Gösterebilir, ama bu onların akıllı olduğu anlamına gelmez.
Bilinci akılla bağlı bir çıktı olarak kabul edecek olursak, aslında bilinçli bir bilgisayar arayışına girmemiz mantıksızdır.
Ama, akıllı olmanın daima bilinci beraberinde getirdiği yönünde kesin fikrimiz olmadığından, bilincin bilgisayarla gerçekleştirilip gerçekleştirilemeyeceğini aramaya çalışalım.
Penrose’a göre duygular, estetik, yaratıcılık, adalet, sağduyu, esinlenme ve sanat gibi zihinsel etkinlikler hesaplamaya dayanmazlar ve bu nedenle de algoritmik hale getirilemezler.
Yine, farkındalığın önemli bir parçası olan anlayış da algoritmik hale getirilemez.
Dolayısıyla, anlayışımızda algoritmik karar vermeden fazla bir şeyler bulunur.
Bilinçli farkındalık halinde yaşanan duygulara yol açan, yalnızca uygun hesaplamaların uygulanmasıdır.
Bu grup düşünce, güçlü yapay zekâ veya hesaba dayalı işlevsellik olarak da bilinir.
Bunun sonucu olarak, uygun hesaplama ya da algoritmalar oluşturulabilirse, bunları işleten makinelerde bilinçli hale gelecektir.
Farkındalık beynin fiziksel işleyişine ait bir özelliktir.
Ancak, fiziksel işleyiş her yönüyle, hesaplama yöntemleri sayesinde taklit edilebilirse de, hesaplama yöntemi ile elde edilen bu taklit kendi başına bir farkındalığa yol açmaz.
İşleyiş taklit edilebilir, ama kendi başına birtakım duygulara ve farkındalığa yol açmaz.
Beynin işleyişinde, farkındalığa yol açan ve erişilemeyen bir şeyler vardır. Bu işleyişi taklit edebileceğimiz bir kopya asla oluşturamayız.
Şu anki fizik bilgimiz farkındalığı tarif etmek açısından yetersizdir. Gelecekte bu açıklama mümkün olabilecektir.
**Penrose’a göre, gelecekte bu açığı kapatacak kuram, fizikte hesaplanamayan nitelikte beynin işleyişine uygun