Âşık oldukları adamı sevgileri aracılığıyla değiştirebileceklerini zannetmek biz kadınlara özgü kadim bir gafletmiş meğer.
Sayfa 365
(Bir köşede Yaşlı Kadınlar bağdaş kurmuş, iki yana sallanıp durmakta ve bir yandan büyükçe bir kazan kaynatarak, kazanı karıştırmaktadırlar. Sonra yaşlı bir adama bembeyaz bir kefen giydirirler, adam kefeni giymek istemez, diretir, sonra giyer. Yaşlı Kadınlar, kefenin üzerine kırmızı boya çalarlar. Adamın başı düşer, kolları gerilmiş gibi açık kalır iki yanında. Bir süre adamı ölü olarak gezdirirler, sonra kefeni çıkarıp ateşe atarlar. Kefen ateşe atılınca adam yerinden fırlayıp, ateşin çevresini dönmeye başlar. Genç kızlar, adam dönerken el çırparlar. (Daireler giderek daralır. Mırıltılar, ayin duaları, iniltiler yükselir. Daire giderek küçülmüş yalnızca adam boyu ateş kalmıştır ortada. Daire en daraldığında, ve bir ateş, ve bir de çevresine kilitlenmiş kalabalık kalınca ortalıkta:) EZİDİLER- Cümle kötülükler bu daireye hapsolsun! Cümle kötülükler bu ateşte yansın, yok olsun!
Hayata Dair
Reklam
“Bir insan Ruhi’ye niye âşık olur? Ruhunun bütün kemikleri yanlış kaynamış bir adamı düzeltmek iddiası mı? İnsanlar yüzyıllardır aşk diye birbirleriyle uğraşıyorlardı. Ruhi’yi tashih edemezsin Nurhan, insanlar baskıya hazırlanan kitap değiller.”
Sayfa 54 - YKY·Kitabı okuyor
Sanırım kadınlar önce bana aşık oluyor, sonra dünyanın en sarhoş adamı olduğumu fark ederek onlara uzun süre yoğunlaşamayacağımı anlıyor ve bunun üzerine kıskançlığa kapılıyorlar, ben Tanrı'ya Âşık bir aptalım oysa, o kadar. Evet, öyleyim.
Sayfa 25·Kitabı okudu
Edebiyat
Bende hiç sevmem :))
Sevmedim bu adamı, Nereden çıktı bu? Eli aya­ğı düzgündü ama tuhaf bir şey vardı onda. Nasıl desem biraz donuk mu, mağrur mu? Hayat boyu hiç sevmemişimdir ka­sıntı tipleri. O vakitler başlamış demek ki bu huyum.
Alıntı
‘’Ben seni tanıdığım da masumdum…sonra bir daha masum olamadım, hem de hiç.’’
Sayfa 315·Kitabı okudu
Reklam
Reklam