-Belki de bendim...-
"Yazmak, her şeye rağmen dünyaya tutunma çabasıdır."
Lily King, bu kitapta bir kadının büyüme sancılarını, yaratım sürecinin o sancılı ama büyüleyici taraflarını o kadar naif ve dürüst anlatmış ki, kitabı bitirdiğinizde Casey’nin omzuna dokunup "Yalnız değilsin" demek istiyorsunuz.
Kitap, edebiyat sevdalıları ve hayatında bir kez olsun "Ben ne yapıyorum, nereye gidiyorum?" çıkmazına düşmüş herkes için adeta bir sığınak. Casey’nin annesinin ardından tuttuğu o sessiz, derinden gelen yas hissi içimi sızlattı. Bir yandan faturalarını ödeyemeyen, sağlık sigortası olmayan bir kadının hayatta kalma mücadelesini okurken, diğer yandan kelimelerin onun için nasıl bir can simidi olduğuna şahit oluyoruz.
Aşk üçgeni barındıran kitapların klişeliğinden çok uzak bir çizgide; buradaki iki erkek aslında Casey'nin hayatın farklı yönlerine duyduğu özlemi simgeliyor. Ama en güzeli, kitabın odağını hiçbir zaman bir erkeğe bağımlı kılmaması. Bu, bir kadının kendi ayakları üzerinde durma, kendi sesini keşfetme ve her şeye rağmen "yazma" coşkusunun hikayesi. Edebi göndermeleriyle, karakter derinliğiyle ve o dingin atmosferiyle uzun süre hafızamdan çıkmayacak bir roman.
Neden Okumalısınız?
Eğer içinizde bir yerlerde kırgınlıklar taşıyorsanız, yaratıcı bir şeyler üretmenin acı-tatlı yükünü biliyorsanız ya da sadece edebiyatın iyileştirici gücüne inanıyorsanız, Casey ile mutlaka tanışmalısınız.