Aptallık ve İktidarYaratılmış tüm insanlar gibi, aptallar da başka insanları çok farklı yoğunluklarda etkiler. Bazı aptallar genelde sadece sınırlı kayıplara neden olurken, öbürleri bir veya iki kişiyle kalmaz, tüm topluluklara veya toplumlara korkutucu zararlar verebilir. Aptal birinin zarar verme potansiyeli iki ana unsura bağlıdır. İlki genetik unsurdur. Bazı bireyler yüksek dozda aptallık genini miras alır ve bu miras sayesinde doğdukları andan itibaren gruplarının elitleri arasında yer alırlar. Aptal birinin potansiyelini belirleyen ikinci unsur, toplumda işgal ettiği otorite ve güç konumudur. Bürokratlar, generaller, politikacılar, devlet başkanları ve din adamları arasında, başkalarına zarar verme kapasiteleri işgal ettikleri (ya da işgal etmekte oldukları) iktidar pozisyonu tarafından tehlikeli bir şekilde artmış (ya da artmakta olan) temelde aptal bireylerin $\sigma$ altın oranını buluruz. Makul insanların kendilerine sık sık sordukları soru, aptal insanların neden ve nasıl güç ve otorite sahibi olmayı başardıklarıdır.(Hem seküler hem dini) sınıflar ve klikler, sanayi öncesi toplumların çoğunda aptal insanların daima iktidar mevkilerine gelmesini sağlayan sosyal kurumlardı. Modern sanayi dünyasında sınıflar ve klikler giderek önemini yitirmektedir. Ancak bunların yerine siyasi partiler, bürokrasi ve demokrasi var. Demokratik bir sistemde genel seçimler, güçlüler arasındaki $\sigma$ kesiminin istikrarlı devamlılığını sağlamak için hayli etkili bir araçtır. Unutulmamalıdır ki, İkinci Yasa'ya göre, oy kullanan insanların $\sigma$ kesimi aptaldır ve seçimler onlara, eylemlerinden hiçbir şey kazanmadan başka herkese zarar vermek için muhteşem bir fırsat sunmaktadır. Bunu, iktidardaki insanlar arasındaki aptalların $\sigma$ seviyesinde korunmasına yardımcı olarak
“… tut ki, her şeye rağmen, o kadını kalbinden söküp atamıyorsun. Tut ki o kadının (ona inandığın zamanlarda) sende uyandırdiğı his, saklanabilecek türden bir his değil. Tut ki bu acınası kadının sende doğurduğu aşk... Ah, bunu ifade edecek kelimeleri nereden bulayım? Kendim yaşadığımda beni dehşete düşüren bir hissin aynı zamanda bende hayranlık uyandıran bir his olduğunu bir erkeğe nasıl anlatabilirim? Hem aldığım nefes hem de beni öldüren zehir o…”
Sayfa 303 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
"Bir nabzın attığını duyabilmek için başlanıp kavgaya, kırıcılığa dönüşen, ardından da daha ağır bir sessizliği getiren o takılmalardan, acınası şakalardan; bu zorlamalı patırtılardan da nicedir ve sanki bir anda boşalmıştı babaevi. Bir hastanede en büyük sessizliğin ansızın başlayıvermesi gibi."
"İyilik ve kötülük cehaleti yüzünden insnaların bazı davranışları acınası olabilir fakat bu, siyahla beyazın farkını ayırt edememeye mahkum bırakılanınkinden daha fena bir kusur değildir."