Eve dönmek aslında içinde hiçbir zaman tam anlamıyla bulunmadığımız yerlerden geçmekle mümkün bebeğim, yolu mekan bilmek ama onu yurt edinmemekle mümkün, dolayısı ile dünyayı kalpten söküp attığımızda asıl eve doğru yürümez miyiz?
“Toplumun şansı kontrol altına almak için kullandığı yollardan biri de -kölelerin seçme özgürlüğünü önlemek adına- geçmişin şimdiden daha asil olduğunu söylemektir.”
Hızlandırılmış edimin huzursuzluğu uykuya kadar sızar. Geceleyin, uykusuzluğun süremi olarak devam ettirir kendini. ‘Uykusuz gece: İşte en kısa formülü, içi boş zamanın geçişini unutmaya çalışır ve tan ağartısını boşuna beklerken hiç sonu gelmeyecekmiş gibi uzayan azap dolu saatlerin. Ama uykusuz gecelerin asıl korkunç olanlarında, zaman sanki büzüşüp ufalmıştır ve avuçlarımızın arasından verimsizce kayıp gidiyordur. … Ama saatlerin bu büzüşmesinin açığa çıkardığı şey, vaadini yerine getirmiş zamanın tersidir.’ Adorno’nun ‘telaşlı uykusuz gece’ ifadesi bir paradoks teşkil etmez çünkü telaş ve içi boş sürem aynı kaynaktan çıkar.
Günün telaşı içi boş bir form olarak geceye hükmeder.
İçi boş bir zamanın geçişine maruz kalınca uyumak imkânsız olur.