Sevdiğin kadından nefret edecek hale gelince, çoraplar, gömlekler, kravatlar, danteller birer kurşun ağırlığa dönüşüp adamı dibe çekiyormuş. Bana da öyle oldu , üstüme bir ağırlık çöktü. O kadar eşyayla hukukum devam ederse, içimdeki sıkıntının hiç sona ermeyeceğini hissettim. Evi de eşyası da yerin dibine batsın ulan dedim , ve "Değil çorabımı, nüfus cüzdanımı bile unutsam dönüp gelmem bu eve!" diye bağırdım.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Sevdiğin kadından nefret edecek hale gelince, çoraplar, gömlekler, kravatlar, danteller birer kurşun ağırlığa dönüşüp adamı dibe çekiyormuş. Bana da öyle oldu, üstüme bir ağırlık çöktü. O kadar eşyayla hukukum devam ederse, içimdeki sıkıntının hiç sona ermeyeceğini hissettim. Evi de eşyası da yerin dibine batsın ulan dedim, ve "Değil çorabımı, nüfus cüzdanımı bile unutsam dönüp gelmem bu eve!" diye bağırdım.
Alper Gencer - Şarkısızın Şarkısı
susamıyorum sevgilim
çünkü havada sesimi doğuran bir esir var
bütün çilingirleri sofralara çekerek
kapıda kalanlarla konuşmak istiyorum
kapısında kaldıkları sahiden evleri mi?
bir kilidi açmak kolay değil o kadar
hırsızın belki de yoktur kabahati!
**
selam ile insan insana iliklenir
başında ortasında ve sonunda yine selam
çünkü aranızda selamı yayın demiş efendim
**
bu sonucu beğenmedim sebebi neyse kov!
kes iplerini gel beraber vuralım kuklacıları
vuralım ve bir tren yırtsın dünyanın perdelerini
devrilsin ışık ve gerçek rengini giyinsin gül
**
ben trenin içindeyim git kendine bir istasyon bak
bırak onlar kendi koydukları kurallara inansınlar
**
çektirdiğin fotoğraf neden hiç konuşmuyor
**
bütün randevulara düzenli olarak geç kalmakta haklıydım
gök bana göre değildi yeri zaten hiç sorma
gök de kendine göreydi yerde zaten hiç durma
çıktım bir kapısını bulup yaşadıklarımdan
vardım ki seni sevdim
seni sevdim evler arasından bir evdin
Ersin rakı bardağını sert bir hareketle bıraktı masaya. "Boșuna inkâr ediyorum, hayat tembeliyim ben," dedi "Hayat tembeli olmaktan korktuğum da yalan. Olmuşum zaten. Hayatımı değiştireceğim, diyorum kendime, ama biliyorum lafta kalacak. Şu ayağımın dibinde duran çantayı trende bırakıp gidecek gücüm var mı, emin değilim. Kondüktör bu çanta kimin, diye sorduğunda, bir an duraksadım sadece. Bir an. Sonra kuzu kuzu gidip aldım çantayı. Dünden beri yüz kere istifa ettim. Bankanız batsın dedim her bir yöneticiye, beni öyle yüksek maaşlarla, yeni hayat vaatleriyle kandıramazsınız. Ama hepsi hayal. Hepsi kafamın içinde olup bitiyor. Oysa devam ediyor her sey."
Sesi titriyordu Ersin'in. "Çok aşağılık bir ruhum varmış," dedi.
Ben insanlardan elimi eteğimi çektim, sen de vazgeç;
sana ve bana insanlardan fayda yoktur.
Ben şimdi bu geri kalan günlerimi ibadetle
ve Tanrının rızasını dileyerek geçirmek istiyorum.
Olanım bana yeter, bundan fazlası gereksizdir; ey tamahkar,
bu dünyanın dibi kurutulması imkansız bir bataklıktır.
Tipi geçer gibi hayal geçince,
ben artık uyandım ve şimdi ona içim yanıyor.
Sırtım pek, karnım da tok oldu;
dünya yere batsın, onun başka ne faydası vardır.
Karnı tok, sırtı pek olan ne der, dinle:
Bu bana yeter, diyen insan kutlu bir bey olur.
Olanıyla yetinen ve bu kanaatiyle tam bir mutluluğa
kavuşmuş olan insan çok güzel söylemiş:
Dünyada açlığımı giderecek kadar yedim;
sırtımı örtecek kadar giyisim de var.
Hayat devam ettikçe yiyeceğimi bulurum;
gerekince bana bir rabbim yetecek kadar verecektir.