Gece yarısı treni | Matt Haig
Gece yarısı trenine geçmeden önce birazcık Matt Haig’in en ünlü romanı Gece Yarısı Kütüphanesi’nden bahsetmek istiyorum çünkü hepimiz Matt Haig’i bu kitapla tanıdık. Gece yarısı kütüphanesi deneyimlemediğimiz hayatları yaşamak için bize şanslar sunan bir noktadaydı. Ne ölüydü ne de diri Nora, hayatında yapamadığı şeyleri yapmak için ona şanslar verildi. Ve tabii ki hiçbirinde mutluluğu bulamadı çünkü mutluluk gerçekten içimizde, bizimle olan bir şey. Ben bu kitabı okuduktan sonra hayatımdan “keşke” kelimesini çıkardım. ( yazının devamı spoiler içerebilir)
İlk kitaptan farklı olarak bu kitap yaşamış olmayı istediği paralel evrenleri değil de yaşadığı tek bir hayatı tekrar en başından izlemesini anlatıyor. 81 yaşında ölen Wilbur Gece Yarısın Trenine biner ve bebekliğinden itibaren yaşadığı hayatı izlemeye başlar. Yaptığı hataları, göremediği detayları ve başarı hırsının nelere mal olduğunu anlar. Ama hayatını değiştirme şansı yoktur. Ta ki rüyadaki Wilbur ona eşlik edene kadar. Rüyadaki Wilbur ve hayalet Wilbur geri kalan hayatlarını birlikte izlemeye başlarlar. Ve işler burdan sonra değişir, daha doğrusu hataları düzeltme şansı doğar. Rüyadaki Wilbur balayında uyanır ve yapması gereken şeyleri görmüştür.
"Çünkü bazen öğrenmenin tek yolu yaşamaktır."
DUYGUSAL ZEKÂ SAHİBİ OLMAK
Mutluluk ve başarı için gerekli olan duygusal niteliklere duygusal zekâ denir. Duygusal zekâsı olanlar, kendi duygularıyla birlikte diğer insanların duygularını da okuyabilen, bağımsız davranan, uzlaşmayı başaran iyimser kişilerdir. Amaca ulaşmak için ne yaptığı kadar nasıl yaptığını da önemseyen, zorluklar karşısında sebat edebilen, sorun çözmekten kaçınmayan ve uyum yetenekleri yüksek kişiler duygusal anlamda zekidirler. Mantıksal zekilerin, akademik başarıları güçlüyken, duygusal zekilerin hayat başarıları, evlilikleri, arkadaş ilişkileri daha iyidir. Kendileriyle de barışık olduklarından, zorluklar karşısında iş uyumları bozulmaz. Her zaman ümit duygularını ayakta tutabilirler.
Özbilinç (Kendini tanıma)
Özdenetim (Dürtüleri kontrol etme)
Duyguları ifade edebilme
Başkalarının duygularını anlayabilme (Empati)
Engellere rağmen yola devam edebilme (Sebat)
Kendini harekete geçirebilme (Motivasyon)
Uyum sağlayabilme, sorun çözmeye istekli olma
Uzlaşmacı olabilme, çözüm odaklı düşünme
Ümidi ayakta tutma ve iyimser olma
Yeni deneyimlere açık olma, kendini geliştirmeye istek duyma
Özetle yukarıdaki on maddede özetlenebilecek duygusal zekânın temel adımları zihinsel ustalık ve duygusal bilgelik gerektirir
Hem Avrupa'daki hem de Amerika'daki öğrencilerimi tekrar tekrar aynı şekilde uyarıyorum: "Başarıyı amaçlamayın; bunu ne kadar amaçlayıp hedef haline getirirseniz, elinizden o kadar kolay kaçırırsınız. Mutluluk gibi başarı da kovalanamaz: Kendisi ortaya çıkmalı ve bu sadece insanın kendisinden daha büyük bir davaya bağlanmasıyla veya insanın kendisi dışında bir insana tesliminin yan etkisi olarak gerçekleşebilir. Mutluluk kendiliğinden ortaya çıkmalıdır ve aynısı başarı için de geçerlidir; onu önemsemeyerek ortaya çıkmasına izin vermelisiniz.