10/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2026 34. kitabı
Yine küçük yetişkin kitabı ve tek kelime ile milli duyguları besleyen ve evlatlarımızın bu duyguları anlamasını sade bir dille tanımlayan bir kitap. Tek kelime ile harika bence yetişkin lerde okumalı. Bayrak sevgisi vatan sevgisi bu kadar güzel sade ve akıcı anlatılamazdı. Okurken duygulanmamak mümkün değil. Vatanım ve bayrağım olduğu için Rabbim e binlerce şükürler olsun. Ne mutlu Türk'üm diyene...
Bayrak Kimde Kaldı?Betül Güler Daştan · Aile Çocuk Yayınları · 20251 okunma
Nuh Peygamber ve Cudi Dağı
10/10
·256 syf.··
2026 28. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2026 05:07
Bu kitabı ilk kez Talha Uğurluel bir Cizre gezisinde eline alarak herkesin okumasını tavsiye ettiğinde gördüm. Aylarca bu kitabın baskıya girmesini bekledim. Diyebilirim ki belki iki yıldır kitabın peşindeyim. Beşinci basım yayımlanınca hemen kitabı edindim. Kitap gerçekten bilği yüklü fakat inanılmaz derecede imla hataları olan ve bir şeyi defalarca anlatması kitabın kalitesini düşürmüş. Kitabı halihazırda okumaya devam ediyorum, muhtemelen birazdan bitireceğim. Bu kadar iyi bir çalışmanın ürünü olan Nuh Peygamber Tufanı ve Cudi Dağı kitabı için dilerim ki yeni basımlarında tekrar bir çalışma yapılıp bu tekrarrlardan ve bu kadar çok imla hatalarından arındırılır. Kitap gerçekten harika. Bu vasatlıktan tek kelimeyle arındırılmalı. Abdullah Yaşın çok emek vermiş. Yüzlere kitap okuyup araştırmalar yapmış onun içindir ki bu kitap daha iyi bir düzenlemeyi hakediyor. Yıllarca kendi topraklarımızdan nefret ettirildik. Bu tarz kitapları okuyunca insanın yüzüne gerçek öylesine çarpıyor ki utancımızdan yüzümüz yerden kalkmıyor. Terör yuvası haline getirilen topraklarımız için hedef aslında bu insan medeniyetine sahip olma hırslarıydı. Bilemedik. Anlayamadık. Uyanamadık. Canım Ülkem, canım vatanım, canım bayrağım, canım Şırnak, Van, Diyarbakır, Şanlıurfa’mız… Canım Cizre… Sizlerin kıymetini bizler çok geç anladık ama dilerim ki evlatlarımıza bu toprakların ne kadar değerli olduğunu, ne kadar kadim olduğunu anlatabiliriz. 
Nuh Peygamber Tufanı ve Cudi DağıAbdullah Yaşın · Kent Işıkları Yayınları · 201319 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2026 6. kitabı
Eser üzerinden genel anlamda askerliğe bakış: Askere gitmeden önceki Musa ile vatani görevini yerine getirirken ki Musa arasındaki değişimi birebir yansıtan bir eser olmuş diyebilirim. Askere gitmeden önce vatani görevimi ifa ederken; düşünmek, dinlenmek, disiplin sahibi olmak, düzen kazanmak gibi konular hakkında yüksek beklentilerim vardı. Lakin askerde iken bu saydığım durumların hepsinin yüksek bir beklenti ürünü olduğunu, bizlerin sadece geri hizmet dediğimiz; bana soracak olursanız (ayak takımı işi) diyebileceğim (hizmet, temizlik, şoförlük) vs. gibi işleri yaptığımızı gördüm. Bu işleri yaparken de ne sigorta ne asgari ücret alıyorsun orası da apayrı bir muamma. (Yani maaşlı çalışanın yapması gereken işi ücretsiz yapıyorsun). Bu durum nedeniyle er sayısı da günden güne azalıyor. Bunun yansıması olarakta (1 er yeri geliyor 3-4 erin) işini yapmak mecburiyetinde kalıyor. Yoruculuk artıyor, sinirler geriliyor. Gücü yeten gücü yeteni eziyor (erler arası devrecilik, sıracılık muhabbeti; ast-üst ilişkileri). Sonunda da vatani görev bilinci yerini ben burada ne yapıyorum anlayışına bırakıyor. Maalesef böyle bir durumun oluşmasının nedeni ise sistemdeki adaletsizlik :(. Tıpkı sivil hayatta yer alan adaletsizlik gibi ;). Sistem bence 3 kademeden oluşuyor: 1. Paralı askerlik: Profesyonel askerlik dediğimiz durum. Bence dünya üzerinde savaşta yer almayan tüm orduların kullanması gereken bir sistem. (Sözleşmeli er, uzman çavuş vs.) 2. Vatani Görev: 6 aylık askerlik. Bence herkes için zorunlu olmalı ve süresi ona göre uzatılıp kısaltılmalı. Belirli oranlarda da maaş verilmeli (harçlık değil). Bu şekilde güdüleme artırılarak asker performansı yükseltilmeli. 3. Bedelli askerlik: Sistemin belki de en saçma ayağı tamamen para tuzağı ve sosyal adaletsizlik turnusolu. Bir insan
Batı Cephesinde Yeni Bir Şey YokErich Maria Remarque · Everest Yayınları · 20154,061 okunma
Puan vermedi·616 syf.··
2025 10. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Kasım 2025 19:08
“Sen benden durmadan çiçekli bahçeler istiyormuşsun gibi geliyor bana. Kusura bak, Kaza. Sana çiçekli bahçeler vaat edemem. Bak, elimde silahım var." Silahımı gösterdikten sonra kemerindeki şarjörleri kaldırdı. “Kurşunlarım var benim. Bir vatanım, bir bayrağım, bir milletim var. Benim sonum Kızıl Elma,” Kaza. Ben anlamıyordum. Ne çiçeğinden bahsediyordu? Bana yaklaştı diye çiçekli bahçe mi isteyecektim? Uzak durun! "Aynı sona yürürken neyin altını çizmeye çalışıyorsunuz? Ben eline çiçek tutuşturulacak bir kadın mıyım? Ne diyorsunuz?” Güçlü kadın karakterlerin kimseye boyun eğmeyişlerini her zaman dik ve önüne engel çıktığında güçlü durabilmelerini okumaya bayılıyorum..
KazazedeŞevval Demirdöğer · Pukka Yayınları · 20241,531 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2025 47. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 10 Eylül 2025 10:44
1971 muhtırası sonrasında yaşananları bizzat yazar Erdal Öz'ün gözlem ve anılarından yola çıkarak okuyoruz. 12 Mart 1971 Muhtırası sonrası tutuklanan Erdal Öz bu sayede Deniz Gezmiş, Yusuf Arslan ve Hüseyin İnan gibi isimler ile tanışır ve onların hikayelerini not alır. Bir döneme ve tarihe ışık tutan kitaplardan birisi, kitap bir roman değil bir anı şeklinde anlatılmış hemde Erdal Öz'ün kendi ağzından anlatılmış. Mamak cezaevinde kaldığı sırada Deniz Gezmiş ve diğer iki arkadaşı Hüseyin İnan ve Yusuf Arslan ile aynı döneme denk gelmiştir. Deniz Gezmiş Türkiye Kurtuluş Ordusu adlı örgütün kurucusu ve Erdal Öz ile Mamak da aynı cezaevinde denk gelirler ve böylece Erdal Öz hepsi ile tek tek görüşme şansı bulur. Deniz Gezmiş ona diyor ki; "Bizi en son gören sensin, bizi sen yazacaksın, şu anda tek görgü tanığımız sensin, boşu boşuna asılıp gideceğiz, bizlerden sen sorumlusun, bizi iyi incele, bize sorular sor, bizi yazacak mısın? diyor, Erdal Öz de onları yazacağına dair söz veriyor ve onların yaşadığı son günlerde her şeyin detayına inerek notlar alıyor. Aslında tarihin hiçbir yerinde yazmayan insanların gazetelerden, televizyonlardan öğrenemedikleri şeyleri öğreniyor ve onlara verdiği sözü tutarak bu kitabı kaleme alıyor. Erdal Öz bu kitabı yazmak için onlarla uzun sohbetler ediyor, onların ideolojilerini, kavgalarını, bunları neden yaptıklarını konuşuyorlar. Onlara yapılan işkenceleri, onları nasıl pusuya düşürdüklerini, nasıl yakalandıklarını, işkencede yaşadıklarına, -(ki işkencede yaşadıklarını okumak da yürek ister) diğer arkadaşlarının pusuda nasıl öldürüldüklerini bunların hepsini kitabı okuyarak öğrenebiliyoruz. Aslında örgütün diğer üyeleri ile birlikte toplam 18 kişinin yakalandıklarında idamları isteniyor fakat çok büyük uğraşlar sonucu kurul 3 kişiye
Gülünün Solduğu AkşamErdal Öz · Can Yayınları · 20217,6bin okunma
Birinden emin olmak büyük lükstür!..
9/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2025 91. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Temmuz 2025 17:56
Kitabı tesadüfen sitede görmüştüm.Tam da kitap alışverişi yaptığım zamanlara denk geldiği için hemen satın almıştım. Böylelikle yazarımız ile bu tanışma kitabım oldu. Içimdeki sesin talimatı ile de:) hemen okumaya başladım. Ilk sayfalarda çok beklentiye girmemiştim itiraf ediyorum:) Kitap ilerledikçe beni etkisi altına aldı. Özellikle ilginç betimlemeleri çok hoştu:) Mesela; "Onun Kutuplarından esen soğuk rüzgarlar benim kurak topraklarımda kum fırtınası çıkarıyordu..." Bir de şöyle; Oysa Şivekâr'ın gözünde benim bayrağım dalgalanıyordu. Şivekâr'ın sesinde benim milli marşım çalınıyordu. Gurbetten dönmüş gibi sarıldım taşına toprağına.." Peki ya bu ; "Abartmıyorum, ondan ayrı kaldığım zamanlarda on iki havarisini birden kaybetmiş Hz. İsa gibi yalnız hissediyordum.." Son bir tane daha; Zamanla iyi bir arkadaş olurken kalplerimiz de koalisyon hükümeti kurmaya başladı. Birbirimizin gözünde taşıdığımız değer, çeşmede şişirdiğimiz su balonları gibi büyüdü..." Sizin de dikkatinizi celbetti değil mi? :) Böyle birçok sihirli cümlelere, betimlemelere rastlayacaksınız kitapta. Çok akıcıydı ve konusu da çok güzeldi. Ben oldukça başarılı buldum. Bu yazarın başka kitaplarını yine satın alır mısın? diye sorsanız. "Kesinlikle hemen alırım" diye cevaplarım. Sayfa sayısı az olsa da, kurgu tamamlandı, mesaj verildi, okurun kalbine de dokunuldu. Daha ne olsun:) Tabii biraz daha uzun sürsün isterdim:)
Masal Roman
Güneş Özümü AlıyorMustafa Tan · Destek Yayınları · 2023333 okunma