İnsanı bulmadan hiçbir şey bulunamaz, insan da ruhtan, yokluktan başka bir şey değildir. Çünkü asıl varlığını maddesi taşımaz, maddesini kavrayan yokluk taşır. Yokluk... Yani, ruh... Yani, maddenin cevheri... Ruhun varlığı nasıl anlaşılır bir şey değilse, yokluğu da öyle anlaşılır bir şey değildir. Aslına bakarsan biz burda ruhları değil, kendimizi sorguya çekiyoruz. Mutlulukla içini çekti. Hiçbir umulmazlık, kendimizi sorguya çekmemizin şaşırtıcılığını aşamaz.
İnsanlar birbirinin maddi yardımlarına ve paralarına değil, sevgilerine ve alakalarına muhtaçtılar. Bu olmadıktan sonra aile sahibi olmanın hakiki ismi, "birtakım yabancılar beslemek"ti.