"Sayha"; göğü yırtan o korkunç çığlık, sarsıcı feryat demektir. Durgun bir suyun çığlığı, aslında dilsizleşmiş bir kalbin kendi içine doğru attığı sessiz çığlıklardır. İnsanlar senin dışarıdan ne kadar sakin, ne kadar güçlü veya ne kadar "durgun" durduğuna bakar ve her şeyin yolunda olduğunu sanırlar.
Oysa senin iç dünyanda, kimsenin duymadığı o devasa feryat yankılanıp durmaktadır. En sağır edici sesler, hiç söylenmemiş sözlerde gizlidir.
Bu cümle çaresiz bir kurbanın değil; güçlü, fedakâr ve vakur bir aşığın/dervişin sözüdür. "Bütün o söylenmemiş sözlerin ağırlığı, kimsenin anlamadığı o sessiz çığlıklar, o acı bende biriksin. Ben bu sessizliğin hamallığını yapmaya, bu derdi göğsümde bir sır gibi saklamaya razıyım." demektedir. Etrafı incinmesin, kimse üzülmesin veya o derin sır fâş olmasın (açığa çıkmasın) diye tüm fırtınayı kendi içinde hapsetmektir.
Hepimiz zaman zaman o durgun suyun sessizliğine bürünür, içimizde fırtınalar koparken dışarıya karşı sadece tebessüm ederiz. O biriken çığlıklar bizi içten içe yorar, ağırlaştırır. Fakat bilmelisin ki; o "sayha" dışarıya taşmıyorsa, kalbinin genişliği ve ruhunun asaletindendir. Sırrını sinesinde tutabilen göğüs, kâinatın en sağlam kasasıdır. ✨