Dedi ki: (38) (Endülüs'de şiire verilen kıymet: İhmaliyle bir muharebede ve bir ordunun kaybına sebebiyet veren Veliahd el-Mu'tamid'i, idamını beklemek üzere öfkeli Sevil emîri el-Mu'tadid'in attığı zindandan, bilhassa kendine has şiirleri kurtarmıştı. Böylece mısralar, sert ve haşin, lâkin bizzat kendisi de güzel mısralar tertibine muktedir bir şair olan el Mu'tadid'in yüzlerce defa te'lin ettiği el-Mu'tamid ile barışmasını sağlamışlardı. Resmî paraları zimmetine geçiren Kurtuba'da bir maliye memuru, bir şiirin zincirleri koparmaya muktedir olduğunu öğrenmişti... Kudretli Naip el-Mansur'un, "Halife'nin paralarına el sürmeğe nasıl cesaret ettin?" suâline, Kader, sağlam irâdeden daha kuvvetli; sefalet, fazileti dâima mağlup eder!" şeklinde pervasız bir cevap vermişti. Bunun üzerine zincire vurularak hapse atılsaydı, askerî seferlerinde şairlerden kırkın refakatine alacak derecede şiir sanatına böylesine düşkün olan el-Mansur, memurun zincirlerini çözecek derecede süratli ve o nisbette de isabetli buluna bir mısraı tesbit ve takdir edememiş sayılırdı. Affa mazhar olunca, adam şöyle devam etti: Bilmez olur muyum ki ey efendim senin bağışlayacağını / Lütuflarına bir yenisini katmak isteyeceğini / Sokmuyor mu Allah cennete nûrlu yola, / Rahmetine boğmak istediği kulunu. Böylece şiir, onun da hemen hürriyetini ve cezasız kalmasını sağlamıştı.)
Sayfa 299 - 300 IX. Levha, -DOĞU ve BATI-, İBDA Yayınları.