Yağmur

Zucker bir katile lakap taktıysa durum kötüdür
Puan vermedi·340 syf.··
2025 35. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2025 07:23
Rizzoli & Isles serisinin ikinci kitabı “Çırak” **Spoiler içerir Cerrah geçen kitapta hapse girmişti fakat cerrahın cinayetlerine benzer patternde yeni cinayetler işlenmeye başladı. Yoksa cerrahın dışarıda bir çırağı mı vardı ? Cinayetlerde benzer taraflar olduğu kadar farklılıklar da vardı. Bu katil hükmetmekten hoşlanıyordu. Bu yüzden Zucker ona hakim lakabını takmıştı. Bir de yeni katil nekrofiliydi. Ormanda kendisine bir ceset haremi kurmuştu. Rizzoli, bir önceki yıl çok yakından tanımak zorunda kaldığı cerrahın patternini hemen tanıdı fakat cerrah hapishanede olduğu için diğerleri buna inanmak istemedi. Oysa cerrah her şeyi planlamıştı, bu süreçte hapishaneden kaçtı. Bunu da küçük bir hapla başardı. Bir kortikosteroidle… Bu vakada yeni bir dedektif var bu arada, Gabriel Dean. Kitabın en güzel detaylarından biri belki de bu. Çünkü Rizzoli ve Dean aşkı böylece başlıyor. Ve kitabın sonunda Rizzoli cerrahı bir kez daha alt ediyor, ama bu defa biraz farklı bir yoldan. Hakim ölürken cerrah hastaneye gidiyor, omuriliği yaralandığı için kendi başına yatakta bir taraftan diğer tarafa dönemeyecek hale geliyor. Çırak’taki favori alıntım: “(…)mutluluk ikisini yabancı kılıyordu. Mutlu insanlar kendilerine yeterler; farklı bir hava solurlar, farklı yerçekimi kurallarına tabidirler.” 
ÇırakTess Gerritsen · Doğan Kitap · 201811,5bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Aradığımız bir doktor mu yoksa bir kasap mı?
8/10
·376 syf.··
2025 34. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2025 02:13
Cerrah’tan bahsetmeden önce biraz kitabın yazarından bahsetmek istiyorum. Tess Gerritsen’la tanışmamı sağlayan kitap buydu. Yazarın biyografisini okuduğumda antropoloji okuduğunu daha sonra da tıp fakültesini bitirdiğini gördüm. Esasen ailesi yazar olmasını istemiyormuş. Tess Gerritsen doktorluk yaparken bir yandan da öyküler yazıyormuş. Öykülerinden biri ödül alınca yazmaya ağırlık vermiş. Tıbbi gerilim türünde yazmaya başlamış. Bu türde yazdığı ilk kitabı olan Hasat New York Times çok satanları arasına girmiş. Daha sonra Rizzoli&Isles serisini yazmaya başlamış. Bu seri o kadar çok ilgi görmüş ki bir televizyon dizisine uyarlanmış. Cerrah da bu serinin ilk kitabı. Biraz da kitaptan bahsetmek gerekirse Cerrah, benzer örüntülerle işlenen cinayetleri ve bunun arkasındaki psikolojiyi(psikopatlığı desek daha doğru olur sanırım) anlatıyor. Spoiler içerir!! Katil hep aynı şekilde cinayetlerini işliyor. Aslında bunlar ilk cinayetleri değil, daha önce Savana‘da da dört kadını öldürdü. O zaman yalnız değildi bir ortağı vardı,Andrew Capra. İki ortak da tıp fakültesi öğrencisiydi. Cerrah daha sonra bir kadavraya yaptıkları yüzünden tıp fakültesinden ayrılmak zorunda bırakıldı ama bu psikopatlıkla Andrew nasıl mezun oldu orayı anlayamıyorum. Kurbanlardan biri olan Catherine Cordell bu durumu fark etmişti aslında. Capra’nın internken hocasıydı ve daha fazla bu bölüme devam etmemesi gerektiğini söylemişti. Bunun için gerekli görüşü bildireceğini söyledi. Capra durumu daha detaylı konuşmak için bir akşam Catherine’nin evine geldi. İçkisine Rohypnol koyarak onu etkisiz hale getirdi ve yukarıda bahsettiğim örüntüyü uygulamaya başladı. Ama Cordell onu bir anlık boşluğunda etkisiz hale getirmeyi başardı, daha sonra raporlarda da görüleceği üzere iki el ateş edilmişti hemen ikinci eli
İnceleme
CerrahTess Gerritsen · Doğan Kitap · 201817,2bin okunma
Bavula Sığmayan
8/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2025 26. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 23 Temmuz 2025 17:42
4 ay önce sesli kitap olarak dinlemiştim. Beğenince kitabı edindim. Daha önce aşina olmamın da etkisi olmakla beraber öykülerdeki kişiler günlük hayatta tanıdığım insanlara benziyordu. Ruh halleri, olaylara karşı olan tutumları... Hepsi çok tanıdıktı. Öykü kitaplarında kitaba adını vermeye layık olan öykünün en vurucu en etkileyici kurguya sahip olanmış gibi bir kural var zihnimde. Tabii ki bu sadece benimle ilgili. Yazar neyi uygun gördüyse en iyisi odur. Benim anlatmaya çalıştığım şey kitaptaki bazı öykülerden daha çok etkilenmiş olduğumdur. "Aile yalanları" ilk sırada benim için. Zekice tasarlanmış bir kurgusu var. Kızlarını evlendirmeye çalışan bir aile. Eşini aldatmaya çalışan bir adam. Amacı üzüm yemek değil bağcıyı kovacak gibi yapıp memnun etmek olan bir kadın. (kitabı okuyanlar beni anlayacaktır) Şimal Yıldızı da içimde bi yerlere dokunan öykülerden oldu. Etki gücünü gerçekliğinden alıyor galiba. Acı gerçekliğinden. Göz kırpmadan harcanan gençliklerden... " Bir şey vermek lazım, çam sakızı çoban armağanı babında bir hediye. Kravatlı adamlar oturdukları maroken koltuklarda düşünüyor: En kolay ne feda edilir bu ülkede? Ve yerlerinden kalkmadan cevaplıyor: 20 yaşında çocuklarımız var bizim. Her zaman her devirde ölmekle vazifeli yoksul çocuklarımız. Ne vakit sıkışsa başımız kumbara gibi kırıp bozdururuz canlarını. Yaşasın kahramanlarımız."
İnceleme
Bavula SığmayanNermin Yıldırım · Hep Kitap · 20225,5bin okunma
Senin İlk Katilin Kim?
Puan vermedi·310 syf.··
2025 21. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Temmuz 2025 19:16
İyi bir polisiye okuru olduğumu düşünüyorum. Ama genelde yabancı yazarlardan okurum polisiyeyi. Ne zaman canım sıkılsa elim bi Tess Gerritsen'a gider. O da olmazsa bir Agatha Christie sıkıştırırım araya. En son ne zaman Türkçe bir polisiye okudum hatırlamıyorum. Kusursuz Cinayet Yoktur'du galiba. Mükemmel bir kitaptı. Neyse konumuz o değil. Uzun zaman sonra Utku Balkan Ağadangil'in hediye etmesiyle İkinci Katil'i okuma fırsatı buldum. Akıp giden bir olay örgüsü var aslında. Kitabın üçte biri nasıl bitti anlamadım. Daha sonra okumamı zorlaştıran bir etmen ortaya çıktı. Bazı yerlerde çok fazla betimlemeye gidilmişti. Tabii ki bu bir noktada bizi olaya çekmek için yapılmış olabilir. Ama yapılan benzetmeler benim zihnime yazarın hayal gücündeki gibi yansımadı. Bu nedenle beni kurgudan uzaklaştırdı bile diyebilirim. Ben aynı zamanda okuduğum kitaplar ve filmleri ya da dizileri birbirleriyle bağdaştırıyorum elimde olmadan. İkinci Katil'i okurken de Breaking Bad'i izliyordum. Walter White ile Adel'i birbirine benzettim. İkisinin de suç işlemek için haklı sebepleri vardı, yani kendilerince haklı sebepleri. İkisi de başta masumlara zarar vermemek üzere yola çıkmışlardı. Tüm dertleri haksızlıklaydı. *Spoiler içerir* Bir de polis diyince benim aklıma böyle zeki, çevik, stratejik birileri geliyor hep. Bazı polis karakterleri çok saf kurgulanmıştı bence. (Emel'in operasyonun ortasında çığlık atması, polislerin polis kılığına girmiş hırsızlara hemen inanması detayları gözden kaçırması, Adel'i ararken iki polisin bodrumda karşılaşması ve birbirini hırsız zannetmesi) Utku Balkan Ağadangil kitabınızın daha geniş kitlelere ulaşması dileğiyle
İnceleme
İkinci KatilUtku Balkan Ağadangil · Perseus Yayınevi · 084 okunma
Bir Şey Var Aramızda
9/10
·75 syf.··
Beğendi
·
2025 24. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 13 Temmuz 2025 16:16
Tomris Uyar’a olan hayranlığım nereden geliyor bilmiyorum. Belli ki tek hayranı da ben değilim. Geçmişte dört şairi kendine hayran bırakmış bir kadın. Çok güzel, çok zeki, çok yetenekli, ve daha bir sürü çok… Türkçeyi çok seviyor özen gösteriyor saygı duyuyor ve ustalıkla kullanıyor. İzlediğim röportajında hiç teklemeden belki de ortalama günümüz insanının toplam dağarcığı kadar kelime sarf ediyor ve kendini çok iyi ifade ediyor. Tomris Uyar’ı anlatırken daha ne kadar “çok”kelimesini kullanacağımı bilmiyorum ama bu “çok”ların hepsini hak ediyor. Aramızdaki Şey yazarın diğer eserleri gibi muhteşem. Bir oturuşta bitiyor. Gayet akıcı yani. Yaza Yolculuk’taki gibi tadı damağımda da kalmadı. Kitap bittiğinde tamamlanmışlık hissi geldi. Bu arada Yaza Yolculuk ve Yürekte Bukağı yazarın Sait Faik ödüllü hikayeleriymiş. Sadece beni etkilememiş yani, genel kabul görmüş bir kitap. Kabul görmek az kaldı, değeri tasdiklenmiş diye düzelteyim onu. Aramızdaki şeye geri dönecek olursak kitabı okurken kafamda iki şey döndü durdu. Birincisi yine bir ortak tema,ortak nokta buldum kitapta: Kırmızı elbise. Aslında buldum denilemez çünkü gizlenmiş bir şey değildi,kitabın kapağı bile kırmızı :) Yazar da sonunda söylüyor zaten. “İlk öyküdeki ‘kırmızı’ giysinin çağrıştırdığı ilk olasılıklar (Tazı Payı, Güz Kızılı), gitgide başka kırmızılara kırmızılıklara açıldı.” Kırmızı odaktan yola çıkan öyküler oluştu. İkincisi Nahit Ulvi Akgün’ün Birisine şiiri Buraya da bırakayım mükemmel bir şiir bir şey var aramızda senin bakışından belli benim yanan yüzümden dalıveriyoruz arada bir ikimiz de aynı şeyi düşünüyoruz belki gülüşerek başlıyoruz söze bir şey var aramızda onu buldukça kaybediyoruz isteyerek fakat ne kadar saklasak nafile bir şey var aramızda senin gözlerinde ışıldıyor benim dilimin ucunda Bu bölümden sonrası
İnceleme
Aramızdaki ŞeyTomris Uyar · Yapı Kredi Yayınları · 20192,307 okunma