Ormanlar sert iklimleri yumuşatır. İklimi yumuşak olan ülkelerde, doğayla savaşta daha az güç harcanır. Böyle yerlerde insanlar daha yumuşak huylu ve sevecen olurlar. Daha güzel ve duyarlıdırlar. Konuşmaları zarif, hareketleri sevimli ve uyumludur. Böyle ülkelerde bilim ve sanat gelişip çiçek açar; felsefeleri iç karartıcı değildir, kadınlara davranışları zarif bir soyluluk taşır.
Sayfa 16 - Türkiye İş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Allâh dostlarının sözleri, suyu tatlı ve içimi hoş bir nehir gibidir. fırsatını bulduğunda bu sudan kana kana iç. umulur ki kalbinde çiçekler açar.
Sayfa 15 - çamlıca yayınları, mevlânâ·Kitabı okuyor
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Fâtih; önüne bir zincir çekerler, biliyorsunuz, gelir gemilerine insan aklının kabul etmeyeceği şekilde yol açar. O devrin fenni imkânlarına göre harika bir iş... Dağlardan Haliç'e donanma indirmek... Bizans'lı uyandığı zaman, bütün donanmayı Haliç'te görür. İşte aksiyon budur, olmazı yapmak ... Fatih bunu yapabiliyor; çünkü imanı var, şevki var, aşkı var, gençliği zindeliği var ... Gençlik yaş işi değildir, Ruh işidir!
Sayfa 40
Edebiyat
çekilen sıkıntılar akide sahiplerinin yapılarını sağlamlaştırıp güçlendirir. zorluklar gizli kuvvetleri harekete geçirir, müminin kalbinde yalnızca sert tokmaklar altında öğrenebileceği gizli geçitler açar.
arzuladığım şeyi bana nasip etmediği için Allah’a hamd olsun!·Kitabı okuyor
Freud, Uygarlığın Huzursuzluğu’nda konuyu “İnsanın en iyi bildiğini sandığı şey kendisidir, başka her şeyden keskin sınırlarla ayrılmış, özerk ve birlik içindeki kendisi” sözleriyle açar. Ama ardından psikanalizin benliğin altbenlikle sınırlarının yer yer belirsizleştiğini keşfetmesinden dem vurur. Sonra bizi teskin edercesine “En azından dışarıya karşı açık ve keskin sınırlarımız var gibidir” diye sürdürür. Ama bu kez, “Benliğin bu sınırı koruyamadığı yalnızca bir durum vardır” sözleriyle merak uyandırır ve “bu durumun” olağandışı olmakla birlikte patolojik olarak kabul edilemeyeceğini ilave eder. Sonunda “bu durumun” ne olduğunu söyler, aşık olma halidir bu. Aşık kişi ben ve sen ayrımını yitirir, bu ikisi bir ve aynıymış ve bu durum da mutlak bir gerçeklikmiş gibi davranır.
Sayfa 17 - Okuyanus
Gücü o anda elinde bulunduran otorite emir vererek, toplumsal soruna bir çözüm getireceğine inanılabilir. Ancak iletişim kurmadan ortaya atılan ve zorla kabul ettirilen bu tür “çözüm” biçimlerinin ömrü, emri veren iktidarın ömrü kadar olur; iktidar değişince yeni otorite eski emri ortadan kaldırır ve çoğu kere, öncekine taban tabana zıt, yeni emirler verir. Zamanla sürtüşmeler çoğalır, bu tür keyfi emirler daha derin toplumsal buhranlara yol açar.
Sayfa 15 - 1-63. Baskı, Remzi Kitabevi 91. Baskı, Ekim 2025, İstanbul, Kronik Kitap·Kitabı okuyor
Psikoloji