Sunuş
H. Bahadır Türk ile H. Emrah Beriş'in hazırlamayı önerdikleri, önermekle de kalmayıp eski yazılarımdan seçerek topladıkları bu kitabın yayımlanması beni pek mutlu etti.
Aslında, ben fazla yazmadım. Başlıca iki kitabım var: Tür-kiye'de Sol Akımlar I: 1908-25 (ve II: 1925-36) ile T.C'nde Tek-Parti Yönetiminin Kurulması: 1923-31. Bunların ilki 1967'de (ve devam cildi 1991'de), ikincisi de 1981'de çıktı. Her ikisinin sonra-dan genişletilmiş çeşitli basımları oldu. Ama çok çeviri yaptım: Aristoteles'ten D. Hume'a, Th. Jefferson'a, S. M. Lipset'e, E. Barker'a, Karl R. Popper'den, P. Burke'e, I. Berlin'e, I. Diakonoff'a kadar birçok önemli yazarın yapıtlarını Türkçe'ye çe-virdim. Ayrıca çeviri editörlükleri yaptım. İki de antoloji derledim: Batı'da Siyasal Düşünceler Tarihi (üç cilt) ve Sosyalist Düşünüş Tarihi (iki cilt). Tarih ve Toplum (1984-93) ile Toplumsal Tarih (1994-97) dergilerini kurdum ve yönettim.
Özyaşamöyküm (benimle söyleşi yapan Ayşe Erdem ve Yücel Demirel arkadaşlarımın bir dipnotunda belirttikleri gibi "monolog" niteliğindeki) uzun bir metin halinde yayımlandı: "Bir Tarihçinin Tarihçesi" [Cogito, Sayı 32 (Yaz 2002), s. 42-67).
Hiçbir siyasal partiye girmedim, her zaman muhalif kaldım; fakat yıllar boyu sivil toplum kuruluşlarında çalıştım: Siyasî İlimler Türk Derneği'nde, Helsinki Yurttaşlar Derneği'nde, Tarih Vakfı'nda.
Özgürlük, eşitlik, dürüstlüğe inandığım için, yapmaya çalıştığım incelemelerde hep eleştirici oldum. Genellikle kendi çevremden övgüler aldım, başkaları da bana saygı gösterdiler. Ne yazık ki, benim çalışmalarımı çok az kişi eleştirdi. Bir istisnayı burada memnuniyetle anmak istiyorum: Mete Çetik'in Toplum ve Bilim dergisinin "literatür eleştirisi" sayfalarında yayımlanan "Mete Tunçay'ın Türkiye'de Sol Akımlar'ı Üzerine" başlıklı
Sayfa 7 - Liberte Yayınları, Nisan 2006·Kitabı okuyor
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Üsküdara gidelim geldi çü vakt-i leylak
Bir iki saz ile al dilberi gel zevkine bak
diyen Üçüncü Sultan Selim’in kendi ihtira ettiği sûz-ı dilâra makamının peşreviyle beste ve semailerini sanki burada ve bu mevsimde bestelediğini düşünür gibi olurum. Bu leylak mevsimini ben de Üsküdar’ın en güzel bir yerinde, Salacak’taki Çürüksulu Belkıs Hanımefendinin yalısında görmüştüm. Sanki oradaki leylakların açılışı bile insana duyulur duyulmaz bir musikiyle beraber oluyormuş hissini veriyordu. Gözler kulağın ve burnun hasseleri birbirine karışıyordu.
"Sen de biliyorsun ki aslında benim hatırım için yapmıyorsun bunu Martin, kendin için yapıyorsun. Eminim sigara sana da zarar veriyordur. Ayrıca herhangi bir şeyin kölesi olmak, tütün bile olsa hiç iyi bir şey değildir"
Martin gülümsedi. "Ben her zaman senin kölen olacağım."