Descartes filozofun meşhur bir sözü vardır. Der ki: "Dünyada, insanlar arasında en iyi, en isabetli dağıtılmış olan şey akıldır. Hiç kimse ondan kendisine az düşmüş olduğunu iddia etmez. Herkes kendi aklından memnundur. Olsa olsa başkalarının akılsızlığından şikayet eder. Ama galiba, hissemize yeteri kadar akıl düşmüş olduğuna sahiden inandığımız içindir ki şu fani dünyada birçok talihsizliğe uğruyor, mesut olmak isterken bahtsızlıklara düşüyoruz." (Rado, 2006: 63-64).
Associated Press ajansının 14 Nisan 2006'da, BBC'ye dayanarak geçtiği bir haber, dünyanın en büyük terör örgütünün, yani ABD silahlı kuvvetlerinin uygarlık ve kültür düşmanlığını yeniden belgeleyecekti. "ABD, silahlı kuvvetlerinin Babil kalıntılarında hasara yol açtığını kabul etti" başlıklı haberde, üst düzey bir Amerikalı askeri yetkilinin -antik dünyanın yedi harikasından biri sayılan- Babil asma bahçelerinin kalıntılarına verdikleri zarardan ötürü özür dilemeye hazır olduğunu söylediği belirtiliyordu. AP ajansına göre ABD Deniz Piyadeleri, 2003 Martındaki işgalin ardından, Bağdat'ın 50 mil güneyinde, Babil kalıntılarının bulunduğu yörede 5 ay kalmışlar, bu arada kalıntıların üzerine bir helikopter pisti inşa etmiş ve kum torbalarını arkeolojik nesnelerle doldurmuşlardı. BBC'nin haberine göre, helikopterlerin yol açtığı titreşimler nedeniyle ayakta kalmış olan antik binalardan birinin çatısı yıkılmıştı. British Museum yetkilileri geçen yıl yaptıkları açıklamada, Deniz Piyadelerinin, binlerce yıllık geçmişe sahip antik nesneleri kirlettikleri ve onlara zarar verdiklerini belirtmiş, Alman Arkeoloji Enstitüsü ise, 2003 ve 2004 yıllarında Babil'de kalan ABD ve Polonya kuvvetlerinin antik nesnelere "devasa ölçekte zarar" verdiklerini söylemişlerdi.
Geleneğe göre Musa peygamber, ölmeden önce Tevrat'ın on üç ayrı nüshasını yazıp on ikisini birer kabileye, kalan son nüshayı da Ahit Sandığı'nda muhafaza edilmek üzere kohenlere vermiştir.35 Daha sonra ki dönemlerde, kaybolma ya da imha tehlikesine karşı saklı tutulan bu
27 Çık. 24:ı2; 31:18; 32:15-16; Tes. 5:22; 9:9-11.
28 Tes. 9:15-17; 10:1-5; krş. Çık. 32:19; 34:1, 27-28.
29 Tes. 31:9-11, 24-26; Çık. 24:4; krş. 40:20.
30 Say. 12:6-8.
31 Yeşu 8:30-32.
32 1. Sam. 4-7; 1. Kral. 8:1-9; II. Tar. 5:2-10.
33 II. Kral. 22; II. Tar. 34. Kitab-ı Mukaddes uzmanlarına göre sözü geçen Tevrat
kitabı (sefer ha-Tora), Tevrat'ın tümüne değil, bugün Tesniye kitabı olarak bilinen
bölümün büyük bir kısmına karşılık gelmektedir.
34 Neh. 8:1-8.
35 Dt. R. 9:9.
TEOLOJİK BOYUT
97
YAHUDİLİK
asıl nüsha gündelik kullanım için çoğaltılmıştır. Çoğaltılan nüshalar, din alimlerinin ezberlerinde kaldığı şekliyle yazıldıkları için, orijinal metinde olmayan bazı eksiklik ve hataları ihtiva etmiştir. Babil Sürgünü sırasında ise çoğu Yahudi din alimi öldürülmüş ve Tevrat nüshaları imha edilmiştir. Fakat sürgün dönüşünde Ezra, Tevrat'ın mevcut otantik nüshalarını karşı laştırmak suretiyle bugünkü Tevrat'a da (Masoretik metin) örneklik teşkil eden standart metni oluşturmuş; bu metin daha sonra Tevrat müstensih ve din alimlerinden (soferim) oluşan Büyük Meclis üyeleri tarafından çoğaltılmıştır. Buna göre Tevrat'ı Tanrı'dan alıp yazıya geçiren kişi Musa peygamber olmakla birlikte -İsrailoğulları'nın asırlar boyu süren politeist sapmalarından ve Tevrat metninin muhtemel dejenerasyonundan sonra Musa'ya verilen Tevrat'ın kutsal metin olarak bugün de kabul edildiği şek liyle tespit edilmesini ve bütün İsrail toplumu tarafından benimsenip bir daha politeizme dönülmeyecek şekilde Tevrat mesajının hayata
Tevrat'ın anlatırnma göre halk, Hz. Musa'nın dağdan inme diğini görünce, Hz. Harun'un çevresine toplanarak "Kalk, bize öncülük edecek bir ilah yap, bizi Mısır'dan çıkaran adama. şu Musa'ya ne oldu bilmiyonızr demişlerdir. Hz. Harun, bu istek lerine "Kanlannızın, oğullarınızm, kızlarınızın kulağındaki altın
74 Çıkış, 24: 18: Çıkış, 34:28: Tesniye, 10: 10. 75 Araf.7:142.
76 Araf. 7:148: Çıkış. 24:13-18.
77 Mukatil b. Süleyman. Tefsir·i Kebir. çev. M. Beşir Eryarsoy. işaret Yayın
Ian. İstanbul 2006. c. 3. s. 3 1 .
62 Siimiıi'nin Buzağısı
küpelen çıkanp bana getirin" diyerek cevap vermiştir. Bunun üzerine herkes kulağındaki küpeyi çıkanp Hz. Harun'a getirmiş, o da altınları toplayıp, ayınacı aletiyle buzağı biçiminde dökme bir put yapmıştır. Hz. Harun daha sonra, buzağının önünde bir sunak yapmış ve "Yann Rabbin onuruna bayrwn olacak' diye ilan etmiştir. Ertesi gün halk erkenden kalkıp yakmalık sunu lar sunmuş, ardından yiyip içerek çılgınca eğlenmiştir.78
Metinden anlaşılacağı üzere Hz. Harun, buzağıyı yapan kişi olarak resmedilmekte ve altınlara şekil vererek buzağıyı ortaya çıkardığı belirtilmektedir. Yahudi geleneğinde buzağı yapımının sihir ve simya ile ilgisi kurulmaktadır. Buna göre Hz. Musa'dan ümidini kesen halk, önce Firavun'un Yannis ve Yambris79 adındaki iki sihirbazının önderliğinde Hz. Harun'a giderek Hz. Musa'nın yerine geçecek bir şey yapılmasını talep eder. Tanalı'ta ismen zikredilmemekle birlikte kaynaklarda Yannis ve Yambris, Hz. Musa'nın mücadele ettiği Firavun'un sihirbazları olarak nakledilmektedir. Bu sihirbazlar, Hz. Mu sa'yla birlikte Mısır'dan çıkmışlardır. Bu isimler Yeni Alıifte Il. Timotius adlı mektupta "Yannis ile Yambris nasıl Musa'ya karşı geldilerse, bunlar da aynı şekilde gerçeğe karşı gelirler'
şeklinde açıkça zikredilmektedir.
Tevrat'ın anlatırnma göre halk, Hz. Musa'nın dağdan inme diğini görünce, Hz. Harun'un çevresine toplanarak "Kalk, bize öncülük edecek bir ilah yap, bizi Mısır'dan çıkaran adama. şu Musa'ya ne oldu bilmiyonızr demişlerdir. Hz. Harun, bu istek lerine "Kanlannızın, oğullarınızm, kızlarınızın kulağındaki altın
74 Çıkış, 24: 18: Çıkış, 34:28: Tesniye, 10: 10. 75 Araf.7:142.
76 Araf. 7:148: Çıkış. 24:13-18.
77 Mukatil b. Süleyman. Tefsir·i Kebir. çev. M. Beşir Eryarsoy. işaret Yayın
Ian. İstanbul 2006. c. 3. s. 3 1 .
62 Siimiıi'nin Buzağısı
küpelen çıkanp bana getirin" diyerek cevap vermiştir. Bunun üzerine herkes kulağındaki küpeyi çıkanp Hz. Harun'a getirmiş, o da altınları toplayıp, ayınacı aletiyle buzağı biçiminde dökme bir put yapmıştır. Hz. Harun daha sonra, buzağının önünde bir sunak yapmış ve "Yann Rabbin onuruna bayrwn olacak' diye ilan etmiştir. Ertesi gün halk erkenden kalkıp yakmalık sunu lar sunmuş, ardından yiyip içerek çılgınca eğlenmiştir.78
Metinden anlaşılacağı üzere Hz. Harun, buzağıyı yapan kişi olarak resmedilmekte ve altınlara şekil vererek buzağıyı ortaya çıkardığı belirtilmektedir. Yahudi geleneğinde buzağı yapımının sihir ve simya ile ilgisi kurulmaktadır. Buna göre Hz. Musa'dan ümidini kesen halk, önce Firavun'un Yannis ve Yambris79 adındaki iki sihirbazının önderliğinde Hz. Harun'a giderek Hz. Musa'nın yerine geçecek bir şey yapılmasını talep eder. Tanalı'ta ismen zikredilmemekle birlikte kaynaklarda Yannis ve Yambris, Hz. Musa'nın mücadele ettiği Firavun'un sihirbazları olarak nakledilmektedir. Bu sihirbazlar, Hz. Mu sa'yla birlikte Mısır'dan çıkmışlardır. Bu isimler Yeni Alıifte Il. Timotius adlı mektupta "Yannis ile Yambris nasıl Musa'ya karşı geldilerse, bunlar da aynı şekilde gerçeğe karşı gelirler'
şeklinde açıkça zikredilmektedir.
Tarihçiler, Babil şehrinin eski adının Tintirki olduğunu, kelimenin “Hayat Ağacının Yeri" anlamına geldiğini ve Babilliler'in de sağlık tanrısının Ningişzida adıyla bilindiğini, hayat ağacıyla beraber yılan motifinin Keldanî ve Assurlular'da mevcut olduğunu kaydetmekteler (Fuat Yöndemli, 2006:27).
Sayfa 3 - Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı Yayını