Kaidesi sağlam hiçbir heykel devrilmez. Köküyle toprağın en derinine yapışmış hiçbir ağaç yıkılmaz.
Geceler ülkesine yol alır otomobiller Kahinler gibi oturmuş içine şoförler Ne şakacı kahin şu makine rahipleri Büyük şehirlerden getirmişler tozlarını Büyük uygarlıklar biberini Bürolar keskin keskin geometri kokar Evler deniz dibi yosunlarıyla yumuşak Ve çocuk okuldan eve dönüyor koşarak Sonbaharı içiyor sarhoşlar bir bahçe kıyısında Al yosunlarda Göğü bir şişe gibi kırarak Bir şarap şişesi gibi Ve bir ordu yürüyor durmadan Durarak Sancağı gösteriyor bir kumandan En yüksek kayalardan Krateri bir kartal biçiminde donmuş Yağmur savuran dağlara doğru Haykırarak Yazları kızlar soğutuyorlar bir karpuz gibi su kıyısında Dokunan bir ipek gibi savuruyorlar Sonra bahar bahar bahar Bir kentte ihtilal Bir kentte grev Bir ülkede savaş var Çiftler geçiyorlar ağaç altlarından kolkola Bir yolda ki taşları eski menekşelerden kalma Ben bır bardağın arkasına saklanarak uzatıyorum sana Sen bardağın içinden uzanarak Bu demeti alsana Ben bu park ırmağının asma köprüsünden
Şiir
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ama insanın durumu da tıpkı ağaç gıbiydi. Ne kadar yükseğe ve ışığa yükselmek isterse, aşağıdaki kökleri de o kadar toprağa, aşağıya, karanlığa, derine, kötülüğe dalardı.
Sayfa 37·Kitabı okuyor
'... üzgün olduğumuzda ve hayata katlanamadığımızda bir ağaç şöyle konuşabilir bizimle: 'sus! bak bana! yaşamak kolay değil, yaşamak zor değil.' ...'
Çiçek açmayacak gökgürültüsünün sarstığı ağaç, Ne de vurulmuş kartal süzülecek göklerde. Ve günlerimin tümü esrimeyle geçer, Ve geceleyin rüyalarım Senin gri gözlerinin ışıdığı, Ölümsüz ırmakların kıyısında Göksel danslar eden adımlarının Parladığı yerlere ilişkindir.
Ortada büyük bir ağaç varsa, küçükler güneşe ulaşmak için onun sırtına tırmanır.
Sayfa 101·Kitabı okudu