Eğildim öptüm yıkık alnından
Uzaktın, kıyamadım sessizliğine
Biraz daha dedim içimden, biraz daha;
Gün olur, onuru güzel çocuk
Acı da yakışır insanın yüreğine.
Ama neden tam da şimdi kulak misafiri olmuştu böyle bir konuşmaya ve böyle fikirlere, tam da aklında doğmaya başlamışken... tam da böyle fikirler? Neden tam da şimdi, ihtiyarla ilgili fikirleri filizlenirken, ihtiyar hakkında bir konuşmaya denk gelmişti? Bu tür bir tesadüf ona hep tuhaf görünürdü.
Evet, dibi görünmeyen kuyulara atılan taş nasıl çıkardığı sesle onların derinliğini gösterirse, başkalarının elemi de bizim yüreklerimize düştüğü zaman çıkardığı sesle bize kendimizi, insanlığımızın derecesini öğretir...