Sevgili Bilge,
Bana bir mektup yazmış olsaydın ben de sana cevap vermiş olsaydım. Ya da son buluşmamızda büyük bir fırtına kopmuş olsaydı aramızda ve birçok söz yarım kalsaydı, birçok mesele çözüme bağlanmadan büyük bir öfke ve şiddet içinde ayrılmış olsaydık da yazmak, anlatmak, birbirini seven iki insan olarak konuşmak kaçınılmaz olsaydı.
Ne var ki dünyada sizi anlıyorum gözlerinin sahteleri türemişti. Gerçeği sahteden ayırmak çok zordu. Sizi anlıyorum konuşmanıza ihtiyaç yok ya da siz onlara bakmayın yalnız gözlerime inanın bakışlarının çoğu aslında bugünü geçirmek için birine ihtiyacım var kalıbından ibaretti. İnsanın böyle sahtekarları görünce başı ağrıyordu.