Puan vermedi·424 syf.··
2025 21. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2025 13:21
Yayınlanan dizinin tüm bölümlerini bir kaç defa izlemiş birisi olarak kitabını da okumak istedim. Halit Ziya’dan okuduğum ilk eser oldu. Keşke daha önce okumuş olsaydım. Yazarın dili o kadar güzel betimlemeleri o kadar iyi ki adeta Bihterin Nihal’in kişiliğine bürünüp onları anlıyorsunuz. Kitabın ana teması Nihal’in babası Adnan Beye olan düşkünlüğü daha doğrusu baba kızın ilişkisi. Her ne kadar dizi Behlül ve Bihter Aşkını anlatsa da kitapta bence böyle değil. Yazar aslında kitap boyunca Nihali’i, onun iç dünyasını duyguların, babasına olan sevgisini, annesinin kaybının ruhunda açtığı yaraları anlatıyor. Kitabı okumadan önce diziyi çok başarılı bulurdum fakat kitabı okuduktan sonra düşüncem değişti. Kitaptaki Nihal karakteri ile dizideki Nihal karakteri aynı değil. Dizi de Nihal’in sadece zayıf yönleri yansıtılırken, Behlüle aşık onun onu sevmesini bekleten bir karakterken, kitapta Nihal bence bambaşka, duygusal narin kırılgan ama hisleri kuvvetli ve zeki. Ben kitabı çok çok beğenim. Ve şu bölüm:”Bu kin, gerçekte Bihter'e saygı duyamamaktan kaynaklanıyordu. Erkekler bir kadını sevebilmek için ona saygı duyabilmelidirler; namuslarından düşen kadınlar için, en şiddetli aşklar arasında bile, onlara bir aşağılanma payı ayırmaktan geri kalmazlar; duygularını açıklıkla çözümlemekten çekinmekle birlikte Behlûl sonunda Bihter'de evliliğin gerdek odasından kaçarak başka birinin yatağına giren bir kadın görmeye başlamıştı ve gece, odasında, sobanın yanında koltuğun içine gömülerek Paul Bourget'nin', kadın ruhunun o acımasız çözümleyicisinin birkaç sayfasını süzerken Bihter'in hem gelmesini ister hem gelmesinden korkardı.” İşte burası tamamen yaptığı eylemin sonucunun sorumluluğunu alamayan bir erkeği o kadar güzel anlatmış ki.
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Can Yayınları · 202122,9bin okunma
Meczuplar
7/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2025 140. kitabı
Meczuplar Sözlükte “kendine çekmek, yaklaştırmak” anlamındaki cezb (cezbe) kökünden türeyen meczûb kelimesi tasavvufta, bir daha kendine gelmemek üzere Allah’ın âniden kendine çektiği, dost edindiği ve dâimî surette huzurunda bulundurduğu velîleri tanımlamak için kullanılmıştır. Dinî duygu ve heyecanlara genellikle cezbe denir ve bu anlamda her dindar kişi ve sâlik az çok cezbe sahibidir. Mutasavvıflar, bir anda Hakk’ın katına ulaşan meczupların bu yüce mertebeyi kendi gayretleriyle kazanmadıklarını, bunun kendilerine Hakk’ın bir lutfu olduğunu söylerler. Cezbe aklı baştan alan bir hal olduğundan meczuplar ömür boyu kendilerinden tamamen veya kısmen geçmiş bir durumda yaşarlar. Günlük işlerini yönetip düzenleyemedikleri gibi dinî emir ve yasaklara zâhiren tam olarak riayet etmezler. Dinî yükümlülüğe temel oluşturan aklî dengeye tam anlamıyla sahip olmadıklarından dinin emir ve yasaklarıyla da yükümlü sayılmayan meczuplara me’hûz (kendinden alınmış), meslûb (akıldan soyulmuş), ma‘tûh (bunak), mağlûb (yenilmiş), vâlih (çılgın), behlûl (sâf), dîvâne ve mecnun gibi unvanlar da verilir. İbn Haldûn, meczupların bir bakıma delilere benzedikleri halde velâyet makamında bulunduklarını ve sıddîkların hallerine sahip olduklarını belirttikten sonra fıkıh âlimlerinin onların velîliğini kabul etmediğini, ancak bunun yanlış bir hüküm olduğunu, zira ibadetin velîliğin mutlak şartı olmadığını, Allah’ın velîliği dilediğine lutfettiğini söyler. Ona göre meczuplar şer‘î hükümlere tam anlamıyla uygun olmasa da ibadet ederler. Doğuştan saftırlar, kendilerine göre iyi işlerin yapılmasını teşvik eder, kötü işleri engeller, hiçbir kayıt altında bulunmadıklarından bazan gaybdan haber verirler (Muḳaddime, s. 153; Şifâʾü’s-sâʾil, s. 107). Hücvîrî, meczupların kulluk görevlerini yerine
Din İslam
Bir Delinin Hatıra DefteriNikolay Gogol · Tutku Yayınevi · 201718,1bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·416 syf.··
2025 56. kitabı
Yaresan Ehl-i Hak, Güney Kürdistan’da yoğunlaşmış önemli bir Kürt cemaatidir. Önemine rağmen, cemaat hakkında çok az şey bilinmektedir. Bu çalışma cemaat üzerine yapılmış ilk genel araştırma olma niteliğindedir. Çalışmanın amacı cemaati bütün bir şekilde işlemek ve Yaresanların kim oldukları, nasıl ortaya çıktıkları, onları ortaya çıkartan etmenler, cemaatin bekasına katkıda bulunan etmenler gibi bir takım soruların yanıtlarını bulmaktır. Çalışma dokuz bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm metodolojik açıklamalara ayrılmış olup geriye kalan sekiz bölüm, üç grup şeklinde bölünmüştür. İkiden yediye kadar olan bölümler Yaresanların kim olduklarını bulmayı amaçlamaktadır. İkinci bölüm bir cemaat olarak Yaresan konusuna yoğunlaşır ve iki kısma ayrılmıştır. İlk kısım sosyo ekonomik arka plan, sınıf ve sosyal statüyü betimler. Burada, cemaatin çoğunluğunun her zaman İran toplumunun daha düşük tabaklarına ait oldukları belirtilmiştir. İkinci kısımda, cemaatle ve ortaya çıkışlarından beri yaşadıkları bölgeyle ilgili tarihsel kayıtlar derlenip kronolojik olarak düzenlenmiştir. Bu tarihsel ve geleneksel bilginin düzenlenmesinde tarz olarak, Yaresan’ nın geleneksel tarihinin ilişkilendirildiği tarz benimsenmiştir. Yabancı göçebe kabilelerinin İran’a yönelik aralıksız istilaları, yıkım, sömürü ve sosyal baskı gibi olumsuz sosyal ve ekonomik koşulların ana sebebiydi. (s.82) Yabancı göçebe istilaları, kentli ve yerleşik nüfusun büyük bir bölümünü ya yok etti ya da yarı – göçebe bir yaşam tarzına sürükledi (s.83). Bu kısa tarihsel taslak, diğer şeylerin yanı sıra, Yaresan da dahil bölge halkının istilalarla, yıkım ve baskılarla şekillenmiş çalkantılı bir tarihinin olageldiğini gösterir. İran sisteminin bir parçası olan, Kürdistan’ın sosyo ekonomisi üç sınıfa dayalıydı: • Çoğunlukla
Yaresan (Ehl-i Hak)M. Reza Hamzeh’ee · Avesta Yayınları · 20087 okunma
Puan vermedi·384 syf.··
2024 15. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2024 00:00
Halid Ziya'nın ölümsüz eserini bu sefer okuyalım, okurken Bihter'i daha yakından anlayalım istedim. Bana da @fightingblog eşlik etti. Kitabı okumak dahası anlamak için uzun zamana yayarak okumak gerek diye düşünüyorum. Ki Türk Edebiyatına altın harflerle kazınan bu eseri öyle iki üç okudum hop anladım durumu olmuyor. Zaten ben burada bu incelememde eleştirmek haddinde değilim ki ben kim ohoooo yani. Dönemine göre sarsıcı bir kitap ve edebiyat tarihimizde bilindiği üzere ilk batılı tekniğe uygun kaleme alınmış roman olarak biliniyor. Kitabın temelinde yasak aşk yatıyor. Firdevs hanımla yön verilen hikayede güçlü rollere sahip Bihter'i, Adnan Beyi, matmazeli, Nihal'i ki en çok onu, yazar zaten pek bir üzerine titremiş karakterinin. Beşir'i sonra ismi lazım olmayan Behlûl'ü... Devami Blogda sonsayfasiask.blogspot.com/2024/03/ask-i-m...
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202322,9bin okunma
Aşk-ı Memnu (günümüz Türkçesi: Yasak Aşk)
8/10
·392 syf.··
2024 8. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Eylül 2024 00:30
Halit Ziya Aşk-ı Memnu’da anlattığı olayların tamamıyla hayal ürünü olduğunu bildirtir. Yalnız kahramanları yaratırken gözlemlerinden yararlanmıştır. Romanın yazıldığı dönemin (İlk olarak 1899-1900 yıllarında Servet-i Fünûn dergisinde tefrika edildikten sonra 1901'de kitap olarak yayımlanmıştır.) yansıtmıştır.İstanbul’un çeşitli semtlerinde Melih Bey takımını andıran aileler bulunduğuna değinir. Behlûn’ün de birkaç tanıdığı gençten harmanlanmış bir genç olduğunu söyler. Halit Ziya’nın çaba gerektiren zor ama zarif kendine özgü bir üslubu vardır. Hemen gözünüz korkmasın benim okuduğum “İş Bankası Kültür Yayınları (Türk Edebiyatı Klasikleri – 28)” basımında günümüz Türkçesine anlaşılır ve eski süslü dilin ruhunu gayet başarılı aktarılmıştır. Örnek vermek gerekirse: -Minimini Nihal’in mektubu artık kaybolmaz. Behlûl dünyanın içinde, dünya göklerinin içinde kaybolabilir; mektup yine buradan kaybolmaz. (s.338) Örnek üzerinden bir başka, yine yazımla alakalı okurken dikkatinizi çekecek bir husus daha var ki benim nadiren paragraftan kopmama, tekrar baştan okumama neden olmuştu. Örnekte de görüldüğü üzere mektubun kaybolmayacağını bildirmek için, iki cümle kurulmuş bu en kısa şekli bazı durumlarda betimlemeler o kadar uzun, uç örnekler le yapılmış ki hayal etmekte zorlandığım çokça kısım oldu. Romanımız bize o dönem içinde ilgi gören, benzer roman örnekleri (Hüseyin Rahmi'nin Gönül Bir Yel Değirmenidir Sevda Öğütür ,Mehmet Rauf'un Eylül Eylül ) olan “yasak aşk” başlığı altında sunulmuş. Halit Ziya’nın ahlakçı bir tutum takınmadan, evlilik denen resmi kurumun içinde yaşananları açık bir dille ifade etmiş. Evlilikte çiftleri yasak aşka iten nedenleri ortaya koymuş. Her karakterin bakış açısıyla yazması sayesinde yer yer yasak ilişkiye methiyeler düzmek derecesine gelmiştir (s.175-s181 arası en bariz
Edebiyat
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · İş Bankası Kültür Yayınları · 202122,9bin okunma
10/10
·392 syf.··
2024 62. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Mart 2024 11:50
"Anlasanız a, ölüyorum. Gözümün önünde seviştiklerinden, gözümün önünde. İşkenceler içinde kıvranırken, onların saadetlerinden ölüyorum..." İncelememe Bihter'in bu cümleleriyle başlamak istedim. Çünkü her ne kadar kitap böyle başlamasa da bu düşüncelerle son buluyor. Hikâye iki çocuğu olan ve eşini çok genç yaşlarda kaybeden Adnan Bey'in Bihter'le evlenmek istemesiyle başlıyor. Bihter ise bu evliliği Adnan Bey'in o büyük yalısının hanımı olmanın ne denli güzel olacağını düşünerek kabul ediyor. Kısa sürede evlilik oluyor ve yalıya yeni bir düzen geliyor. Bu düzen tabiri cazise cicim aylarında gayet eğlenceliyken sonrasında Bihter kendini depresyonun eşiğinde buluyor. Kendinin bu evlilikle diri diri mezara gömüldüğünü düşünen Bihter'in hayatına birden eşinin yeğeni Behlûl giriyor. Behlûl bilindiği üzere çok çapkın bir karakter. Hayatındaki kadınların sayısı yok. Canı istedikçe Bihter'in ablası Peyker'e, hatta anneleri Firdevs Hanım'a bile asılmayı ihmal etmiyor. Sırf iffetli bir kadın olduğu için evin dadısı Matmazel Mlle de Courton'un yanında ahlaksız şeylerden bahsedip yüzünü kızartmaya bayılıyor. Böyle iffetsiz bir karakter Bihter'e yanaştığı bir gün aniden karşılık buluyor ve sonrası çorap çöküğü gibi ilerliyor. Kadınların geri adım atıldığında kendilerinin geldiğini bilen Behlûl kendini Bihter'den sakınıyor ve ilişki Bihter'in talebiymiş gibi bir hâl alıyor. Bihter de yalnızlığını doldurduğu için bu ilişkinin hayatını kaplamasına izin veriyor. Bir süre sonra geçici olarak bu yalıya taşınan Firdevs Hanım bu ilişkiyi çözerek ve "kızının evliliğini kurtarmak" amacıyla Adnan Bey'in kızı olan Nihal'i Behlûl'ün aklına sokmaya başlıyor. Doğuştan çapkın olan Behlûl de "acaba asıl tat onda mıdır" mantığıyla Nihal'e yöneliyor. Evin içinde bir şaka olarak başlayan bu muhabbet
Edebiyat
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202322,9bin okunma