Faust'un yakarışı "Çok güzelsin, gitme kal." [Verweile doch, du bist so schön.]güzelin önemli bir yönünü ortaya çıkarmaktadır. Çünkü güzel, durup kalmaya [verweilen] davet etmektedir. Güzelin bu yönü, düşünsel durup kalmanın yolunda bulunan bir iradedir. Fakat güzele bakışta, irade etmek geri çekilir. Güzelin bu düşünmeye yönelik tarafı Schopenhauer'ın sanat telakkisinde merkezidir, şöyle der: "Güzeldeki estetik haz büyük ölçüde, saf tefekkür haline girdiğimizde, bütün isteklerimizin ötesindeki bir ana yükseldiğimizde gelir, yani bütün arzular ve kaygılar kalktığında, adeta kendimizden kurtulduğumuzda meydana gelir."Güzel, beni kendimden ayırır. "Ben" güzelin içinde batar. Güzelin karşısında, kendi kendisinden kurtulur.