Alfred, Joker’in yaptıklarının nedensiz olduğunu anlamakta zorlanan Batman’e onu şu cümleyle anlatır:
“Bazı insanlar sadece dünyanın yandığını seyretmek isterler.” Joker ‘tuhaf’ birisidir. Kendi cümlesiyle söyleyecek olursak 'onu öldürmeyen şey, onu tuhaflaştırmıştır.'
“Sana özellikle Batman’i öneririm, çünkü o kendini ortasında buluverdiği bu uçsuz bucaksız toplumu aşma eğiliminde. Ayrıca, son derece katı bir ahlakçılığı var. Batman’e büyük bir saygı besliyorum.”
Malabadi Köprüsü
Kesik bir el taşında;
Ben diyeyim on bin yıl
Sen de yüz bin yaşında.
Yükseliyor kemeri
Deve hörgücü gibi;
Kesik el bana göre
Emekçinin simgesi.
İki de odası var
Yorgun yolcular için;
Hizmet değil mi zaten
Görevi köprülerin.
Malabadi Köprüsü
Yani Pira Batmane,
Altında Batman Çayı
Yaylalar çevresinde.
Üstüne efsaneler
Türküler söylemişken;
Görgüsüz kumadan
Farksız bir yeni köprü
Kondu yanına birden.
Bu nasıl bir nankörlük,
Emeğe, emanete,
Nasıl bir saygısızlık,
Ve duygusuzluk böyle.
“Çökük sistem” meselenin temelini oluşturuyor: Adalet sisteminin çökmüş olması ve sözde suçluyu cezalandırma ve caydırma olma acizliğinin zuhuru, hastalıklı bir niyete sahip kural tanımazlıkla mücadele için iyi niyetli bir kural tanımazlığı meşru kılar mı? Kendisini; kanunun üstünde ve ötesinde var olan ve eylemleri, orantılık ile hak arama sürecinin hukuki standartlarını ihlal eden suç karşıtı bir savaşçı olan Batman’e dönüştürmeye karar verirken Bruce, dolaylı olarak adalet ve kanunun bağdaşmadığını kabul ediyor. Kendini bunların üzerinde söz sahibi olmakla taçlandırıyor. Fakat tehlikeli bir yol izlediğini biliyor, bu kararı düşünmeden alıyor değil. Böylece, The Dark Knight için ahlaki katman hazırlanıyor.