Avanaklar :)
9/10
·224 syf.··
2023 32. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Ekim 2023 10:56
Keyfimin pek yerinde olmadığı bir zamanda beni yormayıp tebessüm ettiren bir kitap okumak istediğimde elime aldım ve daha fazlasını bulup güle güle okudum. Kitapta hastalık hastası olan George, Harris ve Bay J.'nin ( bir de köpeğimiz Montmorency) kayık kiralayıp Thames Nehri'ne iki haftalık gezintiye çıkma macerasını anlatıyor. Zeki Alasya ve Metin Akpınar'ın filmini izlercesine okudum ve eğlendim. Betimlemeler başarılıydı ve akıcı bir anlatımı vardı. Olaylardan ziyade bakış açıları, yorumları ve içimizden olan, bizi anlatan tespitleri yerli yerindeydi. Tavsiye ederim.
Bir Kayıkta Üç KafadarJerome K. Jerome · Can Yayınları · 20201,028 okunma
10/10
·217 syf.··
2023 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2023 21:48
"Her şeye inanan avanaklar böyle ağa düşerler, Değerli, namuslu, suçsuz kadınlar işte böyle lekelenirler." Bu cümle kitabı baştan sona tanımlıyor. Özdemir Nutku çevirisi ile bir çırpıda bitti. Kötülüğün vücut bulmuş hâli ve de fiştekleyicisi olan Iago'nun karakter analizini de okumak gerek. -Edit : [Okuduklarım arasında hak verdiğim cümlelerden biri => " iago' nun aktif olarak "kötülük" te bulunmaması, insanların içinde halihazırda varolan "kötülük mekanizması" nı ateşlemesi ve geri çekilip olayların trajediye dönüşmesini izlemeye koyulması..."]. Biraz daha analiz okursam Iago nun çok da suçlu olmadığını, tüm suçun bu kışkırtmalara gelen karakterlerde olduğunu düşüneceğim. -Edit bitti. Iago ne kadar şaşılır derecede kötüyse Othello'nun da bir o kadar saf olması da ayrı bir şaşkınlık yarattı bende. Bu kadar severken bir insanı, nasıl peşin hüküm verebilmiştir? Dolduruşa gelmiştir? Desdemona'nın dediği gibi " İnsafsızlığın elinden çok şey gelir."
OthelloWilliam Shakespeare · Remzi Kitabevi · 199426,8bin okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Kıskançlık, hiç bu kadar trajik anlatılmamıştı.
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2023 8. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2023 19:43
"En kara günahları işletecekleri zaman şeytanlar, Bunu önce sevap diye yutturmaya kalkarlar." 57 Shakespeare'in bu oyunu, İtalyan roman yazarı ve şair olan Cinthio tarafından yazılan "Moor of Venice" adlı kısa hikâyesine dayanarak, yaklaşık 1603 yılında yazıldığı sanılıyor. Cinthio'nun Othello'ya ilham olan masalı ise yaklaşık 1508 yılında Venedik'te meydana gelen yaşanmış bir olaya dayanılarak yazılmış olduğuna inanılıyor. Bu masal aynı zamanda daha önce Binbir Gece Masallarında anlatılan eserlerden biri olan "Üç Elma" hikâyesinde betimlenen bir olaya da benzemektedir. Ayrıca Othello, 1930'lu ve 1940'lı yıllarda Türkiye'de taşra şehir ve kasabalarında gezgin çadır ve halk tiyatrolarında yaygın olarak Arabın İntikamı adıyla temsil edilmiştir. Shakespeare, bu oyunun da biz okuyucularını Kıbrıs'a götürüyor. Osmanlı donanması, Girit adasından sonra Kıbrıs'a yelken açarak Hristiyanların hem korkulu rüyası, hem de baş düşmanları olurlar. Venedik dukası emrinde ki en iyi adam olan, aynı zamanda Mağribi (Arap kökenli) bir komutan olan Othello'yu Kıbrıs'a gönderir. O sırada Othello sevdiği kadın olan senatörün kızı Desdemona'yı kaçırarak gizlice evlenmiş, Desdemona'nın babasıysa bu gizli evliliği öğrenir öğrenmez adamlarını toplayarak Othello'nun peşine düşse de Othello'nun ani Kıbrıs görevi dolayısıyla ona bir şey yapamaz ve istemeden de olsa kızının bu adamla gitmesine göz yumar. "Göründükleri gibi olmalıdır insanlar, Eğer değillerse göründükleri gibi, İnsan değil, şeytandırlar." 69 Burada oyuna 'antagonis' karakterimiz İago dahil oluyor. İago, Othello'nun sancak çavuşudur ancak Othello yakışıklı bir teğmen olan Cassio'yu yaveri olarak yanına alır ve İago, itibarına gölge düşürecek bu adamı yaver olarak yanına aldığı için Othello'ya düşman olur. Othello'nun yanına
Shakespeare
OthelloWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202426,8bin okunma
Kitapta Hz. Adem efendimiz ve Hz. Havva validemiz için avanaklar tabiri kullanılmış. Bu sayfaya geldiğimde bıraktım. Hz. Allah Cennet ve cehennem için saçma sapan tabirler kullanılmış.
BizYevgeni İvanoviç Zamyatin · İthaki Yayınları · 202011,9bin okunma
ZÜBÜK'ün Özetçesi
Puan vermedi·272 syf.··
Beğendi
·
2021 66. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2021 16:50
ZÜBÜK Zübük bir tane değil, biz hepimiz birer zübüğüz. (263) Bizim hepimizin içinde zübüklük olmasa, bizler de birer zübük olmasak, aramızdan böyle zübükler büyüyemezdi. Hepimizde birer parça olan zübüklük birleşip, işte başımıza böyle zübükler çıkıyor. Oysa zübüklük bizde, bizim içimizde. Onları biz kendi zübüklüğümüzden yaratıyoruz. Sonra, zübüklüklerimizin bitek Zübük’te birleştiğini görünce ona kızıyoruz. Bu zübükler her yerde var, biz zübükler nerde varsak, onlar da orda… Kendi içimizdeki zübüklükleri biriktirip, birleştirip zorlaya zorlaya zübük yaratıyoruz. Gerçekte zübük biziz, benim, sensin… Karşımıza bir zübük çıkıyorsa, onun zübüklüğünde bizim de bir parçamız var. (264) *** Öyle bir şey ki Zübük, herkes onun ne olduğunun farkında ve buna rağmen dolandırıcılığından kurtulamıyor. Bir şekilde kendini Zübük’e teslim ediyor. Kitaptaki öğretmen bile, tüm bu anlatılanlara karşın, en sonunda “Biliyorum, hemşerileri için ne yapsa, paralansa, yine onlara yaranamayacak, yaptığı her iyilik kötüye yorumlanacak.” (262) diyerek Zübük’e teslim oluşunun örneğini gösteriyor. Kandırıldığının farkına varınca “Zübük İbrahim paramı alıp beni kandırdığı için böyle (Yukardaki alıntılar) söylemiyorum. Ama böyle doğru düşünebilmem için benim de aldatılmam gerekliydi. Bizim millette “Zübük” tercihli seçimdir. İnsanlar bile isteye seçerler içimizdeki Zübük’ü. “Çalıyor ama çalışıyor, Ağzı laf yapıyor. Falancayı dolandıran adam Alamanyayı da dolandırır Amerikayı da…” diyerek tercihinin ne kadar da akla mantığa yatkın olduğunu önce kendine sonra da çevresine ispatla sorumluluk hisseder. Ve bunu yapar da hatta. Hatta kendi tercihinin dışındakilerin de ne kadar yetersiz, faydasız olacağını ispatlamaya çalışır. İşte Zübük, gücünün kaynağını halktan alır. Ve karşılıksız. Ve hatta bu güce
ZübükAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 20128,3bin okunma
Türk Saplantısı - Giovanni Ricci
8/10
·232 syf.··
2021 6. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2021 00:31
Bu kitapta, İtalyan tarihçi ve türkolog Giovanna Ricci, Avrupalıların gözündeki Türk çağrışımını anlatıyor. Diyor ki yazar: "...İtalyanca'da Turchi, "Türkler"; Turcho (modern yazımla turco) ise "Türk"anlamına gelmektedir. Eskiden "Türkler" sözünün bugünkünden daha geniş bir anlamı vardı. Bu söz sadece dar anlamıyla sultanın tebaasını değil, neredeyse bütün Müslümanları kapsıyordu. O kadar ki, çeşitli Avrupa dillerinde "Türkleşmek" deyimi aslında Müslüman olmak, İslam dinine geçmek anlamına geliyordu..." Yazarın son sözüne dikkat edin, yazar burada diyor ki; Avrupalı için Türk eşittir Müslimdir... Bunu, tarih bilimi alanında otorite olmuş tarihçilerimiz de diyor. Gelin görün ki, Türk halkı her şeye ideolojik açıdan baktığı için bu tanımı kabul etmiyor. Bilimsel realiteyi ya reddediyor ya da çarpıtıyor. Geçmişte Türkiye'de şahsına münhasır bir şair, "Kafirle çatışmayı göze alan Müslümana Türk denir." deyince, şairi ipine takan olmamıştı. Hatta istihza mevzusu edenler olmuştu. Şair bir şeyin farkındaydı; Türk olmak demek, dünyada "etkisiz olmayan Müslüman olmak" demektir. Gelin görün ki, bu tarihsel realiteyi, rasyonellik aracılığıyla yorumlamaya çalışan zihinler var. Onlara yalnızca acıdığımı belirtmek isterim. Giovanni Ricci, Türkler ile Avrupalıların Akdeniz ve Balkanlardaki güç mücadelelerini anlatıyor; Avrupadaki Türk korkusunun zamanla nasıl saplantı haline geldiğini anlatıyor. Avrupalıların bu saplantısı, tipik sayabileceğimiz bir dizi olay aracılığıyla irdeleniyor ve incelenen belgeler sayesinde şaşırtıcı yaşam öyküleri ortaya çıkartıyor yazar. Türklere yönelik nefret, sevgi ve korkunun, (ki bu nefret ve korku genel iken; sevgi ise, biraz daha kölelik gibi tikel durumlara özgü durumlarda geçerli) Yeniçağ Avrupa'sında ne raddeye geldiğini anlatıyor. Giovanni
Siyaset
Türk SaplantısıGiovanni Ricci · Kitap Yayınevi, · 200537 okunma