Sefiller, yalnızca bir roman değil. Vicdan, adalet, merhamet ve insanın değişebilme gücü üzerine yazılmış bir başyapıt.
Victor Hugo, Jean Valjean'ın hayatı üzerinden bir insanın geçmişinin onu sonsuza kadar tanımlayıp tanımlamayacağını sorgularken, okuyucuya hukuk ile adalet arasındaki ince çizgiyi de düşündürüyor. Romanın her karakteri, dönemin Fransa'sını anlatmakla kalmıyor, insan doğasının farklı yönlerini de başarıyla yansıtıyor.
Bence kitabın en etkileyici yanı, iyilik ve kötülüğü siyah-beyaz bir bakış açısıyla sunmaması. Jean Valjean'ın vicdanı, Javert'in kurallara bağlılığı, Fantine'in çaresizliği ve Cosette'in umudu... Hikayeyi sadece olay örgüsüyle değil, güçlü duygularıyla da unutulmaz kılıyor.
Adalet, eşitsizlik, yoksulluk ve insan onuru gibi evrensel temaları işleyişiyle, yalnızca okunacak değil, üzerinde uzun uzun düşünülecek bir klasik.
Bana göre dünya edebiyatının en güçlü romanlarından biri ve her okurun hayatında en az bir kez tanışması gereken eserlerden biri.