O, yağmur altında bekleyecek beni, ben yağmurla boydan boya yıkanmış geniş camlar arkasında, güvenli, sıcak bir amerikan barda, viskimi yudumlayacağım, onun beni bekleyişini izleyeceğim çaktırmadan. Hiç yaşamadığım gençliğimin düşsel, incecik, sarışın sevgilisi.
Hiçbir şey bilmeden yalnız tabir bilen insanlar vardır. Dünya der dünyayı, insan der insanı, cemiyet der cemiyeti bilmezler. Kaldı ki bunlar yine masum lügatler; her gün herkesin kullandığı soydan.Asıl tabirler, çok defa bu kelimelerin açıkgöz bir şekilde tokuşmasından yahut o tokuşmaya muadil, yepyeni bir kelime halinde fışkırmasından doğar.Nasıl milyon adedini, biri bir milyon kere saymaksızın tek nefeste ifade edersek, milyonluk fikir cüzlerini de tek tabir içinde özleştirmiş oluruz. Bu bakımdan tabirler bize, riyazi bir icapla lazımdır. Evet ama, milyon tabirini kullanmak hakkı, nasıl bir adedinden milyona kadar sayabilecek hale gelmeden bize verilmezse; girift bir vakıaya ait herhangi bir tabire dil uzatmak salahiyeti de, onun bütün delaletini fethetmiş olmadan verilmemek iktiza etmez mi?Ne gezer! Tabir avcıları, deli posteki sayar gibi başkasının saydığı milyonları bir hamlede cebine atan açıkgözlerdir. Karl Marx, ferdi sermayeden proleterin çektiğine karşılık, açıkgözlük sermayesi yüzünden fikir işçisinin çektiğini bilseydi, utanırdı.Her gece ve her barda mutlaka bir Şark dansı numarası vardır. Bir de olduğu yerde ve öz sırları içinde uyuyan hakiki Şark!İşte tabir avcılarının fikir kıymetiyle hakikat arasındaki mukayese!İspiritizma masalarının "ruh-u habis" işvesiyle konuşan bu açıkgözler için yeryüzündeki bozuk muvazene şartları ne bulunmaz fırsat!
Sayfa 133 - Haziran 2010, “TÂBİR AVCILARI”, b.d.y·Kitabı okudu
Dopamin etkinliği hazzın belirtisi değildir. Beklenmeyene, imkâna ve beklentiye karşı bir reaksiyondur.İnsanlar olarak biz de buna benzer, beklenti oluşturan sürprizlerle dopaminin etkisi altına gireriz:Sevgilinizden gelen tatlı bir not (Acaba notta ne yazıyor?), yıllardır görüşmediğiniz arkadaşınızdan gelen bir e-mail (Acaba neler yapıyormuş?) veya aşk meşkten bahsedecek olursak, her zaman takıldığınız barda yapış yapış bir bar masasında harika bir partnerle tanışmanız (Acaba neler olacak?).Bu durumlar düzenli şekilde başınıza gelmeye başladığında, orijinallikleri kayboluyor ve onunla birlikte dopamin etkisi de kayboluyor.Emin olun kaybolan etkiyi daha tatlı bir not, daha uzun bir e-mail veya daha hoş bir bar masası geri getirmeyecek.
Şeytan diyor çıkar bir sigara, efendi gibi yak! Bakalım n’olucak? Ben bu uçakta sigara içilemeyeceğini bilsem biner miyim, bu filimde oynar mıyım be? Sigara içmeden uçak yolculuğu yapamayacağından, Amerika’dan Paris’te kendisine sunulacak ödülü almaya gelemeyeceğini bildiren, yeni dünyada yaşayan besteci İlhan Mimaroğlu ağbimiz geliyor aklıma. Fransızlar, özel bir izin belgesiyle, ona tahsis ettikleri sigara içilen bir business class yolculuğuyla uçurmuşlar İlhan ağbiyi. New York’ta sigara içilmeyen bir barda cart diye sigara yakarak, çok gülerek anlatmıştı bunu.