Basite indirgersek, yasanın alanına ait olan her şeyin bundan böyle devlet üzerinden, arzu alanına ait olan her şeyin de kâr arayışı üzerinden şekillenme eğiliminde olduğunu öne sürebiliriz; kişinin gelişimi ve hatta aşk bile serbest girişimin en yeni alanlarının bir parçası haline gelmiştir!
Kapitalist, insan sahafıdır. İçlerinde aşk olmadan yaptıkları araştırmalar insan bilimini yaratıyor. Daha fazla prezervatif ve doğum kontrol hapları satabilme leri için yıllarca cinsel devrim, cinsel özgürlük diye rek, feodal toplumları da yıkıp, cinsel birleşme yaşını ellerinden geldikçe düşürdüler. Batı, flört evlenme den önce çok fazla erkekle hem hal olabilme bilincini yerleştirirken Doğu toplumlarındaki görücü usulünü ilkel göstermek adına yazmadık kitap, çelemedik film bırakmadı. Bakalım işin sonu nereye varacak?
Çünkü devrimler bizim milli karakterimizdir. Çünkü devrimler ulusumuzun özünden çıkar. Ve o ulusun öz yapısını değiştirir. Değişen öz yapı, yeni devrimleri özler. Yeni devrimler de değişmiş olan bu öz yapıyı yeniden değiştirir. Bu nedenle devrimler süreklidir.
(...) fotoğraflar Kafka'nın yaşamında ve eserinde aynı rolü oynamaz. Nefretle büyülenme arasında sürekli bir git gel vardır. Üst düzey kadro olmasına rağmen (hiç de sıradan bir bürokrat olmayan) Kafka, başkalarını kontrol etme, örneğin bürokratik bir hiyerarşi bağlamında onları kontrol etme yönündeki mikrofaşist arzusunu yenmek zorundaydı. Bir fotoğrafta dondurulmuş olan bu öteki, uzaktan kontrol ediliyordu; başı öne eğik, bakışları kaçamak, bir tür itaat hali olarak somutlaşmıştı. Oysa Kafka, Felice'yle²³ tanıştıktan sonra her şey değişir. Libido taarruza geçer. Amaç, ötekine hep uzaktan sahip olmaktır; ama aynı şekilde değil. Kafka, Felice'ye sadece aşk mektuplarıyla sahip olmaya çalışır. Artık Felice sadece bir nesne değildir, Kafka, Felice'nin bütün canlılığını ister. İmge artık donmuş değildir, Felice kendini çoğaltmaya başlar, Felice'nin kimliği çoklu hale gelir; mektuplarda sayısız Felice'yle ve sayısız Kafka'yla karşılaşılır. Kafka'nın Felice'yi sahiplenmesi artık dışarıdan değil, içeridendir. Aşkın baştan çıkarması, semiyotik köleleştirme, bu durumda çok daha karmaşık uygulamalar halini alır.
Sayfa 34 - ²³ Felice Bauer (1887-1960), 1912-1917 arasında Kafka'yla özellikle mektuplaşmaya dayalı tutkulu bir ilişki yaşar. Kafka Felice'yle iki kez nişanlanır, fakat Felice her seferinde nişanı bozar.·Kitabı okuyor