinde durduğu halde İbn Arabi daha fazla mükaşefe, ilham, marifet, hakikat üzerinde durur. Çünkü ona göre muamele ilmini Gazali hallettiğinden kendisine mükaşefe ilminin halledilmesi kalmıştır.
İbn Arabi - Fütuhat 2/523
Hz. Hasan'ın davranışı, Hz. Peygamber'in Hz. Hasan hakkında irad ettiği Hadis-i Şerife muvafik olmuştur. Bir gün Hz. Peygamber minberde Hz Hasan'i göstererek "Benim bu oğlum Seyyid'dir. Müslümanlardan iki büyük topluluğu birleştirecektir." buyurmuştur.
Hz. Ali'nin vefatı üzerine Hz. Hasan'ın huzuruna getirilen İbn Mülcem, suçunu itiraf ettikten sonra Muâviye'yi öldürmesi için kendisine izin verilmesini talep ederek, bu görevi yerine getirdikten sonra geri gelip cezasını çekeceğine de söz verdi. Ancak Hz. Hasan onun teklifini dikkate almayarak kısas yapılmasını emretti.
Sayfa 29 - Yakubi, İbn Mülcem'e kısası bizzat Hz. Hasan'ın gerçekleştirdiğini nakleder.·Kitabı okudu
Ahmed bin Hanbel'in Halku'l-Kur'an fitnesi (mihne olayları) döneminde yaşadığı bir hadise var. Ona kırbaç vuranlar bir taraftan diyorlar ki: "Hani siz çoğunluktunuz, kendinize Ehli Sünnet ve'l-Cemaat diyordunuz, hani nerede bu cemaat?" İmam Ahmed'in ona verdiği bir cevap var, çok ibretamiz: "Cemaat demek tek kişi bile olsa hak taraftarı olmak demektir." Dolayısıyla bu cemaat kavramını kemiyete indirgemek doğru değil.