Acaba kötülük de iyilik de bulaşıcı mıdır?
Alıntı
"BEN" ve BİR RÜYÂ...
(...) Dante’nin ilk defa “ben” diye bir üslûbla hikâyeye kendini de dahil etmesi ve bununla irtibatı içinde, konferans sonrası bir rüyâ: - “Hükümetin yeni bir zulmü”, “hükümetin yeni bir icraatı” minvalinde bir haber okuyorum… Sanki Milli Gazete, Akit gibi, hükümet muhalifi İslâmcı bir yayın organında ve bir tenkid üslubuyla kaleme alınmış… Buna göre, Tilki Günlüğü yasaklanmış… Altıncı cildinden sonra, 2, 3, diğerlerinin de toplatılması söz konusu… Rejim aleyhtarı yönelişlere fidelik etmesinden… Onunla beraber James Joyce’un “Sesleniş” isimli bir romanı da yasaklanmış… Joyce’un böyle bir romanını bilmiyorum… Aklıma Türkçe neşri beklenen Finnegan’s Wake geliyor… “Wake” İngilizce’de “uyanış” demek; ve acaba “uyandırış, uyarış” ve dolayısıyla “sesleniş” mânâsı da var mı?.. Kasdedilen o mu?.. Haberin “ben” diye bir üslûbla yazılmış olması dikkatimi çekiyor; ve kelimeler arasında “benim” diye bir kelime… Bu üslûbun bu habere gitmediğini düşünüyorum… Neden sonra muhabirin imzası gözüme çarpıyor: Hakan Albayrak… Daha önce duymadığım bir isim… “Artık kültür eserlerine de saldırıyorlar, zulüm -28 Şubat Süreci- iyice ayyuka çıktı” derken bir de fark ediyorum ki, uykuda değilim; sanki uyku bir ân gelmiş, açık gözkapaklarımdan içeri sızmış ve bana seslenip gitmiş…” (30 Ocak 1998)
Selim Gürselgil, (I. Dönem, Sayı 9, Nisan 1998), DANTE'NİN YOLCULUĞU -II- (İlâhî Komedyadan Tilki Günlüğüne)
Akademya Yazıları
Reklam
İçinde acaba olan bütün cümleler karanlık.
Sayfa 106
"Aşk acaba bu mudur? Çiçekler bana güzel görünüyor! Aklıma şiir parçaları, beyitler, mısralar geliyor! Çocukluktan ezberimde kalmış bir şarkıdan yahut türküden bir mısra, saçma bir şey, ama bence yanık, dokunaklı, anlatılmamış, anlatılamaz duyguların bir ifadesi..."
Sayfa 238·Kitabı okudu
Alıntı
19 Aralık: Bir başka sürgün 1919 yılının sonlarında, iki yüz elli istenmeyen yabancı Amerika Birleşik Devletleri'ne geri dönmeleri yasaklanarak New York Limanı'ndan gönderildiler. Onların arasında, aşırı tehlikeli yabancı olarak nitelenerek sür- güne gönderilen Emma Goldman da vardı. Emma mecburi as- kerlik hizmetine karşı çıkmaktan, doğum kontrol yöntemlerini yaymaktan, grev örgütlemekten ve ulusal güvenliğe karşı diğer saldırılarından ötürü birçok kez tutuklanmıştı. Emma'nın birkaç cümlesi: Fahişelik püritanizmin en büyük zaferidir. Acaba bizim sürekli övülen ve kutsanan annelik görevimizden daha korkunç, daha kriminal bir şey var mı bu hayatta? Eğer aklı kıtlar orada yaşıyorlarsa, Göklerin Krallığı acayip sıkıcı bir yer olmalı. Eğer oy kullanma bir şeyleri değiştirebilseydi, yasadışı olurdu. Her toplum hak ettiği suçlulara sahiptir. Bütün savaşlar, savaşmaktan aşırı korktukları için kendilerinin yerine başkalarını ölüme gönderen ödlek hırsızlar arasında yapılır.
Sayfa 223·Kitabı okuyor
Hayata Dair
Acaba?
Ama insanın büyük şeyler başarabilmesi için küçük işlerden başlaması gerektiği hep söylenmez miydi?
Alıntı
Reklam
Reklam