Sahabede bile tarihselcilik varken bizdeki yobazlara ne demeli?
Öte yandan, meşhur tabiî âlim Atâ b. Ebî Rebâh (ö. 114/732), Medine döneminde Müslümanlar ile müşrikler arasındaki gergin ve problemli ilişkilere atıfta bulunan Mümtahene 60/10-11. ayetler bağlamında İbn Cüreyc'in (ö. 150/767), "Müşriklerden evli bir kadın Müslümanlara gelse ve İslam'ı benimsese, ilgili ayetteki "ve-âtûhüm mâ enfekû" (O kadınların eski kocalarına evlilik sırasında mehir olarak ödedikleri para veya malı iade edin) ifadesi mucibince o kadının müşrik kocasına herhangi bir mehir bedeli ödenir mi?" şeklindeki sorusuna, "Bu hüküm sadece Rasûlullah ile çağdaşları arasında geçerliydi" (innemâ kâne zâlike beyne'n-nebiyyi ve ehli ahdih) diye cevap vermiştir. Ebû Bekr İbnü'l-Arabî (ö. 543/1148) gibi bazı müfessirler ise aynı ayetle ilgili olarak, "Allah'ın bu ayetteki hükmü ümmetin icma ettiği üzere o zamana, özellikle o zaman ve zeminde meydana gelen olaya mahsustur"şeklinde bir görüş belirtmiştir. "İlmin kapısı" diye anılan Hz. Ali gibi bir sahâbînin, "Bu ayetteki hükmü benden önce hiç kimse uygulamadığı gibi benden sonra da hiç kimse uygulamayacaktır" dediği, tefsirdeki otoritesi tartışmasız olan İbn Abbas gibi bir diğer sahâbînin, Nur 24/58. ayetteki hüküm hakkında kendisine sorulan bir soruya, "Bu ayetteki hüküm işlevini yitirmiştir; bugün bu ayetteki hükmü uygulayan birinin varlığına şahit olmadım" diye cevap verdiği, ayrıca ilâhı vahye muvafakatlarıyla tanınan Hz. Ömer gibi bir sahâbînin Kur'an'daki sarih hükümlere, sözgelimi Tevbe 9/60. ayette zekât gelirini harcama kalemleri arasında müellefe-i kulûb sınıfı açıkça zikredilmesine rağmen, bu kalemden pay isteyenleri açıkça reddettiği halde bütün bu sahâbîlerden hiçbirinin İslam'a ve Kur'an'a sadakatsizliği akıllarının ucundan dahi geçirmemiş olmaları acaba nasıl izah edilebilir? Yine Hz. Ömer'in müellefe-i
Sayfa 19 - Kırmızı Kedi Yayınevi·Kitabı okuyor
Din
Ey kerem-kânı resûl-i Kibriya Kemterindir bu Selimî pür-hatâ Dergâhından iltica eyler atâ Elmeded ey ma'den-i nur-i Hüdâ
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Hayali Beye ait olup olmadığı şüpheli olan beyitler
Yėter tehī gezdüm yėter Bir ḥāl olayın bir zamān Her dil ki zülfüñ ile şehā bī-ḳarār ola Varı cihān içinde anuñ tārmār ola Tīġler kim çekdi cevlān içre ol ḳātil baña Pīrehen çāk eyledüm tā olmıya ḥāʾil baña Luṭf u ġażab ki ʿayn-ı nigāruñ feni geçer Ey dil ṣaḳın o ġamze-i ẓālim seni geçer Bināgūşuñdaki şol ṣāfi dür kim pāk gevherdür Saʿādet āsmānı üzre ṭāliʿi saʿd aḫterdür Göñlümi meftūn ėden şol ʿanberīn kākül midür Baġrumı pür-ḫūn ėden şol nergis-i şengül midür Cānum ārāmı içün şol söz ki cānāndan gelür Ṣan nesīm-i cān-fezādur āb-ı ḥayvāndan gelür Lebüñde ʿıṭr-ı vefādur ḫaṭuñ ki cāna deger Şemīm-i cāna degül mülket-i cihāna deger Ne belālar k’ola ol şekl-i hümāyūn eyler Ne ʿanālar k’ola ol ḳāmet-i mevzūn eyler Geldi ʿīd elde cām-ı Cem yaraşur Gitdi devrān-ı ġam naġam yaraşur
Sayfa 70
Edebiyat
Birgün
Yürü bre yalan dünya Sana konan göçer birgün İnsan bir ekin misâli Seni eken biçer birgün Ağalar içmesi hoştur O da züğürdlere güçtür Can kafeste duran kuştur Elbet uçar gider birgün Aşıklar der ne olacak Bu dünya ma'mûr olacak Haleb'i Osmanl(ı) alacak Dağı taşa katar birgün Yerimi serin bucağa Suyumu koyun ocağa Kafamı alın kucağa Garib anam ağlar birgün Yer üstünde yeşil yaprak Yer altında kefen yırtmak Yastığımız kara toprak O da bizi atar birgün Bindirirler cansız ata İndirirler tuta tuta Var dünyadan yol Ahret'e Yelken gider salın birgün
Sayfa 374 - Milli Kültür Yayınları 1962 Baskısı·Kitabı okudu
1.Ayet-"Ve’l-leyli izâ yagşâ." (Karanlığıyla ortalığı bürüdüğü zaman geceye yemin olsun.) 2.Ayet-"Ve’n-nehâri izâ tecellâ." (Açılıp aydınlandığı zaman gündüze yemin olsun.) 3.Ayet-"Ve mâ halaka’z-zekera ve’l-ünsâ." (Erkeği ve dişiyi yaratana yemin olsun ki;) 4.Ayet-"İnne sa’yekum le-şettâ." (Şüphesiz sizin çabalarınız çeşit çeşittir.) 5.Ayet-"Fe-emmâ men a’tâ vettekâ." (Kim paylaşır (verir) ve sorumluluk bilinciyle yaşarsa,) 6.Ayet-"Ve saddeka bi’l-husnâ." (Ve en güzel olanı (iyiliği, hakikati) tasdik ederse,) 7.Ayet-"Fe-senuyessiruhû lil-yusrâ." (Biz ona en kolay olanı (huzuru, iyiliği) kolaylaştırırız.)
baba racon..
Merkezde Topçu Mevzi'inden Emr-i Yevmi (Günlük Emir) 17/2/331 (30/4/1915) Öğ. sonra så'at 5 Mâdde 1- İleri hatlarda bulunan bi'l-'umum kita'ât efrâda gelişigüzel mahallerde åbdest bozmadan men edip, aynı mevki'lerde hela çukurları te'sîs edecektir. Mâdde 2-Kolordu firka idâreleri kıta'âta sıcak yemek yedirmek hususunda son derece gayret ve fa'âliyet ibrâz etmekte iseler de i'âşe me'mûrlarından ba'zılarının bu hususa lâzımı kadar ri'âyet etme- yerek merbût oldukları idarelere uğramamakta ve kıta'âtın zeytin, peksimet gibi şeylerle idâre etmekte oldukları haber alındı. Bu ha- reketler ile kendilerini büyük mes'ûliyete maʼrûz kılıp, bu hususda idâre kıt'aya îtâsıyla beraber ta'kîbât icrâsı ve 'askere sıcak yemek ve ekmek yedirilmesinin te'mînini ehemmiyetle taleb ederim. Mådde 3-Hatt-ı harbden kaçtığından dolayı 72 ve 77. Alaylardan üç nefer îdâm edilmiştir. Ma'hazâ vatana ve orduya ihânet fikr-i emelinde bulunanların bilâ merhamet 'aynı 'âkibete dûçâr olacaklarının bi'l-cümle efrâda tebliği lâzımdır. 19. Fırka Kumandanı Kâ'im-makâm M. Kemâl
Sayfa 137·Kitabı okudu
1915 Çanakkale Savaşları