Samet

Samet
Gazi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı/Lisans Karabük Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı/Yüksek Lisans
Kütüphane Müdürü
Yüksek Lisans
Ankara
9 Aralık
255 okur puanı
Ekim 2023 tarihinde katıldı
Birey ve Özgürlük Arasında Bir Distopya
Puan vermedi·172 syf.··
2025 10. kitabı
Çağdaş edebiyatın en önemli eserlerinden biri olan Otomatik Portakal bizlere birey ve özgürlük bağlamında bir distopya sunuyor. Üç bölümden oluşan romanın ilk bölümü Alex ve çetesinin suç dünyasını ele alırken ikinci bölüm işlediği bir suç yüzünden hapse giren Alex’in hapishane hayatını anlatıyor. Üçüncü ve son bölüm ise Alex’in hapishaneden çıkışı ve hapishane dışındaki hayatını okuyuculara aktarıyor. Birinci bölümdeki suç dünyası içinde yer alan Alex “kötülük bireye özgüdür, sizlere, bana ve tek tabancalığımıza özgüdür ve bizleri yaratan bizim Tanrı’dır, hem de gururla ve keyifle yaratmıştır. Ama birey olmayan şeyler kötülüğe katlanamazlar, yani devlet ve yargıçlar ve okullar kötülüğe izin veremezler çünkü bireylere izin veremezler. Hem modern tarihimiz, bu büyük makinelerle savaşan cesur, küçük bireylerin öyküsü değil midir kardeşlerim? Bu konuda ciddiyim kardeşlerim. Ama yaptıklarımı sevdiğim için yapıyorum.” diyerek birey-devlet, devlet-özgürlük ilişkisini iç konuşmalarıyla ele alıyor. Birey kötülüğü de iradesiyle yapmalıdır. İrade olmadan insan ya da birey olmayacağı gibi özgürlük de olmayacaktır. İkinci bölümde ise Alex artık hapishaneye girmiştir. Kendisine bir numara verilir. Artık ismiyle değil numarasıyla çağrılır. İnsan değildir çünkü artık bir sayıdır Alex. İlk bölümde kötülüğün tarifi yapılırken bu bölümde ““İyilik içten gelir 6655321. İyilik seçilen bir şeydir. İnsan seçemediğinde insanlıktan çıkar.” diyerek iyiliğin tarifi yapılır. Ama yine dikkat çekici olan kötülük gibi iyiliğinde seçimle olacağından dem vurulmasıdır. Üçüncü bölümde ise uygulanan bir tedavi ile Alex hapishaneden çıkar. O artık uyumlu bir yurttaştır hapishanede olduğu gibi artık bir sayıdır sadece insan değildir. İyilik yapmak gibi kötülük yapmak hakkı da elinden alınmıştır. Bu
Alıntı
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113bin okunma
Reklam
Reşat Nuri Güntekin/ACIMAK
Puan vermedi·159 syf.··
2024 27. kitabı
Reşat Nuri Güntekin, Türk Edebiyatında müstesna bir yere sahip olan romancılarımızdandır. Cumhuriyet devrinin ilk döneminde eserler veren romancımız halka doğru ve Anadolu’ya eğilen romancılarımızın da başında gelmektedir. Acımak adlı romanı da bu minvalde kaleme alınmıştır. Roman Anadolu’nun bir kasabasında öğretmenlik yapan Muallim Zehra’nın ve babası Mürşit Efendi’nin hikayelerinin anlatıldığı iç içe iki öykünün birleşiminden oluşmaktadır. İlk öykü Zehra’nın öyküsüdür. Ailesini kaybeden ve acılarını unutmak için İstanbul’dan uzaklaşan Zehra bir Anadolu kasabasında idealist bir şekilde öğretmenlik yapmaktadır. Zehra Hanımın Mektebi şeklinde ün yapan muallim Zehra İstanbul’dan babasının ölüm haberini alan bir mektupla birlikte bir İstanbul yolculuğuna başlar. Babasını reddeden ve ona karşı bir kin duyan Zehra başta İstanbul’a gitmeyi istemese de Maarif Müdürünün isteği ile kararını değiştirip yola çıkar. Babası Zehra’nın gözünde annesine, anneannesine ve ablasına zulmeden, kendisini yalnızlığa terk eden, alkolik, avare bir insan profilindedir. Zehra’nın İstanbul’a gidişi ve babasına ait bir hatıra defterini bulup okumasıyla ikinci öykü olan babasının öyküsü başlar. Zehra’nın babası Mürşit Efendi de tıpkı Zehra gibi idealist bir gençtir. Kendisini okutan devlete ve millete hizmet aşkıyla yanıp tutuşur. Gittiği kasabalarda be yaptığı görevlerde bürokrasinin her anlamda çürümüşlüğüne şahitlik eder. Buna rağmen idealizminden taviz vermez. Daha sonra Zehra’nın annesi ile evlilik gerçekleştirecektir. Bu evlilik ona hayır getirmez. Eşinin ve kayınvalidesinin iyi görünümleri altında sürekli onu masraf yapmaya sevk eden taleplerine, başkaları hakkında düşmanlık gütmeye sevk eden dedikodularına aldanır. Bu evlilik Mürşit Efendi’de çöküşün başlangıcını oluşturur. Verilen her
Edebiyat
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,5bin okunma
Eric Hoffer/Kesin İnançlılar
Puan vermedi·196 syf.··
2024 26. kitabı
Uzun yıllar kitle hareketlerinin içinde bulunmuş biri olarak bu eseri okuduğum zaman çok tanıdık olgularla karşılaştım. Kitle hareketlerinin sosyal, psikolojik altyapılarını, hayal kırıklığına uğramış insanların bir kitle hareketinin içinde nasıl var olduklarını; fanatizm, liderlik, söz ustaları gibi unsurların kitle hareketleri içindeki yeri ve konumunu; devrimci, milliyetçi ve dinsel hareketlerin, nazizim, faşizm ve komünizm gibi siyasal akımların, İslamiyet, Hristiyanlık ve Yahudilik gibi dini inançların, tarihe damga vurmuş kitle hareketlerinin nasıl var olduğu, nasıl serpilip geliştiği ve bunların tarihsel, kültürel, sosyolojik, ekonomik ve psikolojik altyapıları çok çarpıcı bir şekilde ele alınmış. O kadar çok cümlenin altını çizdim ki hangi birini ekleyeceğimi şaşırdım. Herkesin ama herkesin okuması gereken bu kitabı 1000Kitap ailesine de şiddetle tavsiye ediyorum. Eric Hoffer Kesin İnançlılar
Edebiyat
Kesin İnançlılarEric Hoffer · Plato Film Yayınları · 20073,719 okunma
Yakup Kadri Karaosmanoğlu/Nur Baba
Puan vermedi·194 syf.··
2024 16. kitabı
Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun Nur Baba romanı kendisinin de Bektaşilikle yakınlaştığı bir dönemde ele aldığı Osmanlı toplum ve devlet düzeninde yaşanan bozulmalar gibi Bektaşilik gibi dini kurumlarda da yaşanan bozulmayı dile getirdiği bir romandır. Toplum yaşamında, devlet yaşamında ve dini kurumlarda yaşanan bu çözülmeler devletin de mukadder olarak yaşayacağı çözülme ve yıkılmayı beraberinde getirmektedir. Yakup Kadri bu çözülme ve yıkılışı roman karakterleri üzerinden ve Nur Baba tekkesi olarak adlandırdığı Bektaşi tekkesi üzerinden ele almaktadır. Nur Baba tekkesindeki karakterlerin başında Nuri adındaki daha sonra Nur Baba olarak adlandırılan karakter gelmektedir. Nur Baba tekkenin selameti adı altında genç kadınlara, onların mal varlıklarına ilgi duyan, kadınlar yaşlandığında ise onlara yönelik ilgi ve alakası yok olan bir karakterdir. Romanda oldukça geniş yer kapsayan Ziba Hanımefendi de ailesi ve çevresi tarafından olumsuzlanan daha sonra Nur Baba tekkesinde kendini bulan, kıskanç, Nur Babaya ve onun alakasına ilgi duyan hatta muhabbet besleyen bir karakter olarak okuyucuya sunulmaktadır. Nur Babanın ilgisi Nigar Hanıma kayınca bir muhabbet ortamında kendinden geçip bayılacak kadar hasetle doludur. Nitekim Nur Babanın ilgisi kaçınca kendisine kumar ve borsa gibi yeni eğlence araçları bulup tekkeden uzaklaşacaktır. Romanın en önemli karakterlerinden bir diğeri ise Ziba Hanımefendinin yeğeni Nigar Hanımdır. Nigar Hanım evli ve iki çocuk annesi oldukça zengin bir aileden gelmektedir. Kocası ise İspanya’da büyükelçidir. Onun zenginliği, gençliği ve güzelliği Nur Baba’nın dikkatini çeker ve tekkeye gelmesini ve mürşidi olmasını ister. Nigar Hanım da Nur Babanın aşkına kapılarak kocasını, çocuklarını, annesini kısaca aile ve çevresini bırakarak onun yanına gelir. Fakat başka
Edebiyat
Nur BabaYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 20181,435 okunma
Yaşar Kemal/Dağın Öte Yüzü
Puan vermedi·840 syf.··
2024 15. kitabı
Yaşar Kemal, Çukurova romancısıdır. Onun romanlarında Çukurova’nın efsaneleri ve gerçekleri iç içedir. Dağın Öte Yüzü romanı da Ortadirek, Yer Demir Gök Bakır, Ölmez Otu romanlarından müteşekkil bir üçlemedir. Bu üçleme Doğayla Çatışanların öyküsüdür. Dağın Öte Yüzü üçlemesinin ilk kitabı olan Ortadirek’te Yalak köylülerinin pamuk zamanı Çukurova’ya inmesi anlatılır. Köyün muhtarı Sefer ve Bekir’in alacakları komisyon uğruna toprak ağalarıyla yaptığı işbirliği ve köylünün borçlu olduğu Adil Efendi ile olan ittifakları göze çarpar. Bu romanda öykü, atları ölen Uzunca Ali’nin anası Meryemce’yi Çukurova’ya pamuk toplamaya sırtında götürmeye çalışmasıdır. Öykünün tüm kurgusu anasını sırtında Çukurova’ya taşıdığı için köylülerinden geri kalan Uzunca Ali’nin, karısı Elif’in, çocukları Hasan ve Ümmühan’ın başından geçenlerden ibarettir. Adil Efendi korkusu, muhtarın köylüleri komisyon için çorak tarlalara sokması, köyden Çukurova’ya inerken doğayla çatışmaları, köylüleriyle ve Koca Halil ile ilişkileri geri dönüşlerle anlatılır. Roman çorak tarlada pamuk bulamayan köylülerin yaşadığı yıkım ve son anda onlara yetişen Uzunca Ali ve ailesinin gelmesiyle sonlanır. Dağın Öte Yüzü üçlemesinin ikinci kitabı Yer Demir Gök Bakır ise köylülerin borçlu bir şekilde geriye döndükleri köy yaşantılarını konu edinir. Köylü Adil Efendi’ye borçludur ve bu borcun kapatılmamasının nedenini de Muhtar Sefer’in onları komisyon uğruna çorak tarlaya sokması olarak görmektedir. Bu sebepten ötürü köylü, Adil Efendi korkusundan ve Muhtar Sefer düşmanlığından dolayı kendilerine farkında olmadan bir kurtarıcı aramaktadır. O kurtarıcı da köylüyü Sefer’e karşı sürekli uyaran Taşbaşoğlu Memet’tir. Memet bir anda kendini ermiş olarak bulur. Köylü onu ermiş olarak görmekte ve hakkında efsaneler üretmektedir. Taşbaş Memet her ne
Edebiyat
Dağın Öte YüzüYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 2015373 okunma
Reklam