Puan vermedi·160 syf.··
2022 51. kitabı
·
88 günde okudu
·
Okunma: 23 Ağustos 2022 09:40
Mahur Beste öncelikle bir akış ve olağan bir roman kurgusuna sahip olmayan bir dönem eseri. Kitapta anlatılan temel mesele, Osmanlı’nın son döneminde özellikle II. Abdülhamid devri ve sonrasına uzanan süreçte, padişah yanlıları, meşrutiyet yanlıları, İttihat Terakkiciler ve Jön Türkler gibi farklı siyasi çevrelerin ülkenin bekası ve akıbeti adına çeşitli fikirler ortaya atması ve bunları savunmasıdır. Bu çevreler içinde padişahların isimleri de metinde doğrudan geçer ve dönemin siyasi yapısı Tanpınarca bir ifade bulur. Tanpınar bu fikir akımlarının gömlek değiştirmeye benzediğini, hayata ve özellikle Anadolu’ya ve kadim toplumsal yapıya tam anlamıyla sirayet etmeyen yapılar olduğunu vurguluyor. Bu nedenle ortaya çıkan değişim, derin bir dönüşümden çok yüzeyde kalan bir hareketlilik gibi gösterilir. Behçet Bey, anlatıda merkezde yer alan bir karakter gibi görünse de çoğu zaman başkalarının onun üzerinden tanımlandığı bir figürdür. Babası, kayınpederi ve eşi üzerinden anlatılan ilişkilerde Behçet Bey’in daha pasif ve silik özelliklerle resmedilmiştir. Romanın karakterleri bilhassa ilmiye sınıfı içerisindendir. Bu yönüyle Behçet Bey, molla sınıfının kendi içindeki değişimini ve taraflaşmasını anlatmaya vesile olan bir karakter gibi işlev görür. Aynı zamanda Behçet Bey gibi suya sabuna dokunmayan, sessizce hayatını sürdüren ve politize olmayan karakterlerin de var olduğunu okuyoruz. Bu durum politize olmamanın idealleştirilmesi şeklinde sunulmaz, çünkü o dönemde politize olup olmamanın faydası ve faydasızlığı ayrı bir tarihsel bağlam gerektirir ve bu konuda kesin bir yargıya varlığımı söyleyemem. Genel olarak Mahur Beste, farklı siyasi ve kurtuluş çarelerine dair fikirlerin aynı tarihsel zeminde yan yana bulunduğu, ancak bu fikirlerin toplumun derin yapısına tam
Ahmet Hamdi Tanpınar
Mahur BesteAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 20198,3bin okunma
Korkunun değil, sevginin dini
9/10
·480 syf.··
2026 4. kitabı
İkinci Abdülhamid devri İstanbul’unda, dar bir sokağın içinden bütün bir medeniyetin iki yakası anlatılıyor. Beni asıl içine çeken, romanın kalbindeki gerilimdi: bir yanda cehennemi cennetten canlı anlatan İmam dede, öbür yanda hayata “ilâhî bir şaka gibi” bakan Mevlevî Vehbi Dede. Rabia bu iki dünya arasında büyüyor; dinin korkuyla mı, aşkla mı yaşanacağı sorusu satırların altından akıp gidiyor. Bende en çok kalan, romanın sevgiye bakışı oldu: “Sevmek demek, sevdiği için ceza görmeyi göze almak demektir.” Sinekli Bakkal sadece bir dönem romanı değil; korkunun değil sevginin diniyle ilgili bir kitap. Tavsiye ederim.
Sinekli BakkalHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 201322,9bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Osmanlı’nın her anlamda zirve dönemi; “BÜYÜK TÜRK KANUNİ DEVRİ”.
8/10
·328 syf.··
2026 1. kitabı
·
107 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2026 16:33
Tarih okumak genel olarak zor, ağır ve sıkıcı görülse de, ben bu kitabı okurken çok keyif aldım. Yazarımız Yavuz Bahadıroğlu namıdiğer “Osmanlıyı sevdiren adam”. Kaynaklara ve oryantalistlerin beyanlarına bağlı kalarak, dizilerle ve bir takım 5. Kol faaliyetlerle yanlış aktarılan ve algı oyunlarıyla insanları Osmanlıya düşman eden anlatıları, doğrularla ve gerçeklerle değiştirmek üzere kaleme almış gibi görünüyor. O yüzden kitabın kapağındaki “Muhteşem Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan” ismine bağlı olarak, konuya çok bağlı kalındığını söyleyemem. Araya Osmanlıya dair çeşitli bilgiler serpiştirilmiş, bu da akla takılacak soruları cevapladığı için akışı bozmuyor aslında. Fakat bu kitaptan beklentiniz döneme dair detaylı ve derin bilgi aktaran biyografik bir eserse bu kitap o kitap değil. Genel olarak dönemle alakalı bir çok noktaya değinilmiş ama eserin boyutunun aşılmaması için çok üzerinde durulmamış. Kitabın genel havası söylediğim gibi dönemle ilgili yanlış anlatılan, yanlış yansıtılan bilgilerin yerini doğrularla ve gerçeklerle değiştirmek. Bunu yaparken de doğru kaynaklarlardan ve oryantalistlerden alıntılar yapılmış. İçerik olarak; • Neden "Kanuni", ya da "Muhteşem" dendi? • Kanuni, Hürrem Sultan'a gerçekten aşık mıydı? • Osmanlı'nın devlet yapısı eğlenceye mi, hizmete mi dönüktü? • Harem hayatı nasıldır? • Harem nasıl bir kurumdur, işlevi padişahlara kadın bulmak mıdır? • Hürrem Sultan, Kanuni Sultan Süleyman'ı ne kadar etkilemiştir? • Şehzadelerin katledilmesinde Hürrem Sultan'ın rolü olmuş mudur? • Sünnet Medeniyeti ne demektir, Osmanlı bunun neresindedir? • Osmanlı'nun devlet olma amacı nedir? • Kanuni'nin kimliği ve kişiliği • Kanuni'nin savaşları, vatana katkıları • Kanuni'nin ebedi eserleri • Oğullarını neden öldürttü? • İstediği zaman padişah hareme
1000Kitap
Muhteşem SüleymanYavuz Bahadıroğlu · Paradoks Yayınları · 20131,485 okunma
Puan vermedi·267 syf.·
2026 213. kitabı
Türk milleti esaret kabul edecek fıtratta değildir.” Nemika Deryal Marşanoğlu Mislimelek Hanım, yakın tarihimizin en çok tartışılan padişahlarından biri olan Sultan II. Abdülhamit'in oğlu Şehzade Abdülkadir Efendi ile bizzat padişahın emri ile evlendirilmiştir.Mislimelek Hanım'ın anıları harem hayatı, toplumsal ve siyasi olayların saray ve çevresindeki yansımaları gibi yaşadığı dönemin pek çok gerçeğini yalın bir şekilde ortaya koyarken, yakın tarihimize ve saray hayatına ilişkin konuları da tartışmalı hale getiriyor. Kendisinin saraya ilk girişinden saltanatın kaldırılmasıyla sürgün yıllarına, Nazi kamplarına, en sonunda da vefatına kadar olan süreyi kaleme alan Mislimelek Hanım, anılarıyla kendi hayatının yanı sıra dönemin hayatını da anlatırken pek çok soruyu da ortaya atıyor. “… Şimdi aradan seneler geçmiş ve devir değişmesine rağmen bütün hadiseleri daha dün gibi hatırlıyorum. Ömrümde pek çok tuhaf hadiselere şahit oldum ve büyük inişler çıkışlar yaşadım. Debdebeli saraylarda ve konaklarda yaşadıktan sonra, kader beni ufak bir apartman dairesine kadar sürükleyip getirdi. Vaktiyle şaşaalı tuvaletler içinde başımda şehzade zevcesi tacını taşırken, bir gün bütün bu saltanatın hitam bulacağını tahmin edemezdim. Evet, bir gün alelade bir vatandaş haline geleceğimi hakikaten bilemezdim.. Şimdi etrafıma bakındığım vakit fotoğraflarımdan başka hiçbir şey o muhteşem devri hatırlatmıyor. Hiçbir şeyin baki olmadığı bu cihanda elbet saltanatın da bir gün nihayete ermesi, herhalde pek tabii bir haldir. Vaktiyle kupalı saray arabaları içinde bu memleketin bir hanımefendisi olarak seyahat ettiğimi zihnimde ihya ettikçe, bütün yaşadıklarım bana hayal gibi geliyor ve gerçekten de hepsi bir hayalden ibaret artık…” Saray çevresinde Sultan Abdülaziz'in 5. Murat tarafından öldürüldüğünün
Anı mektup günlük edebiyat tarih
Haremden SürgüneNemika Deryal Marşanoğlu · İnkılap Kitabevi · 201234 okunma
Puan vermedi·208 syf.·
2026 201. kitabı
Abdülhamid, şehzadeliği döneminde ortada fazla gözükmeyerek ticaret yapmayı tercih etmiştir. Koyun, boya ve buğday ticareti yapan Şehzade Abdülhamid, parasını ise ünlü Rum bankerlerden Yorgo Zarifi aracılığıyla işletmiştir. (...) Galata Borsası'yla yakından ilgilenen Şehzade Abdülhamid, buradan hatırı sayılır paralar kazanmıştır..S:.14 Osmanlı’nın son güçlü padişahı olan Sultan Abdülhamid, tarihçiler camiasında ve kamuoyunda genellikle ya kutsallaştırılıp bir saadet devri hükümdarı, “Ulu Hakan” olarak görülmekte ya da hakaret yağdırılan bir nefret objesine, “Kızıl Sultan”a dönüştürülmektedir. Böyle bir ifrat ve tefritçi yaklaşımdan uzak durarak kaleme aldığı bu çalışmasında Hüseyin Çelik, “Sultan Abdülhamid meselesi”ni çeşitli sorular ve cevaplar eşliğinde, tarihsel bilgi ve belgelere dayanarak ama ayrıntılara da boğulmadan, yalın bir dil ve üslûpla tasvir etmeye girişiyor .Abdülhamid’in doğrularını da yanlışlarını da bilmek isteyenler için tam bir kılavuz. “Tarih okumak, araba süren bir kişinin arada bir, ihtiyaç oldukça dikiz aynasına bakması gibidir. Unutmayalım ki, ön cam dikiz aynasının yüz katı büyüklüğündedir. Ön cama bakıp araba sürmesi gereken bir sürücü, sürekli dikiz aynasına bakarsa arabayı ya duvara ya da bir kayaya bindirir. Bilinmelidir ki günümüzün zayıflık ve eksikliğini geçmiş süslemeleriyle telafi edemeyiz. Hayallerini, hatıralarının önüne geçiremeyen kişiler veya toplumlar gerçek anlamda başarı hikâyeleri yazamazlar.” “İşin özü mazi düşmanlığı, tarih ve ecdat düşmanlığı ne kadar hastalıklı bir ruh hali ise ‘maziperestlik,’ yani geçmişimizde, tarihte ne varsa bunları kutsama yaklaşımı da o kadar hastalıklı bir ruhun tezahürüdür.” Tarih severler buyurun Sultan Abdülhamid
Araştırma inceleme biyografi edebiyat tarıh
Sultan AbdülhamidHüseyin Çelik · Alfa Yayıncılık · 202536 okunma
10/10
·598 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2026 10:54
Kitap, yaşadığımız topraklarda 18. Yüzyılın başlarından-cumhuriyetin kuruluşuna kadar geçen Çağdaşlaşma sürecinin, aydınlıkla-karanlığın, çağdaşlaşma ile muhafazakârlığın, gericiliğin mücadelesini anlatıyor. Kitapta benim en çok dikkatimi çeken şu oldu; Aslında Osmanlı’nın en başından itibaren Modernleşme, demokratikleşme, aydınlanma, daha çağdaş bir sisteme geçme, geleneklerden kurtulma ile / var olan geleneksel yaşamı koruma, muhafazakarlık mücadelesi imparatorluk kurulduğundan beri var olmuş. Osmanlı’daki Sened-i ittifak antlaşması, Meşrutiyet devrimleri gibi atılımlar aslında demokratik, çağdaş, laik bir Türkiye’nin taşlarını döşeyen ayak sesleriydi. “Muasır medeniyet seviyesine ulaşma ideali” Atatürk’le başlamadı, Osmanlı’dan beri alttan alta kaynayan bir mücadeleydi. Ancak Büyük Atatürk eşsiz askeri ve siyasi dehası ile Osmanlı’dan beri olan çağdaşlaşma mücadelesine en büyük atılımı kazandırdı. Lale devri-Nizamıcedit hareketi-II. mahmut dönemi - Tanzimat - 1. Meşrutiyet - 2. Abdülhamid - 2. Meşrutiyet - Kanun-i esasi ve Kemalist devrim ile gelen Cumhuriyet devrimleri, meclisteki muhalefet, sosyolojik olarak halkın devrimlere tepkisi, adaptasyon süreci,… bütün bu sürecin evrimini detaylı olarak anlatmış Niyazi Berkes. Mevcut iktidarların dini daima iktidarda kalmak için nasıl kullandıklarını da okuyorsunuz ! Kitap, aslında bu topraklarda Osmanlı’nın kurulmasından - günümüze var olagelen çağdaşlaşma ile / muhafazakârlığın ; birey olma, tüm dünya insanlarıyla eşit olma mücadelesiyle / kul, tebaa, öteki olmanın; aydınlanma, çağı yakalama, ilerleme mücadelesiyle / yerinde saymanın, karanlığın, yozlaşıp, solup gitmenin tarihi. İnternetten sipariş vermeyi düşünenler için Kitabın 552 sayfalık kalın, küçük puntolu, okuması biraz zahmetli olduğunu belirtmek
Türkiye'de ÇağdaşlaşmaNiyazi Berkes · Yapı Kredi Yayınları · 2019640 okunma