Hayali Beye ait olup olmadığı şüpheli olan beyitler
Yėter tehī gezdüm yėter Bir ḥāl olayın bir zamān Her dil ki zülfüñ ile şehā bī-ḳarār ola Varı cihān içinde anuñ tārmār ola Tīġler kim çekdi cevlān içre ol ḳātil baña Pīrehen çāk eyledüm tā olmıya ḥāʾil baña Luṭf u ġażab ki ʿayn-ı nigāruñ feni geçer Ey dil ṣaḳın o ġamze-i ẓālim seni geçer Bināgūşuñdaki şol ṣāfi dür kim pāk gevherdür Saʿādet āsmānı üzre ṭāliʿi saʿd aḫterdür Göñlümi meftūn ėden şol ʿanberīn kākül midür Baġrumı pür-ḫūn ėden şol nergis-i şengül midür Cānum ārāmı içün şol söz ki cānāndan gelür Ṣan nesīm-i cān-fezādur āb-ı ḥayvāndan gelür Lebüñde ʿıṭr-ı vefādur ḫaṭuñ ki cāna deger Şemīm-i cāna degül mülket-i cihāna deger Ne belālar k’ola ol şekl-i hümāyūn eyler Ne ʿanālar k’ola ol ḳāmet-i mevzūn eyler Geldi ʿīd elde cām-ı Cem yaraşur Gitdi devrān-ı ġam naġam yaraşur
Sayfa 70
Edebiyat
Eşq ar e, ten Tûr e, dil dara agir û nûr e, Çiradan e sîng, şût pêt û çira ye, can zeyt e, Fitîl cefa, çi mefa... dûr e yarê k' rû nûr e...
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Çalap Âdem cismini toprakdan var eyledi Şeytân geldi Âdem'e tapmaga ‘âr eyledi Eydür ben oddan nûrdan ol bir avuç toprakdan Bilmedi kim Âdem'ün için gevher eyledi Zâhir gördi Âdem'ün bâtınına bakmadı Bilmedi kim Âdem'i halka server eyledi Kırk yıl kalıbı yatdı adı ‘âlemi tutdı Gör şeytânı bugzından ne fitneler eyledi Âdem toprak yatmışdı at âlemi dutmışdı Fikrine bak İblîs'ün ya'ni hüner eyledi Ol yüriyen atları sürdi Âdem üstine Âdem'e mekr irgürüp ya'ni zafer eyledi Âdem'ün göbeginden Çalap yaratdı anı Vaff diyüp turı geldi anlar güzer eyledi Çün gitdi Âdem ‘ahdi yetdi Mûsâ'nın vaktı İblîs'e işbu işler yavlak eser eyledi Mûsâ gönüldi Tûr'a Hak'la münâcât kıla Gördi kim bir su akar Mûsâ nazar eyledi Mûsâ eydür göreyin bu su ne yirden gelür Ger böyle akarısa zîr ü zeber eyledi
''Çalap Âdem cismini topraktan var eyledi Şeytan geldi Âdem'e tapmağa âr eyledi Aydır ben oddan nurdan ol bir avuç topraktan Bilmedi kim Âdem'in bâtınına bakmadı Zâhir gördü Âdem'in bâtınına bakmadı Bilmedi kim Âdem'i halka server eyledi Kırk yıl kalıbı yattı adı âlemi tuttu Gör Şeytan'ı buğzundan ne fitneler eyledi Âdem toprak yatmıştı ad' âlemi tutmuştu Fikrine bak İblîs'in ya'nî hüner eyledi Öl yürüyen atları sürdü Âdem üstüne Âdem'e mekr eyleyip ya'nî zafer eyledi Âdem'in göbeğinden Çalap yarattı atı Vaf diye durugeldi atlar güzer eyledi Çün gitti Âdem ahdı yetti Mûsâ'nın vakti İblis'e işbu işler yavlak eser eyledi Mûsâ gönüldü Tûr'a Hakk'a münâcât ede Gördü kim bir akar su Mûsâ nazar eyledi Mûsâ aydır göreyim işbu su nerden gelir Ger böyle akar ise zîr ü zeber eyledi''
Sayfa 256 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Düşler kendimizi kandırdığımız hayallerdir
Ayn durumla, bize bazi seyleri açiklamakta guçlük çeken bir kimsede de karsilasiriz. Böyle biri bizi ikna edemeyecegi-ni gördü mü, benzetmelere el atar. Benzetmelerden yararla-nmak, daha önce belirttigimiz gibi bir kendi kendini aldatis-tr; düslerde görüntülerin, duygu ve düsuncelerin vb. seçiminde benzetmelerin böyle sonsuz zenginlikte yer almasinin nedeni de budur. Kendi kendini esriklige sürüklemenin sanat dolu ustalikh bir biçimidir benzetme. Düslerin duygusal açidan esriklige sürükleyici nitelik ta-simasi, ne tuhafsa düglerin olugumunu engellemek için bir yöntemi elimize tutusturur; dügünde gördüklerinin anlamini kavrayan ve düsünde gördükleriyle kendi kendini bir esrik-lik durumuna sürükledigini anlayan kimse düs görmez ar-tik. En azindan böyle bir durum bu kitabin yazarinin bagina gelmis, düs görmenin nedenini kavrar kavramaz düs görmemeye baslamigtir. Bu arada sunu söyleyelim ki, söz konusu kavrayisin etkili olmasi isteniyorsa, dört bagi mamur bir duygusal degisi-min kendisine eslik etmesi gerekmektedir. Kitabin yazarinda bu durum, savas sirasinda gördügü son düste gerçeklesmis-tir. Mesleginin omzuna yükledigi görevle ilgili olarak, belli bir kisinin cephenin tehlikeli bir noktasina gönderilmesini önlemek için büyük çaba harcamisti. Derken bir düs görmüs, düsünde bir kimseyi öldürdügü yolunda üzerine bir duygu cullanmisti; ama kimi öldürdügünü bilmiyordu. Kötü bir duruma düsmüs, kendi kendine "Kimi öldürdüm?" diye habire sorup durmustu. Oysa gerçekte askerin ölümden en iyi sekilde kaçinabilecegi durumu saglamak üzere alabildigine çaba harcadigi düsüncesiyle esriklige kaptirmisti kendini. Düsteki duygunun bu düsünceye hizmet etmesi gerekiyordu. Ne var ki, yazar düsün bir bahane oldugunu anlayinca dus gorme-meye baglamisti; çunkü mantiksal nedenlere dayanarak
Sayfa 160·Kitabı okudu
Yazdı nuṣret āyetin Ḥaḳ tiġ-ı ḫūn-bār üstine Lerze düşdi cān-ı aʿdā-yı siyeh-kār üstine Şems-i ḫāver ṣanki ʿazm itdi şeb-i tār üstine Şāh-ı ġāzi yine leşker çekdi küffār üstine II Ḫayme vü ḫar-gāh ile pürr oldı deşt ü kūhsār Al bayraḳlar cihān bāġını ḳıldı lāle-zār Ceyş-i ʿOsmāni ṭaşup cūş itdi mānend-i biḥār Şāh-ı ġāzi yine leşker çekdi küffār üstine III Gün gibi kişver açup şimşir-i fetḥ-efzāyile Mülk-i küffārı ḫarāba viriser yaġmāyile Beç ḥiṣārın virüp eyvāya ḳızıl elmayile Şāh-ı ġāzi yine leşker çekdi küffār üstine IV Nice kez ceng eyleyüp küffār-ı nā-fercām ile Ṭutdı ol şeh ser-be-ser dünyāyı yaḫşi nām ile ʿĀlemi pür ḳılmaġa fetḥ-i sürūr-encām ile Şāh-ı ġāzi yine leşker çekdi küffār üstine V ʿAşḳťyā şimşir ile gün gibi ol ẓıll-i Ḫudā Açdı ẓulmetden cihān mülkine virdi rūşenā Ḳande kim ʿazm eylese olsun erenler reh-nümā Şāh-ı ġāzi yine leşker çekdi küffār üstine
Sayfa 101 - TYEKB·Kitabı okudu