Allah'ım
Evet bütün mevcudat, güya lisan-ı hal ile Veysel Karanî gibi şöyle münâcat ederler, derler ki: Yâ İlahenâ! Rabb'imiz sensin! Çünkü biz abdiz. Nefsimizin terbiyesinden âciziz. Demek bizi terbiye eden sensin. Hem sensin Hâlık! Çünkü biz mahlukuz, yapılıyoruz. Hem Rezzak sensin! Çünkü biz rızka muhtacız, elimiz yetişmiyor. Demek bizi yapan ve rızkımızı veren sensin. Hem sensin Mâlik! Çünkü biz memlûküz. Bizden başkası bizde tasarruf ediyor. Demek mâlikimiz sensin. Hem sen Aziz'sin, izzet ve azamet sahibisin! Biz zilletimize bakıyoruz, üstümüzde bir izzet cilveleri var. Demek senin izzetinin âyinesiyiz. Hem sensin Ganiyy-i Mutlak! Çünkü biz fakiriz. Fakrımızın eline yetişmediği bir gına veriliyor. Demek gani sensin, veren sensin. Hem sen Hayy-ı Bâki'sin! Çünkü biz ölüyoruz. Ölmemizde ve dirilmemizde, bir daimî hayat verici cilvesini görüyoruz. Hem sen Bâki'sin! Çünkü biz, fena ve zevalimizde senin devam ve bekanı görüyoruz. Hem cevap veren, atiyye veren sensin! Çünkü biz umum mevcudat, kālî ve hâlî dillerimizle daimî bağırıp istiyoruz, niyaz edip yalvarıyoruz. Arzularımız yerlerine geliyor, maksudlarımız veriliyor. Demek bize cevap veren sensin. Ve hâkeza…
Sayfa 265 - Rnk Neşriyat, İstanbul - 2023
Din
"Allah'ım, bana çok fazla acıya dayanma gücü verdin Ama ona bu kadar acı verme kudretini vermemeliydin."
Sayfa 215·Kitabı okudu
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ey Allah'ım! Kalbimi münafıklıktan, dilimi yalandan temizle!
Sayfa 121·Kitabı okuyor
"_ Allâh'ım! (ibrahim'e ve) âline salât (rahmet) ettiğin gibi Muhammed'e ve âline de salât et. Şüphesiz Sen övülmeye lâyık ve yücesin. Allâh'ım! (ibrahim'e ve) âline hayır ve bereket lutfettiğin gibi Muhammed'e ve âline de hayır ve bereket ihsân et. Şüphesiz Sen övülmeye lâyık ve yücesin!" deyiniz." (Buhâri, Deavât, 32; Tirmizi, Vitir, 20: ibn-i Mâce. İkâme, 25)
"Ey Allah'ım! Bize istikamet bahşet, Dünyada doğruluk gibi mutluluk olmaz. " "Dosdoğru ol, elde etmek istersen keramet Ki istikametten iyi, hiç keramet olmaz."
Allah dostlarına eziyet verip rakik kalplerini incitmek, gayretullah'a dokunup kişiyi azaba düçar eder. Nitekim bir hadis-i kudside bu hakikate şöyle işaret edilmektedir: "Her kim Ben'im veli bir kuluma düşmanlık ederse, Ben ona karşı harp îlân ederim...".(Buhari, Rikāk, 38) Cenâb-ı Hak kimi zaman böyle gâfillerin cezasını bu dünyada verip onları insanlara ibret kılar; kimi zamansa -ilâhî imtihan sırrına binâen-onların cezasını âhirete tehir eder.
Sayfa 451 - Altınoluk Yayınları, İstanbul - 1433 / 2012·Kitabı okuyor