Bugün, zaten yaşanıyor; asıl,
geçmişte ne olmuş bakalım?...
Bugünü daha iyi anlamak içinmiş aslında. Ne olacak anlayacaksın da?
Daha mı iyi yaşayacaksın?
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
..bununla birlikte büyük bir engeldir büyümek. Genellikle insanın başına uykusunda gelir. Evet, sanırım bu defa büyüme sırası senin. Yarın çok daha güçlü olacaksın, senin için yeni bir hayat başlayacak, ama sen pek çok şeyi anlamayacaksın: Seninle konuştuklarında bile, ne ağaçları, ne kuşları, ne nehirleri, ne de rüzgârları anlayacaksın. Kalsam bile hiçbir sözümün anlamı olmayacak senin için. Sesimi duyacaksın elbette, ama bu sana anlamsız bir hışırtı gibi gelecek; belki de güleceksin buna... Hayır, inan bana, doğru zamanda ayrılıyoruz, belki böylesi çok daha iyi...
Bardağın ağırlığı
Bir gün bir felsefe profesörü sınıfa geçmişten getirilen duy-
gusal ve zihinsel yüklerin bize ne kadar zarar verdiğini anlat-
mak için ilginç bir örnek verdi. Eline su dolu bir litrelik şişe aldı
ve şişeyi birine uzatır gibi kolunu ileri doğru kaldırdı.
"Bakın çocuklar..." dedi. "Şişeyi bu şekilde rahatlıkla tutabi-
liyorum ama kolumdaki baskı giderek artıyor. Bu baskıya elim-
den geldiğince dayanmaya çalışıyorum."
Birkaç dakika sonra profesörün kolu şişeyi dakikalarca ha-
vada tutmaktan öylesine ağrımaya başlamıştı ki dayanamaya-
rak şişeyi aşağı indirdi.
"İşte acı ve ıstırap budur" dedi. "Yaşadığımız olumsuz olayları
zihnimizde öylesine büyütürüz ki acının şiddeti birse, etkisini bin
yaparız. Önemli olan onu fark etmek, içindeki dersi almak ve onu
ıstıraba dönüştürmeden yola devam edebilmektir." Sen de eline su
dolu bir şişe al ve on dakika boyunca havada tutmaya çalış. İşte
o zaman ne anlatmak istediğimi daha iyi anlayacaksın.
Bir olan acını içinde daha fazla taşıyarak bin etme!