İşine sahip çık, iş önemli. İş olacak ki aş da olsun.
Sayfa 72 - Doğan Yayınları·Kitabı okuyor
1000Kitap
I was happy but happy is an adult word. You don't have to ask a child about happy, you see it. They are or they are not. Adults talk about being happy because largely they are not. Talking about it is the same as trying to catch the wind. Much easier to let it blow all over you. This is where I disagree with the philosophers. They talk about passionate things but there is no passion in them. Never talk happiness with a philosopher.
Sayfa 26
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Ne cennet ne cehennem ne dünya Arafım ben Cennet demektir benden biraz ileri gidersen Arkada bıraktığım ateş kayaları Dünyadır cehennemdir Araf dünyanın cennete yakınlığı Dünya Araftan buraya uzanmış bir diş gibi Arafı ben dolaştırırım yeryüzünde Bir ağaç hışırtısı gibi Taşlar maymuna dayanır Ağaçlar sese çıkar Gel dinle bağdaki eski asmaları Kır akşamda batan üzümün bardağını Çevir harf çıraklarına Av sularını avlanmış suları Petrolde el yüzün yıkanmasından Tüter buhurdanı şiddet işçisinin Bir geyik karnında kanında erir bir haydutun tüfeği Ve haydutun kanında yeşerir jandarmaların yiğitliği Sel alır dağdan indirir bizi Üstümüz boyalı aş kırmızısı çamurla Eşkiya dürbününde görünürüz ama Aramıza yağmur girer Borçluyuz hayatı ansızın gelen bu yağmura Aslanı uslandıran
Şiir
Yaşadığımız sorunların önemli bir kısmında, fanatizme varan ölçüsüz sevginin ve nefretin insanı sürüklediği akıl ve din dışı davranışları görmek mümkündür. Duygusal aşırılık öylesine tehlikeli bir itici güçtür ki, insanı yaratana ortak koşmaya bile götürebilir. Nitekim Tanrı’ya ortak koşanların, en sevdikleri kişiler üzerinden bu hataya düşmeleri dikkat çekicidir. Hz. İsa’yı (as) “Allah’ın oğlu” diye niteleyenler, ondan nefret edenler değil, tam aksine onu aşırı derecede sevenler olmuştur.
Sayfa 127 - Ketebe·Kitabı okudu
O gün Allah'tan başka kim bilirdi ki Eyyüb, Haçlılarla cihadda bir Necmeddin (Dinin Yıldızı); ismini dağ aslanından alan Şirkûh, bir Esedüddin (Dinin Aslanı) ve kundaktaki Yusuf, geleceği kuyudaki Yusuf kadar belirsiz olan küçük yusuf, bir Selahaddin (Dinin Kurtuluşu) olacaktı.. Kim diyebilirdi kundaktaki bu çocuk, adaşı Hz. Yusuf (as)'un Hz. Yakub (as)'u karşıladığı gibi Mısır'da babasını karşılayacak ve kendi tahtına oturacaktı..
Sayfa 15·Kitabı okuyor
1000Kitap
Barbara Smuts'a göre, erkekler arasındaki güçlü ve kadınlar arasındaki daha zayıf koalisyonlar, erkeklerin kadınlar üzerindeki egemenliğine tarihsel olarak katkıda bulunmuş olabilir. Benim görüşüme göre kadınların baş arılı, hırslı ve kaynaklara sahip bir eş adayına yönelik tercihleri, erkeklerin risk alma, statü mücadelesi, rakiplerin aş ağılanması, koalisyon oluşturma ve kadınların arzularına göre diğer erkekleri aşmayı amaçlayan bir dizi bireysel çabayı içeren rekabetçi ilişki stratejileriyle birlikte evrimleşmiştir.
Araştırma-İnceleme