Şimdi sonsuza kadar ete saplanmış bıçakla yaşamak gibi geliyor, hayalsiz ve geleceksiz, ölmek için doğru bir yer arayarak çırpınan ruhun sırtında bir bıçakla sürüklenişi aşk.
Ne tehlike, ne yorgunluk! Sonunda kucağıma düşeceğine emin olduğum bir şeftalinin, dalında ağır ağır irileşip kızarmasını beklemeye benzer zahmetsiz ve sakin bir aşk!