Derin bir sızı giriyor içeri Son bir defa bakarken caddelere Dükkanlara, evlere, kahvelere Hatıra yüklü kervanlar geçiyor Dolu dolu gözlerinin önünden Bu son yadigar mı bir ayrılık gününden Ne unutulmaz zamanlar geçiyor Ağır ağır biz farkında değilken Gökler masmavi, yaprak yemyeşilken Sen istediğin kadar unutulmaz de Bu son dakika, bu vakitsiz yağmur Unutulur ,azizim unutulur
Sayfa 41 - Fon müzik:Out of tıme·Kitabı okuyor
Bu o Mustafa Kemal'dir ki pek az evvel padişah tarafından 'asi' suçlamasıyla aleyhine hükümler savruluyor ve asker, cephane, silah namına hiçbir şeye sahip bulunmuyordu. İşte azim, gayret, emek bak ne yapar azizim.
Reklam
—İşte Mustafa Kemal Ankara'da Büyük Millet Meclisi'ni kurduğu 23 Nisan 1920'den sekiz ay sonra İnönü'de Yunan­lıların karşısına adeta düzenli bir ordu çıkarıp savaştı. Ordu çıkarıp bir şey yapamayanlar da vardır. Fakat Mustafa Kemal ordusuyla düşmanı ezdi, kaçırdı ve İnönü savaşını kazandı. Bu o Mustafa Kemal'dir ki pek az evvel padişah tarafın­dan 'asi' suçlamasıyla aleyhine hükümler savruluyor ve as­ker, cephane, silah namına hiçbir şeye sahip bulunmuyordu. İşte azim, gayret, emek bak ne yapar azizim.
Bütün mesele, saadeti bulabilmektedir azizim..
Sayfa 244·Kitabı okuyor
Kısacası azizim, insan insan olarak yaşamalı, eşek eşek olarak.
Halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? Bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması... İçimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu... İçimizde şeytan yok... İçimizde aciz var... Tembellik var... İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey:hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var...
Sayfa 250·Kitabı okudu
Reklam
Reklam