Diyelim ki ölüler gerçekten de yaşayanları ara sıra yokluyor. Yaklaşık Jim diye tanımlayabileceğimiz bir şeyler, George başının çaresine bakıyor mu diye bir göz atmak üzere geri gelebilir. Peki bu bir işe yarar mı? Hatta değer mi? Bu olsa olsa bir an için özgürlüğünün uçsuz bucaksız sokaklarından içeriye göz atmasına izin verilen başka bir ülkeden bir konuğun kısacık bir ziyarete gelmesi, camın gerisinde, ta uzakta, daracık odada tek başına küçük bir masanın başına oturmuş, uslu uslu, görev gibi yumurtasını yiyen birini, o müebbet mahkumunu görmesi gibi bir şey olmaz mıydı?
Sayfa 10
Katoliklik'te, bir kişinin ölümünden sonra ona yöneltilen dikkat o kişinin ruhunun kaderini etkileyebilir; Protestanlar için ise ölü çoktan cezasını bulmuş ya da kurtulmuştur, ara bir aşama yoktur.
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Muhammed ve Arap-İslam kültür dönemi, batmış Yunan-Roma kültürü ve Rönesans çağından itibaren yeniden doğan Avrupa kültürü ile eski kültür arasındaki bağlayıcı halkadır. Avrupa kültürü, bu ara halka olmadan bugünkü gelişmişlik düzeyine çok zor ulaşırdı.
"Karım bütün erdemlerin toplandığı bir bahçedir ve ara sıra başımıza gelen , aşmamız gereken zor zamanlarda bile bir an olsun gönlünün güzelliğinden şüphe etmemişimdir ."
Ara nağme diye bir şey bilmez, orta yoldan haberi yoktur, uç noktalar arasında gidip gelirken müthiş kuvvet harcar. Bu onu istikrarsızlaştırır ve kriziere açık hale getirir. Buna bağlı olarak yaşadığı ilişkilerde partneri tamamen idealize edebilir ve onu pespembe gözlüklerle görür. Ama saman alevi sönüp de partnerin gölgeli tarafları ortaya çıktığında, bir insanı hem iyi hem de kötü, hem arzulanan yanları hem de zaaflarıyla kabul etmekte zorlanır. DEHB hastası sık sık bir anda bir uçtan diğerine geçer ve partnerini bir anda tamamıyla değersizleştirir ve onu bir kenara atar. DEHB hastası bu ölçüsüzlüğünün pek de farkında değildir. Orta yolu bulmakla asla yetinemez. Bu ona çok sıradan, çok basit ve aynı zamanda çok sıkıcı gelir.
“Normallik geometrik bir hadiseymiş yani, yere dik açıyla durabilenler için kullanılıyormuş. Bense yıllardır kendimi yere dik hissetmiyorum. Bundan mıdır bilmem bu ara sık sık düşüyorum.”
Sayfa 10 - İletişim·Kitabı okuyor
1000Kitap