İşkenceler ve savaşlar hakkında okuduğum kadarıyla, ellerine güç geçtiğinde içlerine gizemli bir canavar girmiş gibi başkalarına acı çektiren kişiler akşam eve döndüklerinde tatlı babalara, yurtsever vatandaşlara, mükemmel kocalara dönüşürlermiş.
Ne dünya senin dostun,ne de yasalar.
Dağlar kadar fark olsun alçakla arasında.
Ve bu çekilen acılar ileride konuşacağımız tatlı anılar olacak.
Sonradan kör olan aşık:unutamaz daha önce gördüğü değerli hazineyi.
Yeni bir ateş söndürür başkasının yaktığını,yeni bir acıyla hafifler eski bir ağrı.
Fakat kısa bir süre sonra, her iki ses de adeta ışıldayan kuğular gibi şarkının dalgaları üzerinde yükseldi, kâh kanat şakırtılarıyla havalanarak altın gibi parlayan bulutlara doğru uçuyor kâh tatlı bir aşk kucaklaşmasıyla kendinden geçip akorların çağlayan akıntısına kapılarak batıyorlardı, sonunda derin derin ah çekmeler ölümün yaklaştığını haber verdi ve son addio(Elveda) ise acı dolu bir haykırış olarak parçalanmış yüreğin içinden kanlı bir kaynak gibi fışkırdı.