"Din ile siyaset aynı arabada gittiğinde, sürücüler karşılarında hiçbir şeyin duramayacağını sanır. Dümdüz gider, hızlandıkça hızlanırlar. Engelleri tamamen göz ardı eder, körlemesine gidenlerin uçurumu çok geç fark edeceğini unuturlar."
Eğer balinalar hâlâ tehdit altındaysa asıl suçlanması gerekenler Norveçliler ve Japonlardır. Biz hiçbir zaman bir türün kökünü kurutmaktan suçlu olmadık ama cezasını çeken yine biziz.
Sayfa 260 - Kızılderili Frank Anawak'a söylüyor·Kitabı okuyor
O ortalarda yokken ben Müzeyyen'i ve ufaklığı su sızdıran bir kanoda kürek çekerken görmüştüm. Yanlarında paralel yüzmüştüm. Ufaklığa, suda maskaralıklar yapmıştım. Maskaralığı, "Ufaklık sana söylüyorum, annesi sen anla." şovuna dökmüştüm. Müzeyyen, "Daha çok gülerdim ama bu aralar havamda değilim." bakışıyla bakmıştı. Ben abartmadan ısrar etmiştim. Başarılı da olmuştum. Sandalı üçümüz birlikte kıyıya çekmiştik. Bana bir haller olmuştu. İşi gücu bırakıp kafayı yazmaya takmıştım. Belki de yanlışım bu olmuştu.
Sayfa 52 - Yazar Müzeyyen'i Galata'da izlerken ilişkilerini benzetmeyle açıklıyor. O dediği Müzeyyen'in eski ilişkisi·Kitabı okudu
... onu tercih etmesinin sebebi ise onu Marius'ten daha az görüyor olmasıydı. İnsanları görmemek onların çok mükemmel olduklarının varsayılmasına neden olur.