Telaşlı bir haldeyken, başka zaman dikkat bile etmeyeceğimiz şeyler anlam kazanır. Böyle anlarda alelade nesneler bile -bir lamba direği, çakıllı bir yol, bir çalı- kendine has, içe kapanık bir hayat taşır ve yüreğimizi acıtacak kayıtsız tabiatını sergiler, bu yüzden onlardan çekiniriz. Her zaman bencil olan ve hedeflerine doğru bir başlarına hızla koşan insanlar ise tek bir sözleriyle, bir hareketleriyle bize ne kadar yalnız olduğumuzu hatırlatırlar ve bu söz, bu hareket, görünür hiçbir sebep olmaksızın, hayatın bütün amaçsızlığının sembolü kesilir içimizde.