Herkes zaten biraz delidir...
10/10
·216 syf.··
2023 1. kitabı
Kendimi bildim bileli deli hissettim. Zaten bu dünyada yaşayabilmek için, -gerçekten yaşayabilmekten bahsediyorum- biraz deli olmak gerek. Yoksa yorucu ve sıkıcı, keyifsiz günlük rutinler içinde sıkışıp kalıyor, yaşadığımızı söyleyerek kendimizi kandırıyoruz yalnızca. Bu kitap bana deliliğimde özgürlüğü bulmamda yardımcı oldu ve yıllardır hep söylediğim şeye daha derinden inanmamı sağladı; herkes biraz delidir, herkes kendine delidir ve deli olmadığını söyleyerek aslında yine deli olmadığını söyleyenlerin ‘normal’ dedikleri bir tanıma uydurmaya çalışır kendini. Kitabı okumadan önce akıl hastanelerinin en işe yaradığını sorardım hep kendime, zaten kendini ‘deli’ olarak tanımlayan ve doktorlarca da bu durumu tasdiklenen bir insanı bir yere kapatıp ona daha çok deli olduğunu söyleyerek, nasıl bir iyileşme sağlayabilirsiniz ki? Artık biliyorum; bu yerler aslında delilerin, deliliklerini özgürce yaşamalarına izin veren ve onlara, diğer herkesin de kendileri gibi deli olduğunu gösteren bir yer. Bu özgürlük ve farklılıkta aynılaşma durumuyla birlikte iyileşme zaten hedeflenmiyor, kişi kendini kabul ediyor ve farklılığında yaşamayı öğreniyor, hatta farklılığını sevmeyi. Romanın başında sonunu sezmiştim, siz de belki neler olacağını anlayabilirsiniz ama emin olun ki; bu roman sonu bilindiği için keyfi kaçacak bir kurguya sahip değil, aksine bilindiğinde daha farklı ve derin bir anlatıma sahip oluveriyor. Eğer siz de deliyseniz ve bu deliliğinizde özgürlüğü arayanlardansanız okuyun derim. Deli olmadığınızı düşünüyor, ben herkesle aynıyım, normalim diyorsanız birden fazla kez okuyun, en sonunda deliliğinizi bulacaksınız ve yaşamı daha çok sevmeye başlayacaksınız. Deliliğinize, farklılığınıza sarılın, yaşamınıza bir anlam katıyor, aşkı bulmanızı sağlıyor, kendinizi bulmanızı
Edebiyat
Veronika Ölmek İstiyorPaulo Coelho · Can Yayınları · 2020102,6bin okunma
Puan vermedi·384 syf.··
2023 1. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2023 02:35
(Spoiler içerir) Genel düşünce aynı "modern köleler topluluğu" ve tipik bir Weber bürokrasisi. Makineleri yani para-teknoloji vb. güçleri elinde bulunduran burjuvazi sınıfı, geriye kalan bütün insanlığı dört temel ilke ile idare etmektedir. Verimlilik, hesaplanabilirlik, öngörülebilirlik ve teknoloji yoluyla denetim. Postmodernizm bitmiş ve insanlar düşünme yetisini tamamen kaybetmiştir. Küresel aynılaşma çığ gibi büyümüş ve karşımızda acı bir şekilde durmaktadır. Tüm bunlar yaşanırken bizler halimizden oldukça memnun bir şekilde yaşamaya devam etmekteyiz.
Felsefe
Toplumun McdonaldlaştırılmasıGeorge Ritzer · Ayrıntı Yayınları · 2021796 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
8/10
·89 syf.··
Beğendi
·
2022 40. kitabı
Daha önce de Murathan munganın kitabını okumuştum fakat o sanki ona ait değil gibiydi. Burada şairin kendisini ve tarzını görmek mümkün. Can alıcı, insanı büyüleyen, odaklanabildiğimiz şiirler bunlar.. gayet ve zekice ve duygusal bir dilde yazılmış. Ezgilerden sonra şairler de aynılaşma görülüyor,Murathan burada kendi izini koymayı başarmış bir şair. bunu çok şairin yapması mümkün olmuyor. Kendi çizgisini bulabilen herkezden sıyrılabilen müthiş dokunaklı bir şairin kitabı…
Şiir
Yaz GeçerMurathan Mungan · Metis Yayınları · 19946,6bin okunma
Bulantı
10/10
·260 syf.··
Beğendi
·
2022 8. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2022 23:56
Bir usta kurşun kalemi ortaya çıkarmak için önce onun hammaddelerini hazırlar, sonra ise onlardan kurşun kalemi ortaya çıkarır. Burada hammaddelerin bir varoluş sürecinden geçerek nesneleştiğine şahit oluyoruz. Ve artık o kurşun kalem için artık bütün süreçler tamamlanmış oldu. Peki ya insan için bu süreç nasıl işliyor? Jean-Paul Sartre bu sorunun cevabını, kendi geliştirdiği varoluşçu felsefesiyle ve bu felsefesini harika şekilde anlattığı Bulantı eseriyle veriyor. Sartre'ye göre insan nesnelerin aksine önce var olur, sonra özünü oluşturur. Burdan anlıyoruz ki, insan doğası diye bir şey yoktur, her insan kendi doğasını verdiği kararlar ile oluşturur. Ve aldığımız kararlar ne kadar özgürlükle alınmışsa, özümüz de aynı oranla bize aittir. Bu kararlar, hayatımızı şekillendirirken verdiğimiz seçimlerden başka bir şey değildir. Sartre bu noktada diyor ki "Cehennem başkalarıdır". Yazar burada, toplumsal normlara göre seçimler yaparak ve başkalarının hayatlarını baz alarak kazanılan deneyimlerin birer taklit olduğunu ve bu deneyimler sonucunda insanın kendi cehennemini var ettiğini söylüyor. Bu açılardan baktığımız zaman ise bireyin nesneleşmemek adına, seçimlerini kendi salt duygu ve düşüncelerine göre yapması gerektiğini anlıyoruz. Eğer birey kendi iradesi dışında, toplumun empoze etmeye çalıştığı yaşayış biçimleri ve dayattığı normlar ile özünü oluşturuyorsa, artık her kurşun kalem gibi diğer kurşun kalemlere benzeyen bir nesnedir. Benzersiz bir özü oluşturmak, sadece özgür ve kopya olmayan seçimler ile mümkün olabilir... Bulantı adlı roman güreşmeyi seven, o uzun patikaları çıkıp, eserin özünü saklayan tepeye ulaşıp, o özü içmek isteyen okurlara göre bir roman. Kahramanımız tarihi bir roman yazmaya çalışan Roquentin bulunduğu çevrenin aynılaşma ve nesneleşmesinden
Edebiyat
BulantıJean-Paul Sartre · Can Yayınları · 202128,1bin okunma
1k Bursa 47. Kez Toplandı
Puan vermedi·105 syf.··
2022 7. kitabı
Geleneksel hale gelen "Ramazan" ayına denk gelen buluşmamızı bu yıl da 16 Nisan akşamı iftarlı / yemekli olarak gerçekleştirdik. Buluşmanın oldukça kalabalık olmasından sebep akıllarda acaba her buluşma yemekli, kekli börekli bir konsepte mi dönüşse sorusu belirse de şimdilik yanıp sönen bir fikir olarak kaldı. Bu ay Çin topraklarına uzanıp, Çin'in yaşayan en güçlü yazarlarından, Franz Kafka Ödülü sahibi Yan Lianke’nin Günler Aylar Yıllar kitabı üzerine konuştuk. Genellikle Ramazan ayı kitaplarımızın "açlık, yoksunluk" üzerine olması dikkatinizi çekmiş midir bilinmez. :) Man Booker Uluslararası Ödülü’ne iki kez aday gösterilmiş yazarın bu kısacık ama dolu dolu kitabını oldukça beğendik. Kitap hakkında gruptan arkadaşlarımızın düşüncelerini aşağıya alıntılıyorum. "Gerçeğin gücü karşısında ne yapılabilir ki? Yan Lianke bize en yalın haliyle gerçeği sunuyor. Bir okulu kazanmak isteyebilirsin, o okulda başarılı olmak isteyebilirsin, mezun olmak, işe girmek, terfi etmek, eş bulmak, ev almak, yararlı bir insan olmak, tatile gitmek isteyebilirsin. Bu istemenin sınırı nerede? İstediklerimize ulaşmanın tek belirleyicisi biz miyiz? Ben ile biz arasında, doğamıza uyanla uymayanın sınırları çizdiği yerde Yan Lianke bize güneşimizi kırbaçlatıyor." Meral Başpınar "Günler Aylar Yıllar, kısa ama etkili bir kitap. Doğanın tüm zorlu şartlarına rağmen ihtiyar bir adamla köpeğinin küçük bir umuda sarılarak hayatta kalma mücadelesi." - BURAK "Bu kitap benim için bir aynılaşma kitabı. Güneşin toprakla, insanin köpekle fidenin hayat ve umutla bir olması aynılaşması.. Yazar zaman ve mekandan bağımsız vermek istediği mesajı bu kadar küçük hacimli bir kitapta çok güçlü bir şekilde bize aktarıyor. Çevirisini de çok beğendiğim kitabi herkese tavsiye ediyorum.. "
1K
Günler Aylar YıllarYan Lianke · Jaguar Kitap · 20206,9bin okunma
#YüksekŞatodakiAdam #PhilipKDick
7/10
·362 syf.··
2022 12. kitabı
İkinci dünya Savaşını Almanya- Japonya ittifakının kazandığı alternatif bir dünya tarihi düşünün. Kimbilir herşey ne kadar farklı olurdu? Ya da bazı şeyler yine de aynı olabilir miydi? Veya gittikçe aynılaşma gösterir miydi? Aslında roman çok verimli bir konu üzerine kendini inşa ediyor.Bence edebiyatın ve sinemanın daha çok üzerine düşünmesi gereken bir şeyden bahsediyor. İncelememi video şeklinde kaydettim izlemek isterseniz linki tıklayabilirsiniz. youtu.be/t8PIH2n7UP4
Roman
Yüksek Şato’daki AdamPhilip K. Dick · Alfa Yayınları · 20201,246 okunma