Şiir güzel ellere yazılır. Hayattır aslında ellere yazılan...
Ellerinin bir zamanlarki yumuşaklığını ben hiç bilmedim, avuçlarının içi ben doğmadan çok önce su toplayıp nasır tutmuştu, sonraki otuz yıl boyunca da fabrikalarda ve manikür salonlarında iyice harap oldu. Ellerin korkunç ve onları bu hale getiren her şeyden nefret ediyorum. Onların bir hayalin enkazı ve faturası olma­sından nefret ediyorum.
Sayfa 77
Yordum vucûdu dâiye-i mâl ü câh ile Dünyâ yüzünde râhat ü ârâmı bilmedim "Mal ile mülkle kendimizi yorduk Bundan dolayı dünyada rahat göremedik"
Edebiyat
Reklam
Seni hiçbir dünya telaşına değişmedim ben. Evlerin ve kalabalığın ağırlığını sana üstün tutmadım. Yoksulluğun acısından hafif bilmedim acını.
Belma Sebil
seni ben kallâvi sokağı’nda gördüm sen beni görmedin görmedin kapıları çaldım adını sordum söylemediler öğrenemedim seni ben kâllavi sokağı’nda gördüm bir daha görmedim bilmedim belma sebil adını yakıştırdım aklıma geldikçe her sefer gözlerinin mavisini bitirdim saçlarının siyahına başladım kallâvi sokağı’nda güvercinler benim karanlık İstanbul’um bir esnaf kahvesine oturdum belma sebil ya geçti ya geçer rüzgârını içime doldururum kallâvi sokağı’nda güvercinler bunca yıl sönmemiş umudum nisan değilse mayıs perşembe değilse pazar ben belma sebil’i bulurum
Sayfa 69
Şiir
Seni ben kallâvi sokağı'nda gördüm sen beni görmedin görmedin kapıları çaldım adını sordum söylemediler öğrenemedim seni ben kallâvi sokağı'nda gördüm bir daha görmedim bilmedim…
Şiir
Anlatamam derdimi dertsiz insana Dert çekmeyen dert kıymetin bilemez Derdim bana derman imiş bilmedim Hiçbir zaman gül dikensiz olamaz
Sayfa 302·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
Reklam