Geceler ülkesine yol alır otomobiller
Kahinler gibi oturmuş içine şoförler
Ne şakacı kahin şu makine rahipleri
Büyük şehirlerden getirmişler tozlarını
Büyük uygarlıklar biberini
Bürolar keskin keskin geometri kokar
Evler deniz dibi yosunlarıyla yumuşak
Ve çocuk okuldan eve dönüyor koşarak
Sonbaharı içiyor sarhoşlar bir bahçe kıyısında
Al yosunlarda
Göğü bir şişe gibi kırarak
Bir şarap şişesi gibi
Ve bir ordu yürüyor durmadan
Durarak
Sancağı gösteriyor bir kumandan
En yüksek kayalardan
Krateri bir kartal biçiminde donmuş
Yağmur savuran dağlara doğru
Haykırarak
Yazları kızlar soğutuyorlar bir karpuz gibi su kıyısında
Dokunan bir ipek gibi savuruyorlar
Sonra bahar bahar bahar
Bir kentte ihtilal
Bir kentte grev
Bir ülkede savaş var
Çiftler geçiyorlar ağaç altlarından kolkola
Bir yolda ki taşları eski menekşelerden kalma
Ben bır bardağın arkasına saklanarak uzatıyorum sana
Sen bardağın içinden uzanarak
Bu demeti alsana
Ben bu park ırmağının asma köprüsünden
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ama insanın durumu da tıpkı ağaç gıbiydi. Ne kadar yükseğe ve ışığa yükselmek isterse, aşağıdaki kökleri de o kadar toprağa, aşağıya, karanlığa, derine, kötülüğe dalardı.
Çiçek açmayacak gökgürültüsünün sarstığı ağaç,
Ne de vurulmuş kartal süzülecek göklerde.
Ve günlerimin tümü esrimeyle geçer,
Ve geceleyin rüyalarım
Senin gri gözlerinin ışıdığı,
Ölümsüz ırmakların kıyısında
Göksel danslar eden adımlarının
Parladığı yerlere ilişkindir.