Bașlıkta da dediğim gibi intikam almak için sabretmeniz gerektiği, olay örgüsűnün bitmek bilmediği, bi süre sonra kim kimdi ya diye duraksadığım ama çok keyifle okuduğum yeni romanım: Monte Kristo Kontu
Dünya klasiklerinden baș taçlarından olan Monte Kristo Kontu romanı, benim okuduğum versiyonu 600 sayfa ama orijinali 1000 sayfadan fazlaymıș ilk önce gözüm korkmadı değil; akıcı, anlașılır ve devasa olay örgüsüyle hayran olduğum bir yapıt oldu.
Ana konusu; Edmond Dantes adlı genç bir denizinin üstüne atılan iftira sonucu hapse girmesi ve 14 yıllık hapis hayatından sonraki değișimini okuyoruz.
Sadece Edmond değil o kadar çok karakter ve onların çocukları var ki, kim kimdi kimin çocuğuydu bir çizerge hazırlamak lazım.
Uzun olması ve olay örgüsü gözünüzü korkutmasın, bu karantina günlerinde tüm dıș dünyayla bağlantınızı kopartarak gönül rahatlığıyla okuyabilirsiniz.
Kitap gerçekten çok hızlı bir bașlangıç yapıyor hatta okuyucu olarak daha 100'lü sayfalarda e konu bitti daha ne olabilir ki diye düşünmeden edemedim. Eğer çok fazla klișe bilen/okuyan biriyseniz olayları çok rahat tahmin edebilirsiniz.
En sevmediğim șey fazla tesadüflere sahip olmasıydı ve hikayede bütün olaya konta bağlanıyordu. Biri mi iflas etti? Monte Kristo orada. Adam kaçırma mı var, Monte Kristo orada. Biri mi öldü? Orada da Monte Kristo...
Romanın vermek istediği yardımcı mesaj; sabretmek, ümit etmek, iyiliğe iyilikle kötülüğe kötülükle karșılık vermek...
Anlatılmak istenen asıl konu ise en basit hayatlara bile göz koyanlar vardır. Önemli olan onları ve size karșı davranıșlarını fark edip zamanında müdahale etmektir.
Uzun lafın kısası çok severek okuduğum ve sadece baș role değil tüm karakterlere bir anlam yüklediğim Dünya Klasiği Monte Kristo Kontu geniș olay örgüsü ve hoș hikayesiyle tüm