Düşünce tarihine baktığımızda, trajik düşünürler ve anti-trajik düşünürler arasında bir ayrışma tespit edebiliriz; bizzat kendisi trajik olan bir çatlak gibi de görülebilir bu. Bir tarafta anti-trajikler: İsa ve Marx, Buda ve Sokrates, ve ayrıca Keynes ve genel olarak mutluluk felsefeleri. Onlara göre her şeyin bir anlamı vardır, her şey dünyevi veya göksel bir kurtuluşla iyi biter. Diğer tarafta trajikler: Kant ve Freud, Nietzsche, Max Weber ve Schumpeter. Onlara göre, gölgesi olmayan ışık yoktur, görünmezlik olmadan görünürlük, mutsuzluk olmadan mutluluk, hep mutlu geçen bir aşk da yoktur.
Sayfa 126·Kitabı okudu
onun iki dudağının arasında başladı ve bitti benim her devrimim
Sayfa 48 - Pegasus
Edebiyat
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İnsanoğlu aşk ve devrim için doğuyordu.
Sayfa 83·Kitabı okudu
devrimler bizim milli karakterimizdir. çünkü devrimler ulusumuzun özünden çıkar. ve ulusun öz yapısını değiştirir.
İstersen şöyle gidelim: İşin hem başı hem de sonu değil, yani tamamı değil, ama en başı devrimciliktir. Devrimcilik, insanın içinde yaşadığı düzenin, toplumun, sonra da dünyanın köklü biçimde değişmesi gerektiğine inanması, bunun için mücadele etmesidir. Dolayısıyla devrimciliğin işin en başında bireysel düzlemde duygusal-psikolojik bir boyutu olduğunu söyleyebiliriz. Belki "devrimci romantizm" de denebilir.Romantizm dediğimde bunu bizde çok yapıldığı gibi aşk meşk işleriyle karıştırma. Dünyaya ve ülkeye bakışta birey eksenli duygulanmaları, esinlenmeleri ve belirli bir öznelliği kastediyorum.
Sayfa 16
Alıntı
Söyleyemediğim
Söz ki, ucu kırılan bir hançerdir elimde Korsanlar kuşatıyor duygu memleketini Dargın ve merhâmetsiz bir gecenin ardından Çilekeş bir gündüzün ürkek karanlıkları Fışkırıyor harflerin kapı aralığından Hançer deli, haramî, hançer ücra ve paslı Gönül mahkûm, yaralı, gönül tenhâ ve yaslı ..